2 Ocak 2004 tarihinde, NASA’nın Stardust uzay aracı, 81P/Wild 2 kuyruklu yıldızının etrafındaki bulutun içinden saatte 6.1 kilometre hızla geçti. Silika aerogel ile kaplanmış bir toplama cihazı, gelen toz parçacıklarını yavaşlatarak, onları küçük süper hızla çarpan mermiler gibi çarpmaktan korudu.
İki yıl sonra, bu parçacıkları taşıyan bir kapsül, Dünya’nın atmosferine girdi ve Utah Test ve Eğitim Alanı’na paraşütle inmeyi başardı. Bu, kuyruklu yıldızdan geri gönderilen ilk katı madde olma özelliğini taşıyordu ve Ay’ın yörüngesinin ötesinden getirilen ilk uzay dışı örnekti.
Stardust Kuşağın Girmesi: Coma ve Kuyruk
Zamanla, “kuyruklu yıldızın kuyruğunu yakalamak” gibi tanıdık bir imaj kullanılsa da, Stardust aslında kuyruklu yıldızın coma’sını, yani Wild 2’nin katı çekirdeğinin etrafındaki gaz ve toz bulutunu örnekledi. En yakın geçişinde, yaklaşık 236 kilometre mesafeden geçti.
Bir kuyruklu yıldızın kuyrukları, çekirdeğin etrafındaki yoğun gaz ve toz bulutunun dışında uzanırken, coma, çekirdek etrafındaki daha yoğun bölgeleri ifade eder. Wild 2, 1974 öncesinde Güneş’ten daha uzakta, Jüpiter ve Uranüs’ün yolları arasında bir yörünge izliyordu. Jüpiter ile yakın bir yerçekimi etkileşimi sonucunda, mevcut yörüngesini kazandı.
Toplama Aygıtı: Hava ile Dolu Bir Madde
6.1 kilometre/saniye hızında toz yakalamak oldukça zorlu bir malzeme problemini beraberinde getirdi. Sert yüzeyler, parçaları çok kısa mesafelerde durdurur, bu da yoğun ısıya, parçalanmaya ve toplayıcı ile karışma sorunlarına yol açardı. Bu nedenle, yavaşlatmak için başlangıçta çok az direnç sunan bir malzeme gerekiyordu.
Stardust, 1,000’den fazla santimetrekare aerogel içeren bir tenisket şeklinde bir ızgara taşıyordu. Bu şeffaf silika malzemesi, %99.8 oranında hava içeriyor ve camdan 1,000 kat daha az yoğunlukta bulunuyordu. Derinlik arttıkça yoğunluğu artan bu malzeme, gelen parçacıklara çok hafif bir yüzeyle karşılaştırarak, giderek daha güçlü bir yavaşlama sağlıyordu.
4.6 Milyar Kilometrelik Yolculuk
Stardust, 7 Şubat 1999’da Cape Canaveral’dan Delta II roketiyle fırlatıldı. Güneş etrafında döngüler ya yaptı, Dünya’nın etrafında bir yerçekiminden yararlandı ve ardından Wild 2’ye ulaştı. NASA’nın görev tarihi, örnek geri dönüş öncesindeki yolculuğu 4.63 milyar kilometre olarak belirtmektedir.
Kapsülün Hızı
15 Ocak 2006’da, 46 kilogram ağırlığında olan geri dönüş kapsülü ana uzay aracından ayrıldı. Dört saat sonra, saatte yaklaşık 46,000 kilometre hızla Dünya’nın atmosferine girdi. NASA, bunun, insanoğlu tarafından üretilen en hızlı atmosfere giriş olduğunu belirtti.
Kuyruktan Gelen İlk Sürprizler
Geri dönen örnekler, kometlerin soğuk dış bölgelerinde toplandığı ve Güneş Sistemi’nin erken tarihinden kalma buz ve tozları koruduğunu gösteriyor. Ancak Stardust ile dönen örnekler daha karışık bir yapıdadır. Araştırmalar, sıcak iç Güneş Sistemi ile ilişkili kristalin silikatlar buldu. Bu, kuyruklu yıldızların yalnızca soğuk yerlerden gelen malzemeler olarak düşünülmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Glycine Keşfi
2009’da, NASA liderliğindeki bir ekip, kuyruklu yıldızın maruz kaldığı malzemede glycine, yani en basit amino asidi buldu. Glycine, Dünya’daki organizmaların protein üretiminde kullandığı bir moleküldür. Bu buluş, kuyruklu yıldızlardan en az bir biyolojik olarak faydalı molekülün oluşabileceğini gösterdi.
Geri Dönüşün Değeri
Görev sona erdiğinde, geri dönen örneklerin değeri artar. Zira laboratuvar teknikleri ve hazırlama yöntemleri geliştikçe, bu örnekler yeniden incelenebilir. Örneğin, tartışmalı sonuçlar tekrar test edilebilir ve öğrencilere kadar ulaşamayan araştırmacılar için de korunabilir.
Sonuç olarak, Stardust, insanlık tarihinin en önemli uzay görevlerinden birini gerçekleştirmiştir. Bu görev, bizi kometlerin gizemli dünyasına daha da yaklaştırmıştır.
Bilimsel Gelişmeler | Uzay ve Astronomi | Araştırma ve Keşifler | Sağlık ve Tıp | Çevre ve İklim | Biyoloji ve Genetik
Kaynak


