Frank adlı girişimin kurucusu Charlie Javice’in, mahkumiyetinin ardından başkanlık affı için başvurduğu bildiriliyor. Javice, Trump yönetimine yakın isimlerle sessiz bir şekilde ilişki kurmaya çalışıyor. Ancak, adının Adalet Bakanlığı’nın resmi affı bekleyenler listesinde henüz yer almadığı belirtiliyor.
Bu talep listesi hızla büyüyor. Yönetimin, Amerika’nın 250. doğum günü anısına bu yaz yaklaşık 250 af vermeyi düşündüğü ve pek çok beyaz yakalı sanığın affa başvuruda bulunduğu ifade ediliyor; bunlar arasında Sam Bankman-Fried de yer alıyor.
JPMorgan için durum pek iç açıcı değil. Geçen yıl Eylül ayında, Javice’in, başlangıç firmasının değerini şişirmek için milyonlarca sahte müşteri hesabı oluşturduğuna karar verildi. Bankaya 175 milyon dolara satılan bu girişim sonrasında, Javice şu anda yedi yılı aşkın bir hapis cezası almış durumda ve, kendisine karşı açılan davanın adil olmadığına dair itirazda bulunuyor.
Özellikle JPMorgan’ın başkan Trump ile geçmişteki ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, konuyla ilgili endişeleri daha da artmış olabilir. 2021 yılının başlarında, 6 Ocak’taki Capitol olayından sonra Trump’a ve onun işlerine bağlı hesapları kapatmış ve bu durumu Trump, siyasi bir “bankacılık yasağı” olarak nitelendirerek JPMorgan ve CEO Jamie Dimon’a 5 milyar dolarlık bir dava açmıştı. JPMorgan, herhangi bir siyasi niyetleri olduğunu reddediyor.
Javice’in yanında, mahkemede lehine tanıklık eden Apollo’nun yatırımcılarından Marc Rowan gibi güçlü destekçileri de bulunuyor. Rowan, Trump’ın kampanyalarına bağışta bulunmuş ve yeniden seçilmesinin ardından Cumhuriyetçi kongre gruplarına milyonlarca dolarlık katkı sağlamıştır.

