Trump Yönetimi’nin Social Media İncelemeleri: Seyahat Öncesi Zorunluluk
Son dönemlerde ABD’nin sosyal medya kullanımı üzerinden yaptığı gözetimler, özellikle seyahat edenler için yeni bir düzenleme aşamasına girmiş durumda. Trump yönetimi, birçok ülkeden gelen turistlerin ülkeye girmeden önce sosyal medya hesaplarını teslim etmesini talep edebilir. Bu durum, ABD Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) teşkilatının önerisi doğrultusunda gündeme geliyor.
Önerinin Detayları
CBP’nin önerisine göre, son beş yıl içinde sosyal medya geçmişi, ülkeye giriş için “zorunlu” bir tarama süreci haline getirilecek. Şu an için, 42 ülkeden gelen turistler, vize olmaksızın ABD’yi 90 güne kadar ziyaret edebiliyor. Eğer bu öneri resmi hale gelirse, bu ülkelerden gelen ziyaretçilerin Electronic System for Travel Authorization (ESTA) üzerinden başvuru yaparken sosyal medya hesaplarını da belirtmeleri gerekecek.
Göçmenlik Üzerindeki Sıkı Kontroller
Bu öneri, Trump’ın göçmenlik politikasındaki katı tutumunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mart ayında ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri, yeşil kart, ABD vatandaşlığı ve sığınma başvurusu yapan kişilerin sosyal medya hesaplarını inceleme gerekliliğini duyurmuştu. Bu doğrultuda, Dışişleri Bakanlığı da vize başvurusunda bulunanlardan sosyal medya hesaplarını kamuya açık hale getirmelerini istemeye başladı. Trump yönetiminin sosyal medya üzerindeki bu takibin yeni bir durum olmadığını belirtmek gerek; önceki yönetim döneminde de bazı vize başvuru sahiplerinin sosyal medya hesaplarını sağlama zorunluluğu bulunmaktaydı.
Ek Bilgi Gereksinimleri
CBP’nin önerisi, seyahat edenlerden ek bilgileri de talep ediyor. Ziyaretçilerin, son on yıl içinde kullandıkları e-posta adresleri, son beş yıl içinde kullandıkları telefon numaraları, geniş aile bilgileri ve hatta biyometrik veriler gibi bilgileri sunmaları istenecek. Şu anda ziyaretçilerin teslim etmesi gereken temel bilgiler arasında e-posta adresi, telefon numarası, ev adresi ve acil durum iletişim bilgileri yer alıyor.
Halkın Görüş ve Yorumları
Öneri, kamuoyuna 60 gün boyunca görüş bildirme şansı tanıyor. Bu, vatandaşların ve seyahatseverlerin düşüncelerini ifade etmeleri açısından önemli bir fırsat sunuyor. Ancak, bu tür düzenlemelerin seyahat özgürlüğü ve özelleştirilmiş haklar üzerindeki etkileri hakkında tartışmalar şimdiden başlamış durumda.
Sonuç
Trump yönetiminin önerdiği sosyal medya inceleme düzenlemesi, göçmenlik politikalarının daha da katılaşacağını gösteriyor. Seyahat edenler için fazla bilgi talep edilmesi, gizlilik endişelerini artırabilir. Zaman içinde bu durumun nereye varacağı ise merak konusu. Seyahat özgürlüğünün kısıtlanmaması ve kişisel verilerin korunması, gündemde kalmaya devam edecektir.


