Meta, Avrupa Komisyonu tarafından başlatılacak olan büyük bir soruşturmayı önlemek amacıyla, önümüzdeki 12 ay boyunca Avrupa’da WhatsApp üzerinden AI şirketlerinin chatbotlarını sunmalarına izin vereceğini duyurdu.
Bu adım, Avrupa Komisyonu’nun Meta’ya, üçüncü taraf AI chatbot sağlayıcılarının WhatsApp Business API’sını kullanmasına izin vermeyen politikalarının uygulanmasını durdurmak için geçici tedbirler almayı düşündüğünü bildirmesinden bir ay sonra geldi.
Şirket, “Avrupa’daki genel amaçlı AI chatbotlar için WhatsApp Business API’yi destekleyeceğiz. Bu, Avrupa Komisyonu’na soruşturmasını tamamlamak için ihtiyaç duyduğu zamanı verecektir” dedi.
Meta, genel amaçlı AI chatbot sağlayıcılarının WhatsApp üzerinden hizmet sunmasına izin verecek ve bu hizmetler için ülkeden ülkeye değişen €0,0490 ile €0,1323 arasında bir ücret talep edilecek. AI asistanlarıyla yapılan konuşmaların genellikle birçok mesaj içermesi göz önüne alındığında, maliyetlerin üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları için yüksek olabileceği belirtiliyor.
Avrupa Komisyonu, bu değişikliklerin geçici tedbirler soruşturmasına ve daha geniş bir rekabet soruşturmasına etkilerini analiz ettiğini açıkladı.
Bu politika, AI ile müşteri hizmetleri sunan işletmelere uygulanmayacak. Örneğin, AI destekli bir müşteri hizmetleri botu olan bir perakendeci, şablonlanmış mesajlar göndererek API’yi kullanmaya devam edebilecek. Ancak ChatGPT, Claude veya Poke gibi AI chatbotları API aracılığıyla sunulamayacak.
Bu karar, Ocak ayında İtalya’da geliştiricilerin API’yi kullanarak chatbot sunmalarına izin vermeye başladığı benzer bir hareketin ardından geldi.
Meta’nın bu politika değişikliği, dünya genelinde düzenleyicilerin rekabet endişelerini gündeme getirdi. Avrupa Birliği, İtalya ve Brezilya, Meta’nın WhatsApp üzerinden sunduğu kendi AI chatbotu Meta AI nedeniyle soruşturmalar açtı.
WhatsApp, daha önce AI chatbotlarının sistemlerini zorladığını ve Business API’nin bu tür destekler için tasarlanmadığını savunarak duruşunu haklı çıkarmıştı. “AI alanı son derece rekabetçi ve insanlar, uygulama mağazaları, arama motorları, e-posta hizmetleri, ortaklık entegrasyonları ve işletim sistemleri de dahil olmak üzere birçok farklı şekilde istediklerine erişim sağlıyor” şeklinde açıklama yapmıştı.

