Ford’un Yeni Elektrikli Araç Üretimine Yatırımı
Ford, pazartesi günü, Louisville Montaj Tesisi’ni, 2027 yılında piyasaya sürülecek olan, 30,000 dolarlık bir temel fiyatla satışa sunulacak yeni nesil elektrikli araçlar üretme kapasitesine sahip bir fabrikaya dönüştürmek için 2 milyar dolar yatırım yapacağını duyurdu. Bu, sıradan bir fabrika güncellemesi değil; Ford, 112 yıldan fazla bir süre önce kurucusu Henry Ford tarafından başlatılan hareketli montaj hattı sistemini tersten çevirdi.
Ford’un bu köklü değişimi, Amerika Birleşik Devletleri‘nde daha hızlı, daha verimli ve daha az parça ile üretilebilecek uygun fiyatlı elektrikli araçları piyasaya sunmanın zorluğunu yansıtıyor. Ford’un baş EV, dijital ve tasarım sorumlusunun belirttiği gibi, burada sadece bireysel maliyetlerin düşürülmesi değil, aynı zamanda Çin ile rekabet etme yeteneğini artıracak bir değişim de söz konusu.
Devrim Niteliğinde Üretim Sistemi
Ford’un Kaliforniya’daki yaklaşık 500 kişilik skunkworks ekibi, eski Tesla yöneticisi Alan Clarke’ın liderliğinde, yeni üretim sistemi ve araç platformunu geliştirmek için yıllarını harcadı. Bu ekip, Palo Alto ile Long Beach’teki yeni ofisi arasında bölünmüş durumda. Sonuç, Ford’un “evrensel üretim sistemi” olarak adlandırdığı bir yapının ortaya çıkması oldu. Bu sistem, Ford’un tek bir konveyör hattını üç kollu bir montaj ağacına dönüştürüyor.
Ford ayrıca, lityum demir fosfat bataryaları kullanacak evrensel bir EV platformu geliştirdi. Bu teknoloji, Çin’in CATL şirketinden lisanslanmış ve Ford’un Michigan’daki 3 milyar dolarlık BlueOval Batarya Parkı fabrikasında üretilecek. Bu fabrikanın, 2026’da faaliyete geçmesi planlanmakta ve 1,700 saatlik işçiyi istihdam edeceği öngörülüyor.
Yeni EV platformunun büyük tek parça alüminyum döküm parçaları içermesi, üretim sürecinde çok daha az parça kullanılmasına olanak tanıyor. Araçların ön ve arka kısımları, montaj ağacının iki kolunda ayrı ayrı birleştirilecek. Üçüncü kol ise, en dikkat çekici olanı; burada, yapısal batarya, koltuklar, konsollar ve halılar bir araya getirilecek. Bu üç bileşen, montaj hattının sonunda bir araya gelerek aracı oluşturacak.
Yenilikçi Montaj Süreci
Geleneksel bir montaj hattında, işçiler çerçeveye kablo aksesuarları ve diğer parçaları ekleyerek ilerlerken, yeni EV platformu üç kit içeriyor. Bu kit içinde, iş için gerekli tüm bağlantı elemanları, tarayıcılar ve elektrikli aletler bulunuyor ve bu aletler, kullanılacak en doğru konumda yer alıyor. Ford’a göre, tipik bir araca göre %20 daha az parça kullanılacak ve üretim süreci %15 daha hızlı gerçekleşecek.
Alan Clarke, “Kamuda daha önce böyle bir şey gördüğümü sanmıyorum,” diyerek, üretim uzmanlarının bu sürecin ne kadar hızlı bir şekilde tamamlandığını gördüklerinde emsal alınacak bir model haline geleceğine inandığını belirtti.
Üretim Değişikliklerinin Etkileri
Yeni format ve eşlik eden EV platformu, Louisville fabrikasının çalışma şekli üzerinde köklü değişiklikler yapacak ve burada çalışan işçi sayısını azaltacak. Bu dönüşüm, muhtemelen daha geniş bir tedarik zinciri üzerinde de yankı yapacak. Clarke, bu dönüşümün Amerikan işlerini koruyacağına inanıyor.
Louisville montaj tesisinde, şu anda 2,808 saatlik işçi çalışmakta ve bu tesis, Ford Escape ve Lincoln Corsair üretmektedir. Bu iki aracın üretimi, yeni elektrikli araç ailesine geçmeden önce 2026 yılına kadar devam edecek. Nihayetinde, tesis, 2,200 saatlik işçiyi istihdam edecek. Ford’un bir sözcüsü, otomobil üreticisinin diğerlerine özel bir emeklilik teşvik programı sunduğunu belirtti.
Otomasyon ve İşgücündeki Değişiklikler
Çalışan sayısında bir azalma ve “önemli” bir otomasyon artışı, genellikle Otomotiv İşçileri Sendikası’ndan (UAW) protestoları tetikler. Ancak Clarke, Ford’un baştan itibaren UAW ile yakın çalıştığını ve bu konuda bir anlaşma sağlandığını vurguladı.
“Ekipler gerçekten gelmekte olan şeyler konusunda heyecanlı çünkü ne kadar rekabetçi olmamız gerektiğini biliyorlar ve bu projenin Amerika’daki işlerin korunması için kârlı hale gelmesi gerekiyor,” dedi Clarke. “Bu, gerçekten de isteğe bağlı bir durum değil.”


