Adam Bhala Lough’un “Deepfaking Sam Altman” Belgeseli
Belgeselin Ortaya Çıkışı
Yönetmen Adam Bhala Lough, Sam Altman’ın dijital simülakrını ele alan bir belgesel çekme niyetiyle yola çıkmamıştı. Ancak, OpenAI CEO’su Altman ile 100 gün boyunca e-posta ve mesajlaşma yoluyla iletişim kurmaya çalıştığında başarılı olamayınca ve finansörler orijinal önerisini hayata geçirmesi için baskı yapmaya başlayınca, çaresiz bir duruma düştü. Bu süreç, Lough’un gerçek bir sohbet gerçekleştirmek için her yolu denemesine rağmen sonuçsuz kalmasıyla sona erdi.
Kapılar Zorlayarak Aşılmak
Lough, umudunu kaybettiği anda OpenAI’nin kapılarını zorlamaya karar verdi. Emmy adayı 2023 belgeseli “Telemarketers”da benzer bir yöntemi kullanmıştı, ancak bu durum onun rahatı içinde hissettiği bir yaklaşım değildi. “Bir kale gibiydi. Kapıdan sızmayı başardım, ama hemen güvenlik tarafından yakalandım ve fiziksel olarak dışarı atıldım,” diyor Lough. Bu olay, “Deepfaking Sam Altman” belgeselinin başlangıcı oluyor.
AI ve Sam Altman
Orijinal planı başarısız olunca, Lough Altman’dan ilham almaya başladı. 2024’te Scarlett Johansson, OpenAI’nin yeni AI ses asistanı Sky için sesini kopyalama girişiminde bulunduğunu iddia etti. Bu olay, Lough’un bir derin yapay zeka (deepfake) yapma fikrini doğurdu. Sonuç olarak, başlangıçta yalnızca bir ses klonu olarak tasarlanan proje, Hindistan’a gidip yaratılan “Sam Bot” adlı tam bir derin yapay zekaya dönüşüyor.
Sam Bot’un Evrimi
Ancak Lough’un filminin gidişatı hiçbir zaman beklediği gibi olmuyor. Sam Bot, zamanla kendi varlığına sahip bir entiteye dönüşüyor ve film daha tuhaf ve aydınlatıcı bir yola sapıyor. Lough, “Bu film ile Terminator 2: Judgment Day arasında bazı paralellikler var, ancak şiddet yok,” diyor. Kendi ifadesiyle, AI 1.0 döneminde büyümüş biri olarak, James Cameron’ın “Terminator 2”sine olan takıntısı, onun sanatsal yönünü etkileyen önemli unsurlardan biri.
Geleceğe Dair Endişeler
“Deepfaking Sam Altman,” kısmen New York Magazine’de yer alan ve Sam Altman’ı günümüzün Oppenheimer’ı olarak nitelendiren bir hikaye üzerine inşa edilmiş. Belgeselde, eski OpenAI güvenlik mühendisi Heidy Khlaaf’ın yorumları da yer alıyor. Khlaaf, “OpenAI’nin askeri kullanımlara adım attığını görüyoruz ve Dall-E ile ChatGPT gibi sistemlerin askeri yardımlar için kullanılabileceğini hayal edemiyorum. Bu beni gerçekten korkutuyor çünkü bu sistemlerin ne kadar hatalı olduklarını gayet iyi biliyoruz,” şeklinde değerlendiriyor.
Sonuç
Lough’un belgeseli, hem Sam Altman’ın hem de yapay zekanın insan toplumu üzerindeki etkilerini düşündüren bir çalışmayı temsil ediyor. “Deepfaking Sam Altman,” yapay zekanın getirdiği etik ve toplumsal sorunları sorgularken aynı zamanda filmcilik sınırlarını zorlayan yenilikçi bir anlatım tarzı sunuyor. Bu film, hem geleceğin teknolojilerine ışık tutacak hem de izleyicileri üzerinde düşündürecek derin bir deneyim vaat ediyor.
Teknoloji
US-1

