İsrail Saldırıları ve Gazze’deki İnsani Kriz
Son günlerde, İsrail’in Gazze‘ye yaptığı saldırılar, tarafa göre onlarla ifade edilen acil bir insani krizi tetikledi. Bugün yapılan saldırılarda en az 51 Filistinli‘nin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu kayıpların 25’i Gazze Şehri ve şehrin kuzeyindeki bölgelere aittir. Ayrıca, Deir el-Balah’taki al-Baraka bölgesindeki bir saldırıda, mülteci barındıran bir alanda bulunan bir aileden dokuz kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Bakhit ailesine yönelik başka bir saldırıda ise beş kişi hayatını kaybetmiş durumda.
Saldırılar, Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre hastanelere de ciddi zararlar vermekte. Al-Awda Hastanesi içinde bir ilaç deposunun vurulması sonucu yangın çıktığı kaydedilirken, sağlık çalışanları yangınları söndürmek için saatler süren çabalar sarf etti. Hastane çevresinde konuşlanmış olan israilli tanklar, sağlık hizmetlerine erişimi engelleyerek durumu daha da kritik hale getiriyor.
Yardım Grupları İnsani Yardım Topluyor
Bu ağır koşullar altında, insani yardım kuruluşları da Gazze’ye gönderilen sınırlı malzeme yardımlarını toplamaya çalışıyor. Birleşmiş Milletler’e göre, Israel’in haftanın başında izin vermesiyle Gazze’ye yaklaşık 90 yardım aracı girdi. Jens Laerke, BM İnsani Yardım Ajansı OCHA’nın sözcüsü, giren araçların ilaç, un ve besin malzemeleri taşıdığını ifade etti. Ancak güvenlik tehditleri, yağmalama riski ve İsrail’in yetkilileriyle koordinasyon eksiklikleri gibi ciddi sorunlar nedeniyle yardımların dağıtımında zorluk yaşanmaktadır.
Gazze Yönetim Medya Ofisi, Çarşamba günü uluslararası ve yerel kuruluşlara 87 yardım kamyonunun ayrıldığını duyurmuştu. Al Jazeera muhabiri Tarek Abu Azzoum, Deir el-Balah’tan bildirdiği üzere, gıda araçlarının başarıyla BM dağıtım merkezlerinde boşaltıldığını aktardı. Bazı fırınların yeniden faaliyetlerine başladığını belirten Abu Azzoum, ama mevcut yardımların hâlâ nüfus ihtiyaçları karşısında yetersiz olduğunu ifade etti.
Gıda Yardımlarının Dağıtımındaki Zorluklar
Güvenlik endişeleri nedeniyle gıda yardımlarının Gazze’nin kuzeyine henüz ulaşmadığı belirtiliyor. Bu bölgede de binlerce sivil zor durumda. Abu Azzoum’un aktardığına göre, “Burada asıl soru, İsrail’in Gazze Şeridi’ne koşulsuz bir yardım akışına izin verip vermeyeceği.” Birleşmiş Milletler, tam kapanmanın üzerinden 80 gün geçmişken her gün en az 500 gıda kamyonunun Gazze’ye girmesine izin verilmesini talep ediyor.
BM verilerine göre, Gazze’de yarım milyon insan, yani her beş kişiden biri açlık riski ile karşı karşıya. Kritik bir gıda ve ilaç kıtlığı ile karşı karşıya kalan Filistinliler, uzun süreli bir izolasyon sonrasında temel ihtiyaçlar için kıyasıya yarışıyor. Papa Leo XIV bu durumu “kaygı verici ve acı verici” olarak nitelendirirken, yeterli insani yardımın girmesi için çağrıda bulundu.
İsrail’in Yeni Yardım Sistemi ve Eleştiriler
Son günlerde, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Gazze’ye yönelik yeni bir yardım sisteminin birkaç gün içinde uygulanacağını duyurdu. Bu plan, uluslararası alanda geniş çapta eleştirildi. Netanyahu, Gazze’de yeniden yerleştirilmiş bir steril bölge oluşturarak buraya yerleştirilecek olan Filipin halkına yardım göndermeyi hedefliyor. Gazze Sağlık Bakanlığı, 18 Mart’tan bu yana en az 3,509 Filistinli‘nin vidaçaklarını kaydetti. Ekim 2023’te başlayan saldırılarda ise en az 53,655 kişi öldü.
Bu çaresiz durum, Gazze’deki sağlık ve yaşam koşullarının daha da kötüleşmesine sebep olmaktadır. Filistinliler, insani yardımların ve temel ihtiyaçların sağlanmasını beklerken, kendi hayatlarını kurtarmaya çalışırlar. Filistin topraklarında yaşanan bu kriz, dünya genelindeki insanları da derinden etkilemekte ve uluslararası toplumu harekete geçirme çağrıları yapılmaktadır.


