Netflix, gösterinin yeni versiyonunu “VHS Özel Baskısı” olarak adlandırıyor ve siteye şu tanımı ekliyor: “ilk sezonun kasetçiye özgü, bozuk, tanecikli ve muhteşem retro atmosferiyle geri dönüp yeniden yaşayın — tıpkı 1983’te kiraladığınız gibi.” Bu tanımı oldukça doğru bulmak gerek. Netflix’in bu etkileyici atmosferi nasıl başardığı tam olarak net olmasa da, bir dizi filtre ve kırpma kombinasyonuyla elde edildiği anlaşılıyor. Tarama çizgileri, ara sıra beliren çatırdama sesleri, görsel hatalar ve neredeyse kare olan görüntü oranı kesinlikle 80’ler havası veriyor; bu, Stranger Things evreninin tüm üstüne eklenmiş durumda.
Bu versiyon, Stranger Things’in ilk sezonu ile özellikle uyumlu; ilk sezon, sonraki sezonlara kıyasla daha küçük ölçekli ve dönemin etkileriyle dolup taşıyor. İlk bölümde, Dungeons & Dragons‘dan Poltergeist‘a kadar pek çok referansa yer veriliyor. Bu şekilde tekrar izlerken öne çıkan iki unsur var. Birincisi, özellikle başlangıçta, prodüksiyon tasarımı o kadar detaya sahip ki, ikna edici bir retro etkisi yaratıyor. Eğer bilmeseydiniz, bu 80’ler yapımı gibi görünebilir. Diğer bir unsur ise filtrelerin, pek de iyi yaşlanmayan bazı CG efektlerini gizlemeye yardımcı olması; şimdi bu efektler, retro bir kaplama altında saklanabiliyor. Bu durum, sulu ve kirli olan Upside Down’ı ve Hawkins, Indiana’daki korkutucu orijinal Demogorgon’u da kapsıyor.
Bu versiyonu izlemek, bir CRT filtresi kullanarak eski oyunları oynamayı hatırlatıyor; özellikle Analogue 3D gibi aletlerle. Bir kaseti VCR’a takmakla tam olarak aynı olmasa da, atmosfer oldukça yakın. Dönemin filmlerinin enerjisini kopyalamaya çalışan bir dizi için bu son derece uygun. Basit bir filtrenin ne kadar etkili olabileceği de oldukça etkileyici. Gösteride başka hiçbir şey görsel değişiklik dışında değişmiyor, fakat deneyim belirgin şekilde farklılaşıyor. Tam ekran bir reklam arası belirdiğinde ve 2026’ya ait net ve renkli görsellerle karşılaştığında bu fark daha da belirginleşiyor.

