ICE’nin Verilerle Çocukları Takip Etme Stratejisi
ICE’nin Yeni Sözleşmesi ve Amaçları
ABD Göçmenlik ve Gümrük Uygulamaları (ICE), veri brokeri Thomson Reuters’ın bir yan kuruluşu ile yıllık 25 milyon dolara kadar olan bir kontratı yenilemeyi planlıyor. Bu anlaşmanın amacı, “başka hiçbir biçimde hükümet fonlarında dolandırıcılık” ile birlikte “eşlik edilmeden gelen çocukların” tanımlanmasında kullanılacak kritik verilere hızlı erişim sağlamak. Bu karar, ICEN’in önceliklerinin yeniden belirlendiğini gösteriyor.
HHS’nin Rolü ve ICE’nin Sınırlı Yetkileri
Genellikle bu çocukların bakımı Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı (HHS) tarafından üstlenilir. Bu durum, ICE’nin neden “eşlik edilmeden gelen çocukları” tanımlamak istediğini sorgulatıyor. ICE’nin bu verilere erişim sağlama nedenleri ve Thomson Reuters’ın elde ettiği verileri nasıl kullanacağı konuları hâlâ belirsizliğini korumakta. Thomson Reuters sözcüsü, çocukların giriş yaptığı sponsorların denetlenmesinin, çocukların güvenliğinin sağlanması açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Anlaşmanın Finansal Boyutu ve Artış
Yıllık 25 milyon dolarlık ödeme, ICE’nin Thomson Reuters ile yaptığı işin değerinde ciddi bir artışa işaret ediyor. Önceki benzer bir sözleşmenin toplam değeri beş yıl için 24 milyon dolardı. ICE, 2008 yılından beri Thomson Reuters’tan veri satın alıyor, ancak mevcut sözleşmenin kapsamı, Trump yönetiminin göç politikalarının genişlemesini hedefliyor gibi görünüyor.
Veri Erişimi ve İzleme
DHS, Thomson Reuters’ın “tek sağlayıcı” olarak sürekli izleme yapabileceğini ve bu hizmetin “bir milyon kişi ve varlık” için geçerli olduğunu iddia ediyor. Anlaşma, ICE’nin Thomson Reuters’un özel veri tabanlarına erişimini sürdüreceğini de vurguluyor. Bu veri tabanlarından bazıları, kamu kayıtlarına ve otomatik plaka tanıma verilerine erişim sağlayan CLEAR ve son zamanlarda tutuklananların bilgilerine ulaşan CABS olarak biliniyor.
Etik Sorunlar ve Soru İşaretleri
ICE’nin sürekle izleme, risk değerlendirmesi ve mahkeme belgelerine erişim gibi çok sayıda işlevi kullanabileceği söyleniyor. Ancak bu tür bir izleme ve veriye dayanarak yapılan risk değerlendirmelerinin etik yönleri hakkında endişeler ortaya çıkıyor. Ayrıca, “akademik risk” gibi terimlerin ne anlama geldiği belgelerde net bir şekilde açıklanmamış durumda.
Unaccompanied Minors – Eşlik Edilmeyen Çocuklar ve Gözetim
Eşlik edilmeden gelen çocuklar, ICE’nin doğrudan denetiminde değil; ancak bu çocukların durumu üzerinde doğrudan etkisi olabilecek verilerin toplanması, onların güvenliğini tehdit edebilir. HHS’nın gözetimi altında bulunan bu çocukların verilerine erişimin artması, birçok insan hakları savunucusu için kaygı uyandırıyor. Sonuç olarak, ICE’nin bu veri erişimini nasıl kullanacağı ve bunun çocukların hakları üzerindeki potansiyel etkileri hakkında daha fazla açıklamada bulunması gerekiyor.
Sonuç
ICE’nin veri odaklı yaklaşımı, göçmenlik süreçlerini dijitalleştirirken bazı insan hakları sorunlarını gündeme getiriyor. Eşlik edilmeden gelen çocuklar gibi savunmasız grupların izlenmesi, gizlilik ve etik konularında ciddi endişelerin ortaya çıkmasına neden oluyor. İlerleyen dönemlerde bu konunun nasıl şekilleneceği ve gurbetçi çocukların haklarının korunup korunamayacağı belirsizliğini koruyor.
Teknoloji
US-1

