Amerikan havaalanlarında uluslararası yolcular sıkça zor durumda kalırken, Minnesota’lı işçi örgütleyici Janette Zahia Corcelius, Avrupa’dan döndüğünde gümrük memurları tarafından sorguya alındı. Minneapolis-St. Paul Uluslararası Havalimanı’nda yapılıp, eşyası iki kez arandı; yurt dışından satın aldığı siyasi içerikli materyaller el konuldu ve telefonu da alınmış durumda. Mevcut duruma dair, Minnesota’da federal mahkemeye verilen bir şikayet bulunuyor.
Gümrük ve Sınır Koruma (CBP), sizin telefonunuzu almak ve elinde tutmak için anayasal bir gerekçeye sahip mi? American-Islamic Relations Konseyi, Corcelius’un adına hükümete dava açmış durumda. Sivil haklar grubu, Corcelius’un, Minneapolis’teki ICE baskınlarına karşı duruşu nedeniyle hedef alındığını savunuyor ve CBP’nin telefonunu el koymasının Dördüncü Değişiklik ile çeliştiğini öne sürüyor.
Ancak sorun sadece tek bir telefon aramasıyla sınırlı değil. CAIR, CBP’nin “sistematik” bir şekilde aktivistlerin cihazlarını aradığını ve karşıt görüşlü eleştirmenleri hedef almak için terörle mücadele dilini kullandığını ileri sürüyor.
Corcelius, sorguya alındığında avukatına telefonla ulaşmak için telefonunu CBP yöneticisine verdi. Ancak, daha sonra telefonunun el konulduğu söylendi. Diğer eşyaları ise hem CBP hem de İç Güvenlik Soruşturma Dairesi (HSI) tarafından incelendi.
Abartılı incelemeler CBP tarafından iki türde yapılabilir: Temel incelemeler, cihazı uçak modunda tutarak içeriklere bakmakla kısıtlıyken, gelişmiş adli incelemeler, telefonun bir dış cihaza bağlanarak içeriklerini incelemek veya kopyalamak mümkün olabiliyor. Amerikan vatandaşları, telefon aramasını reddettiklerinde ABD’ye geri dönmelerine izin veriliyor ama telefonlarının el konulması, arama yapılıp yapılmamasına bağlı olarak söz konusu olabilir. CBP’nin bu konudaki herhangi bir yorumuna zamanında ulaşılamadı.
Trump’ın görevdeki dönemi boyunca, göçmenler, turistler ve diğer vatandaş olmayanlar, CBP tarafından telefonlarının aranmasının ardından ABD’den sınır dışı edildi ya da girişlerine izin verilmedi. Aktivistlerin de yardım konvoylarıyla ilgili durumlarında benzer sorunlar yaşandı.
CBP telefon aramaları şu an için nadir görülmesine rağmen, sayılarında bir artış olduğu gözlemleniyor. 2025 mali yılında 55,318 telefon ve diğer elektronik cihaz araması gerçekleştirilirken, bu sayı 2023’te 41,767’ye kadar düşmüştü. Bu da %32’lik bir artış anlamına geliyor.
Ancak CAIR’ın şikayetinde, sınır muhafızlarının bir kişinin eşyasını sadece “makul neden” ile el koyabileceği belirtilirken, “ulusal güvenlik kaygısı” dışındaki durumlar bu kuralların dışında kalıyor.
Geçtiğimiz yılın Eylül ayında muhafazakâr aktivist Charlie Kirk’in öldürülmesinin ardından, Trump “Antifa”yı bir terör organizasyonu olarak tanımladı. Hükümetin, bu tür tanımlamalarla sivil politikalar üzerinde baskı kurma niyetinde olduğu ifade ediliyor.
Corcelius, görünüşte ICE’nin Minneapolis’teki varlığına karşı olan aktivistlerden biriydi. Kendisi, Avrupa kurumlarına DHS ile sözleşme yapan şirketlerden uzak durmalarını teşvik eden bir Minneapolis Belediye Meclisi önerisini sosyal medyada paylaştı.
CAIR avukatı John Fossum, “Terörizm kurgularının iç politikaya dahil edilmesi, uzun zamandır korktuğumuz şeylerden biri” diyerek, bu tür uygulamaların, CBP’nin arama ve el koyma haklarını artıran bir yapı sunduğunu belirtti.
Corcelius, federal mahkemeden CBP’nin telefonundaki gelişmiş aramaları durdurmasını, soruşturma sırasında elde edilen her türlü bilgiyi silmesini ve diğer eşyalarıyla birlikte telefonunu geri vermesini talep etti. Ayrıca, DHS’nin gelecekte sıradışı aramalar yapmasını yasaklamasını istiyor.
Önümüzdeki dönemde mahkeme Corcelius’un lehine karar verse bile, bu CBP’nin gelecekte aktivistleri hedef almasını engellemeyebilir. 2024’te bir federal mahkeme, New York’taki CBP’nin, yolcuların telefonlarını arayabilmesi adına bir yetkinin olması gerektiğine hükmetti. Ancak bu karar sadece New York’un Doğu Bölgesi için geçerli. Herhangi bir durumda, Corcelius’un davasında yapılacak bir karar sadece Minnesota’yı etkileyecek gibi görünüyor.
Şu an için, telefonu hala kendisine geri verilmiş değil.


