Nouvelle Vague: Sinemanın Yenilikçi Rüzgârı
Richard Linklater, Cannes basın toplantısında en yeni filmi Nouvelle Vague hakkında, “Eğer bunun uzun süre yaparsanız, filmler yapmak hakkında bir film çekebilirsiniz. Bu benim filmim.” sözlerini dile getirdi. Bu film, Fransız Yeni Dalgası’na bir sevgi mektubu niteliğinde olup, Jean-Luc Godard’ın ikonik filmi Breathless’ın yapımını konu alıyor.
- Nouvelle Vague: Sinemanın Yenilikçi Rüzgârı
- Breathless: Fransız Sinemasının Taht Kuran İkonu
- Amerikan Yönetmenin Fransız Sinemasına Bakışı
- Bir Yönetmen Olarak Linklater
- Nouvelle Vague ve Breathless Arasındaki Bağ
- Siyasi İklim ve Sinema
- Los Angeles ve Sinema Kültürü
- Fransız Sinema Endüstrisi ve Linklater’ın Hayranlığı
Breathless: Fransız Sinemasının Taht Kuran İkonu
Nouvelle Vague, Breathless filminin yapım sürecini anlatırken, Guillaume Marbeck, Godard’ı; Zoey Deutch, Godard’ın yıldızı Jean Seberg’i; ve Aubry Dullin ise Jean-Paul Belmondo’yu canlandırıyor. 1960 yılında vizyona giren Breathless, Jean-Paul Belmondo’nun canlandırdığı Michel Poiccard karakterinin, bir polis memurunu öldürdükten sonra yaşadığı kaçışı ve Amerikalı gazetecilik öğrencisi Patricia Franchini ile olan romantik ilişkisini ele alıyor. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Amerikan Yönetmenin Fransız Sinemasına Bakışı
Linklater, bu filmi yapma sürecinde “On yıl önce bu filmi düşündüğümüzde, Amerikalı bir yönetmenin bunu yaptığını duyacaklarından nefret edecekler” açıklamasında bulunarak, Fransız sinemasındaki bu köşe taşını ele almanın zorluğuna dikkat çekti. Cannes’da Nouvelle Vague’ın dünya prömiyerinde izleyicilerden 10 dakikalık ayakta alkış aldı. Bu, festivalin en heyecan verici anlarından biri oldu.
Bir Yönetmen Olarak Linklater
Linklater, Before üçlemesi, Dazed and Confused ve Boyhood gibi yapımları ile tanınırken, doğal ve samimi anlatımı ile biliniyor. Daha önce 2006’da Cannes’da A Scanner Darkly ile yer alan Linklater, Breathless‘ın kendisi için ne anlama geldiği sorulduğunda, “Bu film, özgürlüğü ve kişisel film anlayışını temsil ediyordu.” dedi.
Linklater, “Bu filmi yaparken 28 yaşında gibi hissettim. Deneyimlerimi silip, ilk film yapma zihniyetime geri dönmek zorunda kaldım. Bu film, zamanda geri gitmek gibiydi.” ifadesini kullandı.
Nouvelle Vague ve Breathless Arasındaki Bağ
The Hollywood Reporter’da yer alan bir incelemede, “Eğer Nouvelle Vague, tam olarak Breathless değilse de, Breathless‘ın yapımındaki çılgınlığa sevgi dolu bir selam duruyor. O zamanlar filmler hızlı, ucuz ve kontrolsüz bir şekilde çekilebiliyor ve bu, sinemayı değiştirebiliyordu.” denilmekte. Bu bakış açısı, Linklater’ın sinemaya yaklaşımını ve yapım sürecini derinden etkilemektedir.
Siyasi İklim ve Sinema
Donald Trump’ın “yabancı ülkelerde yapılan filmler” için getirebileceği tarifeler konusundaki soruya Linklater, bunun gerçekleşeceğini düşünmediğini belirterek, “O kişi fikrini günde 50 kez değiştiriyor.” dedi. Sinema dünyası açısından bu tür belirsizlikler, uluslararası iş birliklerini etkileyebilir.
Los Angeles ve Sinema Kültürü
Deutch, Hollywood’un tarihine ve kültürüne vurgu yaparak, “Los Angeles’ta daha fazla film çekilmeli. Buradaki tarih ve stüdyolar ile çevre çok büyüleyici.” dedi. Kendi deneyimini “büyülü” olarak nitelendirdi. Bu tür ifadeler, sinemacılar arasındaki yerel çekimlerin önemini gözler önüne seriyor.
Fransız Sinema Endüstrisi ve Linklater’ın Hayranlığı
Linklater, Nouvelle Vague’ı Fransız üreticilerle birlikte çekmiş olup, Fransız film endüstrisinin sağlığına duyduğu hayranlığı dile getirdi. “Fransız sinema endüstrisinin, endüstrilerini nasıl önemsediğini ve beslediğini takdir ediyorum. Bizim ülkemiz, yani ABD, bunun biraz daha fazla desteklenmesine ihtiyaç duyuyor.” dedi.
Sinemanın, kültürel sınırları aşan bir platform olması, uluslararası işbirliklerinin önemini artırmakta. Linklater’ın bu bağlamda, kişisel duygularla sinema ile olan ilişkisini ortaya koyması, Nouvelle Vague’ın önemli bir sinema eseri olmasını sağlıyor. Sinemanın evrenselliği ve tarihi önemi ile, bu film sadece bir anlatı değil, aynı zamanda geçmişle gelen bir bağ kurma çabasının bir yansıması.


