Vocoder, müzikte devrim yaratmak için tasarlanmamıştı. Aslında müzikte herhangi bir anlam ifade etmesi beklenmiyordu. Gelişimi bir yüzyıl önce, Bell Labs’ta bir mühendis, telefon görüşmelerini bakır telefon hatları üzerinden daha basit bir şekilde göndermenin yollarını ararken başladı. Mühendis Homer Dudley, insan sesini hem yakalayabilen hem de sentezleyebilen oldukça ilginç bir teknoloji geliştirdi.
Harika teknolojilerin çoğu gibi, vocoder hemen kendi yaşamını buldu. II. Dünya Savaşı’nda önemli bir rol oynadı ve okyanus boyunca gizli iletişimleri sağlayarak katkıda bulundu. Ardından, birkaç yıl içinde müzikal bir fenomen haline gelmeye başladı. İlk başta bazı sanatçılar, seslerini bir enstrüman gibi çalma yeteneğinden etkilendiler. Sonrasında ise herkes bu yeniliği keşfetmeye başladı ve bir daha geriye dönmedik.
Bu bölümde, Version History, vocoder’ın pek çok hikayesini anlatıyor. David Pierce, Switched on Pop‘un ortak sunucusu ve müzik gazetecisi Charlie Harding ile birlikte, efsanevi elektro-funk ikilisi Chromeo‘nun Dave 1 ve P-Thugg ile bir araya geliyor. Grubun birlikte nasıl vokoder’ın bu kadar popüler hale geldiğini ve neden müzisyenlerin bu teknolojiye ilgi duyduğunu keşfediyorlar — ayrıca Auto-Tune ve Talkbox gibi benzer teknolojilere de değiniyorlar. Dave ve Pee, stüdyoya vokoder ve talkbox getirerek cesurca gösterim yapacaklar.
Bu, Version History dizisinin üçüncü sezonunun üçüncü bölümü. Her bölüm bizimle birlikte olmak için buradan nasıl takip edebileceğinizi öğrenin:
Charlie ve Chromeo’nun en sevdikleri vokoder parçalarını dinlemek istiyorsanız, bu çalma listesini inceleyin:
Vocoder’ın tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek için, Bell Labs’tan II. Dünya Savaşı’na ve her yerdeki müzik stüdyolarına kadar uzanan geçmişine dair bazı bağlantılar sizi bekliyor:

