Teknoloji dünyasında, yüz tanıma özelliği artık her yerde karşımıza çıkıyor. ABD’deki topluluklar, federal güvenlik güçlerinin militarizasyonuna karşı kendi izleme yöntemlerini geliştirmeye başlayarak, bu duruma karşı adımlar atıyorlar.
Ray-Ban’in Meta gözlükleri, ön tarafında kamera bulunan zarif tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Gözlüğün sağ lensindeki geçiş ekranı, haritaları, metinleri, sosyal medya paylaşımlarını ve daha fazlasını gösterme yeteneğine sahip. “Name Tag” adı verilen yeni bir özellik, bu gözlüklerle gerçek hayatta gördüğünüz kişileri yüz tanıma ile tanımlamanıza olanak tanıyor. Geçmişte bu gözlükler oldukça rahatsız edici gelebilirdi, belki hala rahatsız edici görünüyorlar ama kim bu konuda şikayet etmek için enerji harcayabilir ki? ABD’deki mevcut siyasi iklim, Meta ve Ray-Ban’in sunduğu bu özelliğin piyasaya sürülmesi için en elverişli zemin olarak öne çıkıyor.
Hukuk sistemindeki değişikliklerin ve ABD hükümetinin gözetleme uygulamalarındaki genişlemenin ortasında, yüz tanımanın Meta gözlüklerinde geleceği hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. Eğer bu teknoloji yaygınlaşırsa, federal göçmenlik bürosu ICE de bu teknolojiye maruz kalacak. Ancak hükümetin bu konuda son derece kayıtsız kaldığı görülüyor. Meta’nın, Washington’un emirlerine boyun eğdiği düşünülüyor; bu da ürünlerini ICE’ın ihtiyaçlarına göre şekillendirebileceği anlamına geliyor.
Victoria Song’un belirttiği gibi, akıllı gözlükler “doğaları gereği kötü” değil; ancak Meta’nın geçmişindeki dikkatsizlikler ve devam eden etik kaygılar göz önüne alındığında, bu gözlükler otomatik olarak şüpheyle karşılanıyor. Meta, bu gözlüklerin tartışmalı olduğunu ve yüz tanıma ile bir araya geldiğinde önemli gizlilik riskleri oluşturduğunu biliyor. Ancak, bu durumu dikkatsiz ve kayıtsız bir kamuoyuna takdim etmek için güzel bir fırsat olduğu düşünülüyor.
Bu gözlüklerin sosyal yapımıza yarattığı etkiler oldukça belirgin. Ön kameraları, akıllı arayüzü ve düşük profilli tasarımı sayesinde, bu gözlüklerin bir kayıt cihazı olduğunu anlamak çok zor. Ancak toplumda kayıtsız kalınamayacak bir noktaya ulaşıyor; çünkü kişilerin yüz bilgilerini toplamak, onların dijital varlıklarını veya ikamet adreslerini bulmayı kolaylaştırıyor.
Amerikalıların birbirlerini yaygın bir şekilde kaydetmeleri, toplumsal güvenin erozyonunun bir belirtisi haline geldi. Artık teknoloji, “yanlış ellerde” kalırsa başımıza neler gelebileceği yerine, o ellerin zaten “yanlış” olduğu düşüncesiyle kullanılmalı. Bu durumda, Meta’nın gözlükleri acil bir durum haline geliyor.
Hangi tür insanlar bu gözlüklere erişim sağlarsa, bu teknoloji ciddi zarara yol açabilir. Fakat aslında en büyük tehlike, sıradan bir stalker’dan değil, bu gözlüklerin topladığı verilerden geliyor. Meta’nın, kullanıcılarının verilerini toplama geçmişi ile dikkat çekici bir bilgi birikimi var. Hükümetin, eleştirilerini gizlemek üzere internet üzerindeki verileri hedef alması hiç de yeni değil.
Sizce, bu tür teknolojilerin gelişimi toplumsal yapımıza nasıl bir etki yaratacak?


