Elon Musk’ın OpenAI kurucuları tarafından haksızlığa uğradığı iddiası, California’daki dokuz jüri üyesinin davaların süresi dolmadan açıldığına dair oy birliğiyle verdiği karar sonucunda başarısız oldu.
Musk, Sam Altman, Greg Brockman, OpenAI ve Microsoft’u, kar amacı güden bir OpenAI yan kuruluşu oluşturarak “bir hayır kurumunu çalmakla” suçladı. Ancak jüri, Musk’ın maruz kaldığı zararların, yasal olarak iddialarını açması gereken tarihten önce gerçekleştiğine hükmetti.
Duruşma, OpenAI’nın dramatik geçmişine derinlemesine dalarak Silikon Vadisi’nin önde gelen isimlerinden gelen ifadeleri içerse de, nihayetinde oldukça dar yasal sorular etrafında şekillendi. Duruşma, Altman ve diğer sanıkların Musk’a yaptıkları ve verdikleri sözlerin ne zaman yapılıp bozulduğuna odaklandı, fakat Musk’ın davası jüriyi ikna etmeyi başaramadı.
Özellikle, OpenAI zaman aşımına dair bir savunma sunarak Musk’ın dava açmak istediği zararların 2021’den önce gerçekleştiğini kanıtlamaya çalıştı. (Bu tarih, iddiaya göre değişiklik gösteriyordu: İlk iddia için 5 Ağustos 2021 öncesi; ikinci için 5 Ağustos 2022; üçüncü içinse 14 Kasım 2021 öncesi.) Nihayetinde jüri, bu argümanı ikna edici buldu ve tartışma süresi kısa oldu.
“Jüri bulgularını destekleyen önemli miktarda kanıt vardı, bu yüzden davayı hemen reddetmeye hazırdım,” diye belirtti Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers, karar verildikten sonra.
Davanın sonuçlanması, OpenAI için bir yeniden yapılandırma tehdidinin, bildirilen halka arzından önce ortadan kalkması anlamına geliyor.
Karar, Musk’a potansiyel zararlar hakkında yapılacak bir duruşmanın ortasında geldi. Bu tartışma şu an için geçersiz olsa da, yargıç Musk’ın hayırsever katkıları ile kar amacı güden bir başlangıca yaptığı yatırımlar arasındaki benzetmenin inandırıcı olduğu konusunda şüphelerini dile getirdi.
TechCrunch’a ulaşan Musk’ın baş avukatı Marc Toberoff, “Tek bir kelime: Temyiz,” dedi.
Bu haber gelişmekte olup güncellenecektir.
Makale bağlantılarımız üzerinden yaptığınız alışverişlerde küçük bir komisyon kazanabiliriz. Bu durum, editoryal bağımsızlığımızı etkilemez.

