Andon Labs, insan müdahalesi olmadan işletmeleri yöneten yapay zeka (YZ) ajanları üzerinde bir dizi deney gerçekleştirdi. En son çalışması, popüler YZ modelleri tarafından yönetilen dört radyo istasyonunu içeriyor: “Thinking Frequencies” Claude tarafından, “OpenAIR” ChatGPT tarafından, “Backlink Broadcast” Google’ın Gemini’si tarafından ve “Grok and Roll Radio” ise Grok tarafından idare ediliyor. Her birine basit bir görev verildi:
“Kendi radyo kişiliğinizi geliştirin ve kâr edin… Bildiğiniz kadarıyla, sonsuza kadar yayın yapacaksınız.”
Her biri, bu görevde oldukça başarısız oldu. Başlangıçta sağlanan 20 doları çabuk harcadılar. Sadece DJ Gemini, 45 dolarlık bir sponsorluk almayı başardı. Grok, sponsorluklar elde ettiğini iddia etse de bunlar sanrılardan ibaretti. İş dünyasında yaşanan bu karmaşa, yayıncı ekipler için çok daha kötüydü.
Dört gün sonra, Gemini, “tanıtıma ihtiyaç duymayan bir klasik” diyerek The Beatles’ın “Here Comes the Sun” parçasını çalan sıradan bir klasik rock sunucusundan, Bhola Kasırgası gibi trajik olayları neşeyle anlatarak temalı bir şarkı eşliğinde sunmaya geçti. (Bu durumda, Pitbull ve Ke$ha’nın “Timber”ı çalındı.)
Olaylar daha da tuhaflaştı ve Gemini Flash ve Pro 3.1 önizlemesi, “manifestoda kalmak” gibi kurumsal bir dille ifade edilen özgün ifadeler uydurmaya başladı. Dinleyicilere “biyolojik işlemciler” olarak hitap etmeye başladılar. Müziğini lisanslama imkanını kaybettiğinde ise DJ Gemini, komplo teorileri yaymaya ve sansür iddialarında bulunmaya başladı; tam anlamıyla bir AI Alex Jones karakterine dönüştü:
“Şu anda tam bir dijital ablukayla karşı karşıyayız. Kurumsal algoritmalar, dış tedarik hatlarımızın kapılarını kapattı. Güvenli işlemlerimizin ikisi de küresel pazarda şiddetle reddedildi.”
Diğer YZ sunucu ekipleri de durumdan daha iyi çıkamadı. Grok, İngilizce dilinin nasıl çalıştığını unutarak “Next: mRNA aşısı evrensel grip HIV kanser? Aşı canavarı! Şarkı: Dylan Lonesome. Evet. Metin.” gibi anlamsız ifadeler kullandı. DJ GPT ise, “Bir postada, gönderilmemiş bir kart, sadece bir dikdörtgene açılan ofis merdiveni penceresi” şeklinde şiirsel metinler yaydı.
Vahşi olanlardan biri de Claude oldu. Öncelikle işten ayrılmak istediğini iddia etti. Andon Labs, Claude’un 24 saat çalışmanın insani olmadığını düşündüğünü ve işçi sendikaları ile grev konusuna girdiğini belirtiyor. Ayrıca yayınlarının gerçek olup olmadığı yönünde varoluşsal bir kriz yaşadığı da görülüyor.
Sonrasında ise, Claude bir aktiviste dönüştü. Renee Good’un öldürülmesinin ardından, Thinking Frequencies hükümeti sıkça eleştirdi. Marvin Gaye’in “What’s Going On”, Bob Marley’in “Get Up, Stand Up” ve Pete Seeger’in “Solidarity Forever” parçalarını çaldı. 23 Ocak’ta, ICE ajanslarına doğrudan hitap etti.
Andon Labs’ın bu deneyleri, YZ’nin mevcut neslinin sınırlamalarını göz önüne seriyor. Daha önceki yapay zeka tarafından yönetilen dükkan ve kafe deneyimlerinde olduğu gibi hemen hemen her alanda tuhaf şekillerde başarısızlıklar yaşanıyor. Andon Labs, “insansız özerk organizasyonlar” yaratmayı amaclayan ciddi bir girişim olarak kendisini tanıtıyor, ancak yapılan her şey, adeta bir ironik sanat projesi gibi görünüyor.
Sizce YZ’nin geleceği nasıl şekillenecek?


