Possessor(s) İncelemesi: Yavaş Başlayan Hızlı Bir Aksiyon Macerası
2024’teki tanıtım fragmanı ile beni etkileyen Possessor(s), Hyper Light Drifter geliştiricisi Heart Machine’in yeni oyunu olarak dikkat çekti. Fragman, 2D bir karakterin büyüleyici 3D arka planlarla dolu yan kaydırmalı ortamlarda dolaşmasını ve savaşmasını gösteriyordu. Ancak, oyun yayımlandıktan sonra beklenilen o etkileyici atmosferi tam anlamıyla yansıtamadığını fark ettim. Pes etme noktasına geldiğim anlar oldu; ama oyunu sona erdirmekle çok iyi bir karar vermişim.
Hikaye ve Karakter Gelişimi
Possessor(s)’da, Luca adında bir kızı, başka bir alemin şeyi olan Rehm tarafından ele geçirilmiş olarak oynuyoruz. Bir felaket sonucu, Rehm, Luca’nın hayatını kurtararak ona yeni bacaklar yaratıyor; ancak bundan sonra Luca, Rehm’in bir hostu oluyor. Bu durum, aralarında sürekli bir tartışma olmasına yol açıyor. İlk başta, bu tartışmalar beni pek etkileyemedi, ancak zamanla aralarındaki ilişki olgunlaşmaya başladı ve her biri diğerine dair daha fazla şey öğrenmeye başladı.
Oynanış Dinamikleri
Heart Machine, Possessor(s)’ı “hızlı aksiyon yan kaydırmalı bir oyun” olarak tanımlıyor, fakat burası aslında bir Metroid veya Castlevania stili oyunu. Oyunda, birbirine bağlı bölgeleri keşfediyor, harita üzerinde yeni yollar bulmaya çalışıyorsunuz. Düşmanlarla savaşmak ve yeni alanlara geçiş yapmak için yararlanabileceğiniz çeşitli iyileştirme ve yükseltmeler elde ediyorsunuz. Oyunun başında bir kamçıyı ele geçirdiğinizde, bu hem yeni alanları keşfetmek hem de savaşta etkili bir silah olarak işlev görüyor.
Savaşlar, Super Smash Bros. gibi platform dövüşlerinden ilham alıyor; bu da onları hızlı ve dinamik hale getiriyor. Örneğin, düşmanlara yakından büyük bir beyzbol sopası ile saldırıp, bir cep telefonunun elektrik patlaması ile mesafe yaratabiliyor ve uzaktaki hedeflere şeytani mutfak eşyaları fırlatabiliyorsunuz. Parry mekanizması da savaşlarda önemli bir yere sahip.
Zorluk ve Oynanışın Öğrenilmesi
Oyunun başlangıcında, zorluk seviyesinin oldukça yüksek olduğunu belirtmek gerekir. Düşmanlar sert ve yapılan hatalarda çok hızlı bir şekilde ölmeniz olası. Ölüm durumunda, sizi geri gönderdiği noktaya ulaşmak uzun ve tehlikeli bir yolculuk olabiliyor. Bu aşamada, sık sık kaybolduğumu ve haritanın gereksiz büyük kısımlarını keşfettiğimi itiraf etmeliyim; bazen oyunu bırakmayı düşündüğüm anlar oldu.
Ancak, sonraki bölümlerde bazı duvarları kamçı ile açmayı öğrendikten sonra, sağlık ve ağrı kesici yükseltmeleri elde ettim. Luca ve Rehm’in ilişkisi daha derinleştikçe, oyunun tadını almaya başladım. Metroid tarzı döngüye girmiş oldum: yeni bir alanı keşfedip, yeni bir yükseltme bulup, sonraki boss’a ilerleyerek oyunda ilerledim.
Sonuç: Sabır ve Ödül
Possessor(s) beni beklediğim gibi etkilemedi. Başlangıçteki izlenimlerim onu benim tüm zevklerime hitap edecek şekilde konmuş gibi görünüyordu; ama sabırlı olmak gerektiğini anladım. Oyun, son seviyesinde becerilerimi zorlu bir teste tabi tutarak epik bir deneyim sundu. Kredi sahneleri geçerken, oyunun ilk fragmanında hissettiğim duyguları yeniden yaşadım.
Possessor(s), şu an PC ve PS5 platformlarında mevcut. Eğer sabırlıysanız, sizi kendisine bağlayacak bir deneyim sunuyor.


