Uzayda veri işlemeyi hedefleyen Sophia Space, yatırımcılardan 10 milyon dolar fon topladı. Bu fon, uzay bilgisayarlarını pasif olarak soğutmanın yeni bir yöntemini geliştirmek için kullanılacak. Şirket, 2027 sonu veya 2028’in başında çıkacak bir uydu aracılığıyla bu teknolojiyi uzayda uygulamayı planlıyor.
Yinelenen Soğutma İhtiyacı
Nvidia CEO’su Jensen Huang, uzay veri merkezleri hakkındaki son açıklamalarında, uzayda soğutmanın hava akışının yokluğunda zor olduğunu belirtti. Geleneksel yöntemler, bileşenleri soğutmak için büyük radyatörler kullanıyor. Ancak Sophia Space, daha hafif ve esnek yapılar sunarak bu duruma alternatif bir çözüm sunmayı hedefliyor.
TILE Teknolojisi
Şirket, entegre güneş panelleri ile tasarlanmış modüler sunucu rafları olan TILE’leri geliştirdi. Bu yapılar 1 metreye 1 metre boyutlarında olup, birkaç santimetre derinliktedir. Bu ince yapı sayesinde işlemcilerin, pasif bir ısı dağıtıcı ile temasta olması sağlanıyor, böylece aktif soğutma ihtiyacı ortadan kalkıyor. DeMillo’ya göre, üretilen enerjinin %92’si işlem gücüne harcanacak.
Gelecek Planları
2030’lara gelindiğinde, Sophia büyük uzay veri merkezleri inşa etmeyi hedefliyor. Hedef, 50 metreye 50 metre boyutlarında bir yapı ile 1 MW işlem gücü sağlamak. Şirket, ilk olarak uydu operatörlerine TILE’lerini sunmayı planlıyor. Potansiyel ortaklar arasında, büyük miktarda veri işleyen yer gözlem uyduları gibi teknolojiler yer alıyor.
DeMillo, uydulardaki sensörlerin terabaytlarca veri ürettiğini ancak çoğunun işlenmeden atıldığını çünkü yerle hızlı bir veri alışverişi sağlanamadığını belirtiyor. Peki sizce bu tür teknolojik gelişmeler uzay veri işlemede ne tür yenilikler getirebilir?

