Google Chrome tarayıcısı, uzun zamandır beklenen iki yeni özellik kazanıyor. Bunlardan ilki, okuma modudur. Bu mod, diğer birçok tarayıcıda olduğu gibi, sayfaları daha okunabilir hale getirmek için web sitelerindeki gereksiz unsurları filtreliyor. Okuma modu, kullanılması gereken yararlı bir özellik; çünkü birçok web sitesi, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebiliyor. İkinci ve daha büyük yenilik ise dikey sekmelerdir. Artık tüm sekmelerinizi tarayıcı ekranının üst kısmında bir sırada görmek yerine, sekme çubuğuna sağ tıklayıp “Sekmeleri Dikey Göster” seçeneğini seçerek, bunları bir yan çubukta görebilirsiniz.
Dikey sekmeler, tarayıcılar için yeni bir kavram değil. Aslında, orijinal Chrome ekibi de sekmeleri yukarıda tutmanın daha iyi bir deneyim sağlayacağını düşündüğünden dolayı bunu test etti. Ancak, Glen Murphy, ekibin ilk tasarımcısı, geçen yıl verdiği bir röportajda, sekmeleri “bir pencerenin başlık çubuğuna benzer; her sayfayı ve araç çubuğunu birbirinden ayıran en yüksek seviye öğe” olarak tanımlamıştı. Chrome, bu mantığı ve tasarımı uzun yıllar boyunca sürdürdü.
Zamanla, Chrome bu fikri oldukça iyi hayata geçirdi. Dikey sekmelere geçiş yaptığınızda, Chrome’un adres çubuğu uygulamanın üst sırasına kaydırılıyor; bu da arayüzün öncekinden çok daha az yer kaplamasını sağlıyor. Minimalist bir kullanıcıysanız, yan çubuğu sadece web sitesi simgelerini gösterecek kadar küçültebilirsiniz ve böylece Chrome’un görünümü de büyük ölçüde temizlenmiş olur.
Google bu konuda daha ileri gidebilirdi. Son yıllarda, pek çok tarayıcı, Arc’ye benzer bir sol yan çubuk tasarımını kopyalamış durumda. Bu tasarım, yer imi ve adres çubuğunu da içeriyor ve bu sayede daha fazla alanı serbest bırakıyor. Ancak Google’ın arama çubuğu, kendi son derece kârlı arama motoruna bir kapı sağladığı için, bu durumun değişeceğine dair bir umut yok.
Dikey sekmeler, kullanıcıların ekran alanında daha iyi bir deneyim elde etmesine yardımcı oluyor. Modern bilgisayar ekranları genellikle geniş ekranlıdır; bu da demektir ki, yükseklikten çok genişlik ön plandadır. Web siteleri ise çoğunlukla dikey bir deneyim sunar. İster 13 inç bir dizüstü bilgisayar kullanın, ister 32 inçlik dev bir monitör; bilgisayarınızın üstünden altına olan alan, yanlardan sağa sola olan alan kadar değerli.
Sekmeleri yan tarafa taşımanız, bunları yönetmeyi de kolaylaştırıyor. Örneğin 13 inçlik MacBook Air’imde 12 sekme açtığımda, her bir sekmenin başlığından sadece üç harf görebiliyorum; ama 25 sekme açtığımda, sadece simgeleri görebiliyorum. Dikey sekmeler etkin olduğunda ise, aynı anda 23 sekmenin tam başlığını görebiliyorum; diğerleri ise çok az bir kaydırarak ulaşabileceğim kadar yakında. Dikey sekmelere geçtikten sonra, aradığım sekmeyi bulmanın ne kadar kolaylaştığını daha çok takdir etmeye başladım.
Dikey sekmeler, sekme gruplarıyla çalışmayı da kolaylaştırıyor. Artık birkaç grup oluşturabilir ve bunları yerinde genişletip daraltarak yönetebilirsiniz; bu, daha geçici sekmeler için ihtiyaç duyduğunuz alanı tamamen kaplamadan geçerli.
Dikey sekmelere geçmek, tarayıcınızı kullandığınız diğer yazılımlarla daha uyumlu hale getirir. Bugün birçok uygulama, solda gezinmeniz için bir yan çubuk ve içerik için ana bir pencere olacak şekilde tasarlanmaktadır. Microsoft’un Office paketi ve Google Workspace gibi bazı istisnalar mevcut. Ama bu tasarımların modern yazılım tasarımı açısından örnek gösterileceğini düşünmüyorum. Notion, Slack, Canva gibi modern yazılımlar genellikle yan çubuğu benimsedi. Artık tarayıcılarımız, web uygulamalarına erişmek için birer pencere hâlinde olduğuna göre, benzer bir düzenini benimsemeleri oldukça mantıklı.
İyi haber şu ki, bunu denemek için benim sözlerime güvenmek zorunda değilsiniz. Tarayıcı değiştirmek genellikle zordur ve belki sadece dikey sekmeler için bunu yapmak istemiyorsunuz. Ama Chrome’u güncelleyebilir, sekme çubuğuna sağ tıklayıp “Sekmeleri Dikey Göster” seçeneğini seçtiğinizde neler olduğunu görebilirsiniz. Bir daha asla eski halinize dönmek istemeyeceğinizi düşünüyorum.


