San Francisco sokaklarında sensörlerle donatılmış ve Nuro tarafından geliştirilen otonom bir sistemle çalışan Lucid Gravity SUV’larla karşılaşabilirsiniz. Bu araçlar, Uber çalışanlarının kullanabileceği robotaksi hizmetine dönüşmekte.
Uber çalışanları artık Uber uygulaması üzerinden Lucid robotaksi ile yolculuk talep edebiliyor. Bu, kamuya açık bir lansman öncesindeki en son test aşaması. Nuro, bu bilgiyi bir blog yazısında duyurdu ve TechCrunch’a verdiği bilgilere göre bu araçlar otonom modda çalışıyor ve direksiyon başında bir insan güvenlik sürücüsü bulunuyor.
Henüz bir kamu lansmanı olmasa da, bu durum şirketlerin Temmuz 2025’te yapılan ortaklık ve milyon dolarlık yatırım duyurusundaki ilerlemelerini gösteriyor. Uber, Lucid’e 300 milyon dolar yatırım yaptı ve önümüzdeki altı yıl içinde “en az” 20,000 Lucid Gravity SUV satın almayı planlıyor.
Bu elektrikli araçlar, Nuro’nun otonom araç sistemi ile donatılmış durumda ve Nvidia’nın Drive AGX Thor bilgisayarı tarafından destekleniyor. Ocak ayında tanıtılan Lucid Gravity robotaksisi, yüksek çözünürlüklü kameralar, katı hal lidar sensörleri ve radarlarla donatılmış; bu araçlar, otonom sürüş sisteminin gerçek dünya ortamını algılamasına ve onun içinde çalışmasına yardımcı oluyor.
Uber ayrıca, Nuro’ya açıklanmayan bir “yüz milyonlarca dolarlık” yatırımda bulundu.
Plan, Uber’in bu premium robotaksi hizmetini sahiplenmesi ve işletmesi; muhtemelen bir üçüncü parti yardımıyla olacak. Modifiye edilmiş Lucid Gravity araçlarının üretiminin 2026’nın sonlarına doğru başlaması bekleniyor, geçen yıl yayımlanan bir düzenleyici dosyaya göre.
Nuro, kapalı parkur testlerini tamamladı ve geçtğimiz yıl sonlarında otonom Lucid Gravity SUV’lerinin ilk kamu yolu testlerine başladı. Şu anda Nuro’nun mühendislik filosunda 100 Lucid Gravity SUV bulunuyor; bu araçlar gerçek dünya verilerini toplamak ve ABD’nin çeşitli şehirleri ve eyaletleri boyunca otonom sürüş testleri yapmak için kullanılıyor.
Nuro’ya göre, çalışan test sürüşleri, ekibin otonomi yığınının, aracın ve yolcu deneyiminin birlikte nasıl çalıştığını ve canlı bir işletim ortamında nasıl işlev gösterdiğini değerlendirmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, ekip, aracın yolcu alım ve bırakma işlemlerini ne kadar iyi yönettiğini test etme fırsatı buluyor; bu, otonom yolculuk çağırma hizmetinde genellikle zor bir operasyon.
Sizce otonom robotaksilerin yaygınlaşması, şehir içi ulaşımı nasıl etkileyecek?

