Maryam’ın Kayıp Gülüşü: Hint-Administre Kashmir’deki Çatışmaların Acımasızlığı
5 yaşındaki Maryam, bir ay önce mutlu bir şekilde poz verdiği bir fotoğrafla, kayıpların ne kadar ani ve derin olabileceğini kanıtlıyor. Babası Javaid Iqbal, cep telefonundaki bu resmi, gözyaşları içinde tutarak "Oh, Maryam… Bu kaybın altından kalkamam" diye fısıldıyor. Ancak Maryam, 7 Mayıs sabahı, Poonch bölgesinde evlerine düşen bir patlayıcı ile hayatını kaybetti.
Çatışmanın Karanlık Yüzü
Maryam, 21 sivilin hayatını kaybettiği ve Poonch’da 15 sivilin öldüğü bir dönemde, Hint-Administre Kashmir’deki çatışma ortamının kurbanı oldu. Hindistan ve Pakistan, yıllardır süren çatışmalar sonucunda, karşılıklı olarak askeri güçlerini artırırken, çoğu zaman sivil halk da bu çatışmanın bedelini ödüyor.
Kashmir hakkında derinlemesine bilgileri olan birçok analist, tarihsel çatışmanın ardında yatan nedenlerinin karmaşık olduğunu ve iki ülkenin de bölge üzerindeki hak iddialarının belirleyici olduğunu vurguluyor. 1947‘de İngiltere’nin Hindistan’dan çekilmesi ile başlayan bu çekişme, iki nükleer gücün birbirine karşı beslediği düşmanlıkla şekilleniyor.
Sonuncu Tutuşma
7 Mayıs’ta gerçekleşen çatışmalar, iki ülkenin ordusu arasında sürmekte olan karşılıklı ateşle birlikte, çatışmaların en yoğun yaşandığı dönemler arasında yer aldı. Kısa bir süre içinde diplomatik girişimler ve ateşkes çağrıları yapılmasına rağmen, bölgedeki sivil halk için bu barış çok anlam ifade etmiyor.
Cubitahyanın temeli olan sivil kayıplar, bölgedeki insanlar için geri dönüşü olmayan bir iz bırakıyor. Iqbal’in “Senin kollarımda nasıl öldüğünü düşündüğümde kalbim kanıyor” sözü, yaşanan acının büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalıyor.
Toprağın Sarılması
Poonch’ta, yerel halkın 200 ev civarında yaşadığı Sukha Katha, patlamaların ardından sessiz bir hayalete dönüşüyor. Muhammed Mukhar, bölgedeki boş evlerin yalnızca kendisinin ve birkaç kişinin gözetiminde olduğunu açıklıyor. "Herkes güvenli bir yere kaçtı," diyor.
Bölgedeki insanları sürekli bir korku sarmış durumda. Kashmirli siyaset analisti Zafar Choudhary, "Hindistan ve Pakistan arasındaki çatışmalar sırasında sivil kayıpların artıran, bölgenin özel topoğrafik yapısıdır," diyor.
Hayatları Değiştiren Anlar
Çocukların bu çatışmalardan nasıl etkilendiği, bölge halkının her an hissettiği bir korku unsurudur. 13 yaşındaki Vihan Kumar, ailesiyle birlikte kaçmaya çalışırken bir patlayıcının kurbanı olmuş, bu talihsiz olay, kaçış çabası sırasında meydana gelmişti.
Sanjeev Bhargav, oğlu Vihan’ı kaybettikten sonra yaşadıklarını "Bir anda kanlar içinde kalmıştı," sözleriyle hatırlıyor. Ailelerin hayatları, kaybettikleri yakınlarıyla sonsuza dek değişiyor.
Bir Sonraki Kurban
Çatışmalar sadece kayıplarla sınırlı kalmıyor; yaşananlar, toplumda derin yaralar açıyor. Arusha Khan, 12 yaşındaki iki çocuğunu, Zain Ali ve Urba Fatima’yı kaybetti. Aile, evlerinin içinde saklanmaya çalışırken bombaların hedefi oldu.
Böyle trajedilerin önlenmesi için uluslararası iş birliklerinin ve uygun denetimlerin gerektiği, insan hakları uzmanları tarafından sürekli dile getiriliyor. Meenakshi Ganguly gibi uzmanlar, "Sivil alanları rastgele hedef almak, uluslararası yardım yasalarının ihlalidir," diyerek çatışmaların acımasızlığını gözler önüne seriyor.
Sonuç
Hint-Administre Kashmir, geçmişten günümüze gelen bir çatışma alanı olarak, sivil halkın hayatlarını derinden etkileyen koşullara sahiptir. Bu bölgede, her yeni gün yeni kayıplar ve dramalar doğuruyor. Maryam’ın gülümsemesi, bir dönem için bile olsa yaşananların ne denli trajik olduğunu hatırlatıyor.
Sürekli artan bağnazlık ve kısıtlamalar, yerel halk üzerinde kalıcı etkiler bırakırken, halkın temel ihtiyaçlarına yönelik çözüm önerileri her zaman göz ardı edilmekte. Poonch ve çevresindeki kasabaların, zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanları, barışın sadece bir hayal olmadığını herkesin fark etmesi gerektiğini söylüyor.


