Recent Political Developments in Turkey

The political atmosphere in Turkey has become increasingly charged in recent weeks. With significant events taking place within the ruling and opposition parties, the tension is palpable. The Central theme revolves around the Republican People’s Party (CHP) and its leadership’s recent actions and statements amid public scrutiny. This article explores these dynamics in detail.

Özgür Özel’s Meeting with the Constitutional Court President

Recently, the CHP’s leader Özgür Özel visited Kadir Özkaya, the President of the Constitutional Court. This visit marked an important intersection between the judiciary and the political landscape, highlighting the intricate relationship between governance and legal oversight. Following the meeting, Özgür Özel addressed the media, bringing attention to critical issues that have been overshadowed by ongoing political turbulence.

“Disrupting the CHP”

Özgür Özel shared his insights regarding the lawsuit aiming to annul the CHP congress. He claimed that the hearings are not about reaching a verdict but rather about dragging the CHP into controversy. He stated, "These are not result-oriented hearings; they are process-oriented. They are attempting to create debate around the CHP." This illustrates how political maneuvers can often sidetrack substantive conversations, drawing focus away from genuine issues toward sensationalism.

In a pointed critique of the motives behind this legal action, Özel emphasized a strong rebuttal: "One can manage the process based solely on the nonsensical statements of a few individuals." His confidence in the party’s legitimacy was clear, as he pointed out that the party conducted another congress, acquiring the majority of valid votes without any internal conflicts.

Media Manipulation: Targeting Mehmet Şimşek

In the aftermath of rising tensions, Özgür Özel commented on the media’s role in shaping public perception. He specifically targeted Yeni Şafak, a media outlet known for its affiliation with the ruling party. He stated that the media could distort the narrative around party dynamics and stated, "Yeni Şafak has metaphorically hit Mehmet Şimşek with a wooden club." This analogy underscores the harshness of media representation and the implications for public figures within the political arena.

Özel suggested an avenue for those seeking narratives of discord within the CHP, encouraging them to follow the stories propagated by Yeni Şafak. His remarks illuminated how the media can influence public discourse, emphasizing the need for critical consumption of information.

The Narrative of Chaos

Further discourse around the implications of this media manipulation suggested that misleading narratives can lead to a fabricated atmosphere of chaos within a political party. Özel claimed, "In reputable outlets like Cumhuriyet and Sözcü, you won’t find such chaos reported.” This assertion raises questions about the credibility of various media sources and their role in informing the public.

Erdoğan’s Allegations and Response

In a recent altercation, President Recep Tayyip Erdoğan referred to an "octopus" spreading its tentacles from Istanbul to Turkey and abroad. Özgür Özel responded, dismissing the notion as an attempt to distract the population from genuine issues. He stated, "He tries to convince the nation of an octopus that only he can see." This response showcases the ongoing narrative battles between the opposition and the ruling party, with each attempting to frame the other’s authenticity.

The Call for Clarity

Özgür Özel insisted that individuals cannot be convicted based solely on proclamations without reliable evidence. He added that the current judicial system requires serious reevaluation, advocating for a just mechanism that genuinely embodies the principles of law.

Asgari Ücret: Calls for Increased Wages

Addressing economic concerns, Özgür Özel discussed the urgent need for raise in minimum wage. During his press conference, he mentioned upcoming meetings with labor organizations such as DİSK, TİSK, and Türk-İş, aiming to investigate the feasibility of a wage increase. He stressed that such measures should be supported by all laborers, underscoring a collective effort to secure better financial conditions for working individuals.

The Economic Landscape

Özgür Özel believes that the prevailing circumstances necessitate a comprehensive dialogue among labor unions to reach a consensual and strategic approach toward wage adjustments. In a time of economic volatility, the role of labor organizations becomes crucial as they advocate for workers’ rights and welfare.

Summary of Özgür Özel’s Statements

During his latest media address, Özgür Özel encapsulated several key issues that resonate within Turkey’s current context. He expressed concerns about constitutional violations and emphasized the need for accountability and institutional integrity in the judicial process. The underlying emphasis on legality implies a necessity to maintain the foundation of democracy through adherence to the rule of law.

Conclusion

In a tumultuous political climate, the role of effective communication and transparent dialogue becomes more significant than ever. The opposition’s unwavering stance against perceived injustices, coupled with their demands for systemic reforms, sets the tone for the ongoing political discourse. As Özgür Özel continues to assert the CHP’s legitimacy and commitment to its principles, the political landscape in Turkey remains a space for critical engagement and potential transformation.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı ziyaret etti.

Özel, ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

“CHP’Yİ KARIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

CHP Kurultayı’nın iptal davasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, “Bu duruşmalar sonuç odaklı değil, süreç odaklı duruşmalar. CHP’yi tartışmaya, CHP’yi karıştırmaya çalışıyorlar. Herkesin gözü önünde olmuş bir kurultay, dünya kadar yalan” dedi.

“Bir tane ispat olmayan saçma sapan konularda 3-5 tane meczubun lafıyla süreç yönetiyor birileri” diyen Özel, şunları söyledi:

“Ben bunun sonucundan endişeli değilim, sürecinden istifade etmek isteyenler var, onun farkındayız. Biz bir kurultay daha yaptık delegeyle. Geçerli oyların tamamını o delege bana verdi. Parti tarihinde ilk kez bir genel başkanın anahtar listesi delinmeden geçti. O kurultayı tartışmaya açacak platform siyasette kalmadı artık. Parti içinde kargaşa var demek için yapılmış bir hamle, bir çaba boşa çıkmıştır.”

“MEHMET ŞİMŞEK’E ODUNLA VURDULAR”

Özel, iktidar medyası Yeni Şafak’ın Mehmet Şimşek’i hedef alan manşetlerinin ardından, “Yeni Şafak Mehmet Şimşek’e odunla vurdu’‘ ifadelerini kullandı.

“Parti içerisinde karışıklığa meraklı olanlara Yeni Şafak’ı tavsiye ediyorum. Yeni Şafak’ın manşetini alsınlar üstünde tepinsinler” diyen Özel, “Yeni Şafak’ın desteği Sayın Damada… Damat, Yeni Şafak eliyle Mehmet Şimşek’e odunla vuruyor” dedi.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Bakın, Cumhuriyet, Sözcü, Nefes, Bir Gün, Evrensel gibi, muhalefete de eşit yaklaşan, haberlerini veren gazetelerde, parti içinde bir karışıklık okuyamazsınız. Parti içinde karışıklığa meraklı olanlara Yeni Şafak’ı tavsiye ediyorum. Yeni Şafak’ı okusunlar. Okusunlar bugün Yeni Şafak’ın manşetini, hadi, akşam üstünde tepinsinler. CHP’de bir karışıklık yok, geçerli oyların hepsini alan bir genel başkan var. Mehmet Şimşek’e önce satır aralarında, sonra sütun sütun, bugün Mehmet Şimşek’e odunla vurmuşlar. Odunla vurmuşlar… Daha ne yapacak? Yeni Şafak kimin? Yeni Şafak’ın desteği Sayın Damada. Damat Yeni Şafak eliyle hem de laf sokarak kafasına kafasına vuruyor Mehmet Şimşek’in ve politikalarının. Parti içi karışıklığa meraklı olanlar için CHP eski cazip halini kaybetti. AKP’yi tavsiye ederim. Yeni Şafak. Bunları Yeni Şafak’tan takip edin, ben öyle yapıyorum, çok haz alıyorum.”

ERDOĞAN’A “AHTAPOT” YANITI

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İstanbul’dan Türkiye’ye ve yurt dışına uzanan ahtapotun kolları bir bir deşifre oluyor” sözlerine yanıt veren Özel, şunları ifade etti:

“Sadece kendi gördüğü bir ahtapota milleti inandırmaya çalışıyor. Yanlış bir iş. Bir şeyi, bir kişi görüyorsa bunun psikolojide bir adı var. O yüzde tek başına gördüğü ahtapota hiç kimseyi inandıramıyor. Kanıt olmayıp da söyleyerek inandıramaz. Konuşarak, anlatarak bir kişinin suçluluğunun ispatlandığı düzene, hukuk düzeni denmez. Ona, tek kişinin rejiminde yargının da kenara itildiği, suçluya da onun karar verdiği, suçsuza da onun karar verdiği bir düzen olur. Bu düzene bütün hukukçuların direnmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Öte yandan asgari ücrete ara zam yapılması talepleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, “Bu hafta içinde DİSK’i, TİSK’i, Hak-İş’i ve Türk-İş’i ziyaret takvimine bağlamayı ve bu hafta bitmeden bu ziyaretleri gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz. Gelecek hafta da konfederasyonların dışındaki yapılarla birtakım çalışmalar yapıp daha sonra talebi netleştireceğiz. Ve bunun bütün emekçiler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

CHP liderinin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

* Haftaya Anayasa Mahkemesi başkanımızı ve iki başkan vekilimizi ziyaret ederek başladık. Ziyaretimizde iki somut ve Türkiye açısından önemli konuyu dile getirdik. Bunlardan bir tanesi malum, Hakimler Savcılar Kurulu seçiminde yapılan açık anayasaya aykırı usulsüzlüktü. Çok kısaca hatırlayacak olursak, anayasa diyor ki, “Hakimlerin savcılarını seçerken, Hakimler Savcılar Kurulu’na seçerken” burada en geniş mutabakat lazım. Birinci turda yüksek bir mutabakat arıyor. İkinci, 3/2’yi arıyor. İkinci turda biraz daha düşük ama yine yüksek bir mutabakat arıyor, 5/3. Olmuyor, en yüksek oyu alan iki aday arasından kura diyor. Bu kadar açık yazılmış.

“KOMİSYONU TERK ETTİK…”

* Komisyonda beyefendiler birinci tur, ikinci tur yine yok, birinci turda yok, ikinci turda yok. Kuraya geçecekken üçüncü tur yapıp, kendi 30 oylarını 15-15 ikiye bölüp, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 14 olan oy sayısını geçip kuraya iki AKP’nin tercih ettiği adayı bırakmaya çalışıyorlar. Anayasa, çok net, 10 yaşında öğrencinin okuyup anlayacağı şekilde, birinci tur, ikinci tur, olmadı kura diyor iken, bunlar üçüncü turda kendilerinden iki parti çıkarıyorlar.

* Ve bunu komisyonda yaptıklarında komisyonu terk ettik. Mecliste de oy kullanmadık. Bu yöntemle belirlenmiş kurayı, eee, belirlenmiş seçime girilebilir mi? Mecliste de Numan Bey’in başkanlığında aynen anayasada yazdığı gibi uyguladılar. Yani, komisyonun yaptığının anayasaya aykırı olduğunu, doğrusunun bir de nitelikli çoğunluk aramak, ikincide nitelikli çoğunluk aramak, bulunamadığında kuraya başvurmak olduğunu Meclis Genel Kurulu’nda uyguladı. Genel Kurul’da yapılan doğru da Genel Kurul’a getirilen adaylar anayasaya ve Genel Kurul’daki uygulamaya açıkça aykırı. Anayasayı komisyonda ihlal edip, kendi adamlarını, kendi destekledikleri adayları kuraya sokmaya çalışıyorlar.

“BİZİM AYM’DEN TALEBİMİZ…”

* Kura eğer ki, Meclis’te salt çoğunluğu yakaladıysan komisyonda anayasaya uymayabilirsin. Adayı ikiye bölersin, yaparsın. Olacak iş değil. Olacak iş değil. Bunun yürütmesinin durdurulması için 10 saat içinde başvurmuştuk. Önümüzdeki günlerde görüşülecek Anayasa Mahkemesi’nde. İkinci hususta Anayasa Mahkemesine alay eden, adeta Anayasa Mahkemesine, “Sen gözümde yoksun.” diyen anlayışa Anayasa Mahkemesi’nin bir cevap vermesi gerekiyor. Onlarca yüzlerce örneği var da son örneği rektör ataması. Anayasa Mahkemesi demiş ki, “Rektörü böyle atayamazsın.” Erdoğan’a, anayasaya aykırı. Erdoğan’a 9 Meclis’e 9 ay süre vermiş. Bu 9 ay aslında maksimum süre. Mümkün olan en kısa sürede düzeltmesi lazım.

* Son gününe kadar tutup 60’ın üzerinde rektörü atayıp istismar edip, son günde aynı yasa maddesini tekrar getiriyorlar. Küfür eder gibi Anayasa Mahkemesi’ne. Adeta diyorlar ki, “Ya düşünün, işte sizi ben atadım, kardeşim.” diyor. “Benim bu işi nasıl yapacağıma siz karar veremezsiniz. Kararınıza rağmen 9 ay yaparım, 9 ay sonra aynısını getiririm. Hadi 9 ay daha süre verin, gidin kumda oynayın.” diyor Anayasa Mahkemesi’ne. “Gözümde yoksunuz.” diyor. Anayasa Mahkemesi’nin 10 yıldır kullanmadığı yürütmeyi durdurma kararı verme imkanı var. Bizim Anayasa Mahkemesinden talebimiz, bizim diğer başvurularımız için taleplerimiz saklı kalmak üzere, bu tip kendi kararını uygulamayan, işte kadının soyadından da yapmaya çalıştılar, büyük bir mücadeleyle geri çektirdik.

“BİR KEZ DAHA KAMUOYUNUN ÖNÜNDE SESLENİYORUZ…”

* Şimdi rektör atamasında yapıyor. Kendi kararını uygulamayıp aynısını getirene, anayasaya göre aynısını asla getiremez. Asla getiremez. Bu tip durumlarda yürütmeyi durdurmayı ver, bak bakalım bir daha yapabiliyor mu, diyoruz. Biz bu iki konudaki düşüncelerimizi, hassasiyetlerimizi Anayasa Mahkemesinin sayın başkan ve vekillerine ifade ettik, anlattık. Tabii ki onların bu konuda ne düşündükleri, ne söyledikleri kararlarıyla birlikte olacağız.

* Hakimler kararlarıyla konuşurlar. Bu konuda kendilerinden herhangi bir yorum, herhangi bir yaklaşım, ne bize, ne kamuoyuna açık beklemiyoruz. Ama meselenin anayasa ihlali olduğunu bir kez daha bütün kamuoyunun önünde söylüyoruz. Bu görüşlerimizi ifade ettik. Büyük bir nezaketle, kurumun kültürüne yakışır bir ev sahipliğiyle ve sayın başkan vekillerin kişisel nezaketleriyle karşılandık, ağırlandık, uğurlandık. Kendilerine de ayrıca teşekkür ediyoruz.

CHP’NİN “KURULTAY” DAVASI

* Arkadaşlar, duruşma ile ilgili ilk günden beri tutumum belli. Bu duruşmalar sonuç odaklı değil, süreç odaklı duruşmalar. CHP’yi tartışmaya, CHP’yi karıştırmaya çalışıyorlar kendi akıllarınca. O yüzden bu işlerin sürecinden istifade ediyorlar. Bu duruşmanın sonuç verip de herkesin gözü önünde olmuş bir kurultay, dünya kadar yalan, 1200 tane cep telefonu dağıtılmış dendi. Hep birlikte toplayıp çıkardık. O gün de cep telefonlarımız sinyal verirken, markası, modeli, nereden alındığı belliydi, bugün de belli. Bir tane ispat olmayan saçma sapan konularda 3-5 tane meczubun lafıyla süreç yönetiyor birileri. Yönetsinler.

* Ben mahkemeye, hakime, savcıya, onların tutumlarına bir şey diyecek değilim. Açıyor mahkemeyi, getiriyor, onu söylüyor, bunu söylüyor, meczupları dinletiyorlar, bilmem ne yapıyorlar. En sonunda hak yerini bulur. Ben bunun sonucundan endişeli değilim. Sürecinden istifade etmek isteyenler var, onun farkındayız. CHP’de karışıklık. E biz bir kurultay daha yaptık aynı delegeyle. Geçerli oyların tamamını o delege bana verdi. Parti tarihinde ilk kez bir genel başkanın anahtar listesi delinmeden geçti. Daha ne konuşuyorlar yani? O kurultayı tartışmaya açacak platform siyasette kalmadı.

“MEHMET ŞİMŞEK’E ODUNLA VURMUŞLAR!”

* Bakın, Cumhuriyet, Sözcü, Nefes, Bir Gün, Evrensel gibi, muhalefete de eşit yaklaşan, haberlerini veren gazetelerde, parti içinde bir karışıklık okuyamazsınız. Parti içinde karışıklığa meraklı olanlara Yeni Şafak’ı tavsiye ediyorum. Yeni Şafak’ı okusunlar. Okusunlar bugün Yeni Şafak’ın manşetini, hadi, akşam üstünde tepinsinler. CHP’de bir karışıklık yok, geçerli oyların hepsini alan bir genel başkan var. Mehmet Şimşek’e önce satır aralarında sonra sütun sütun, bugün Mehmet Şimşek’e odunla vurmuşlar. Odunla vurmuşlar… Daha ne yapacak? Yeni Şafak kimin? Yeni Şafak’ın desteği Sayın Damada. Damat Yeni Şafak eliyle hem de laf sokarak kafasına kafasına vuruyor Mehmet Şimşek’in ve politikalarının. Parti içi karışıklığa meraklı olanlar için CHP eski cazip halini kaybetti. AKP’yi tavsiye ederim. Yeni Şafak. Bunları Yeni Şafak’tan takip edin, ben öyle yapıyorum, çok haz alıyorum.

“AHTAPOT” YANITI

* Sadece kendi gördüğü bir ahtapota milleti inandırmaya çalışıyor. Yanlış bir iş. Bir şeyi, bir kişi görüyorsa bunun psikolojide bir adı var. O yüzde tek başına gördüğü ahtapota hiç kimseyi inandıramıyor. Kanıt olmayıp da söyleyerek inandıramaz. Konuşarak, anlatarak bir kişinin suçluluğunun ispatlandığı düzene, hukuk düzeni denmez. Ona, tek kişinin rejiminde yargının da kenara itildiği, suçluya da onun karar verdiği, suçsuza da onun karar verdiği bir düzen olur. Bu düzene bütün hukukçuların direnmesi gerektiğini düşünüyoruz.

ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM

* Bu hafta içinde DİSK’i, TİSK’i, Hak-İş’i ve Türk-İş’i ziyaret takvimine bağlamayı ve bu hafta bitmeden bu ziyaretleri gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz. Gelecek hafta da konfederasyonların dışındaki yapılarla birtakım çalışmalar yapıp daha sonra talebi netleştireceğiz. Ve bunun bütün emekçiler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

NE OLMUŞTU?

Gerici yayın çizgisiyle bilinen Yeni Şafak gazetesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i bir kez daha hedef aldı.

“Faiz arttı, dolar yükseldi, enflasyon azdı: Üretim düştü, sanayi duruyor” başlıklı haberde, Türkiye’nin yüksek faiz politikaları nedeniyle üretimin durma noktasına geldiği öne sürüldü.



General News – 1