Oklahoma’daki Dini Şartlı Okul Davası ve ABD Yüksek Mahkemesi’nin Kararsızlığı
ABD Yüksek Mahkemesi, Oklahoma’daki dini bir şartlı okul olan St Isidore of Seville Katolik Sanal Okulu’nun kamu fonlarıyla finanse edilip edilmeyeceği konusunda bir karara varamadı. Perşembe günü gerçekleşen oylamada eşitlik sağlandı ve bu durum, alt mahkemenin kararının geçerliliğini korumasına yol açtı. Önceki süreçte, Oklahoma Eyalet Yüksek Mahkemesi, devletin dinle olan ilişkisinin anayasal sınırlamaları gereği, devlet fonlarının bu okul için kullanılmasını yasaklamıştı.
Kararların Dinamikleri: Yüksek Mahkeme’nin Eşit Oyu
Yüksek Mahkeme’nin böylesine bir durumda kararsız kalması oldukça nadir bir durum olarak değerlendirilmektedir. 2020’de Houston Hukuk Dergisi, 1791’den bu yana Yüksek Mahkeme’de sadece 183 eşit oy ile sonuçlanan dava olduğunu belirtmiştir. Normalde, mahkemede dokuz yargıç bulunmaktadır; bu olağanüstü sayı, herhangi bir eşitlik durumunu önleyebilmek için tasarlanmıştır. Ancak, Yargıç Amy Coney Barrett, St Isidore Davası’nın duruşmalarına katılmaktan imtina etti. Bunun nedeni tam olarak belirtilmemiş olsa da, potansiyel çıkar çatışmalarından kaçınmak için bu kararı verdiği düşünülmektedir.
Barrett, St Isidore okulunun danışmanı olan avukat Nicole Garnett ile yakın bir ilişkiye sahiptir. Bu iki hukuk profesyoneli, 1990’ların sonlarında Supreme Court’ta staj yapmış ve daha sonra birlikte Indiana’da Notre Dame Üniversitesi’nde ders vermişlerdir. Barrett’ın Yüksek Mahkeme’ye atandığı dönemde, Garnett, arkadaşını "olağanüstü" olarak tanımlayan bir makale kaleme almıştı.
Yüksek Mahkeme’nin Davaya Yansımaları
Yüksek Mahkeme’nin açıklaması, Barrett’ın mevcut durumda olmadığını belirtti. "Karar, eşit şekilde bölünmüş bir Mahkeme tarafından onaylanmıştır" ifadesi kullanıldı. Bu da mahkeme üyelerinin dört’e dört bölündüğü anlamına geliyor. Baş Yargıç John Roberts’ın, sol görüşlü üç yargıçla birlikte St Isidore’un devlet fonlarını kullanmasına karşı olduğu düşünülüyor.
ABD Yüksek Mahkemesi şimdilerde tutucu bir çoğunluğu elinde bulunduruyor. Geçmişte, mahkeme, ABD’deki dini özgürlükleri genişletme konusuna olumlu yaklaşım sergilemişti. Ancak, Anayasa’nın Kuruluş Maddesi’ni test eden davalar hâlâ tartışma konusudur. Bu madde, devletin "din kurma" eyleminde bulunmasını engellemektedir ancak "din kurma" kapsamının ne olduğu belirsizliğini korumaktadır.
St Isidore Okulu’nun Tarihçesi
Oklahoma’daki bu anlaşmazlık, 2023 yılına kadar uzanmaktadır. O yıl, Oklahoma Şehri Katolik Başpiskoposluğu, vergi mükellefleri tarafından finanse edilecek olan bir şartlı okul açmak için başvuruda bulunmuştur. Bu okul, ilkokuldan liseye kadar Katolik eğitim verilmesi planlanan ilk örnek olacaktı. İlk başta, Oklahoma Eyalet Sanal Şartlı Okul Yönetimi, öneriyi Nisan ayında reddetmiş, ancak Haziran ayında inceleme sonucunda üçe iki oyla onaylanmıştır.
Bu, mahkeme dışında ciddi bir hukuki çatışma başlatarak, karşıt görüşlerin devreye girmesine yol açmıştır. Okulun karşıtları, bu durumu açık bir anayasal ihlal olarak nitelendirirken, destekleyenler ise bir Katolik şartlı okul açmanın din özgürlüğünü kısıtladığını savunmuşlardır. Oklahoma’daki hükümet, bu noktada ikiye bölünmüştü; Eyalet Başsavcısı Gentner Drummond, okulu devlet destekli din olarak gördüğünü belirtirken, Vali Kevin Stitt öneriyi desteklemiştir.
Mahkeme Sonuçlarının Anlamı
Oklahoma Yüksek Mahkemesi, dosyanın 2024’te gerçekleşen duruşmalarına ulaştı. Yargıçlar, St Isidore’un devlet fonlarıyla oluşturulmasının Anayasa’ya uygun olmadığını düşünerek altıya iki oyla itirazı reddetmişlerdir. Mahkeme, St Isidore’un devletin "temsilcisi" olacağını ve din eğitimi vermesinin anayasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Buna karşın St Isidore’un destekçileri, Yüksek Mahkeme’ye başvurarak Nisan ayında dava sürecini başlatmış ve burada yargılamaya katılmışlardır. Konservatif yargıçlar, St Isidore’un ya da diğer dini eğitimin devlet tarafından desteklenmemesi halinde eşit muamele ilkesine aykırı olabileceğini öne sürmüşlerdir.
Sonuç: Eğitim ve Din Üzerine Tartışmalar
American Civil Liberties Union (ACLU), dava sürecinin sonucunu bir zafer olarak değerlendirerek, bir dini kamusal okulun mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu süreç, ACLU yöneticisi Daniel Mach tarafından "dini bir okul kamusal bir okul olamaz" ifadesi ile özetlenmiştir. Ancak St Isidore’un destekçileri, bu konuyu ileriki dönemde tekrar gündeme getireceklerine dair söz vererek, Oklahoma’daki ebeveynler ve çocuklar için daha fazla eğitim seçeneği sunulmasını savunmuşlardır.


