Göçmenlik Takip Teknolojileri: ICE’ın Dijital Araçları
Son yıllarda, göçmenlik meseleleri birçok ülkede olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri’nde de tartışma konusu olmuştur. İç Güvenlik Bakanlığı’nın başında bulunan Uygulama ve Gümrük İdareleri (ICE), özellikle son yıllarda çeşitli teknolojileri kullanarak göçmenlik politikalarını daha etkin bir şekilde yürütme çabası içinde olmuştur. Bu yazıda, ICE’ın kullandığı bazı önemli teknolojileri detaylandıracağız.
Clearview AI Yüz Tanıma Teknolojisi
Clearview AI, günümüzde en çok bilinen yüz tanıma şirketlerinden biridir. Şirket, internetten topladığı büyük veri tabanları sayesinde herhangi bir yüzü tanımlama vaadiyla teknoloji alanında dikkat çekmektedir. Ice, Clearview AI ile yaptığı sözleşmeyle, çocuk cinsel istismarı ve kolluk kuvvetlerine yönelik saldırılardaki mağdurları ve suçluları tanımlamak amacıyla bu teknolojiyi kullanmayı hedefliyor. Bu sözleşmenin maliyeti yaklaşık 3.75 milyon dolar olarak belirlenmiştir.
Clearview AI ile daha önce de benzer anlaşmalar yapılmış ve bu tür sözleşmelerle ICE‘ın yasal yetkileri güçlendirilmiştir. Ancak, şirketin insan hakları ve etik konularındaki tartışmaları da göz önünde bulundurulmalıdır.
Paragon Telefon Casus Yazılımı
Bir başka dikkat çekici teknoloji, Paragon Solutions tarafından üretilen telefonu izleme ve hackleme yazılımdır. ICE, bu yazılım için 2 milyon dolarlık bir sözleşme yapmıştır. Ancak, Biden yönetimi bu sözleşmenin uygulanmasına yönelik bir “durma emri” çıkarmıştır. Bu durum, sözleşmenin amacı ve uygulanabilirliği hakkında soru işaretleri oluşturmaktadır.
Paragon, geçmişte etik bir yazılım üreticisi olarak kendini tanısa da, Trump yönetimi altında çalışmanın etik olup olmadığını sorgulamak zorundadır.
Telefon Hackleme ve Kilit Açma Teknolojileri
ICE ayrıca, Magnet Forensics ile 3 milyon dolarlık bir sözleşme imzalamıştır. Bu sözleşme, dijital delil toplama, birden fazla cihazı işlem yapabilme ve adli raporlar oluşturma kapasitesine sahiptir. Magnet, Graykey olarak bilinen telefon hackleme teknolojisi ile tanınmaktadır. Bu teknoloji, kilitli telefonları açıp içindeki verilere erişim sağlamakta kullanılmaktadır.
Bu tür teknolojilerin, göçmenlik sürecindeki bireylerin mahremiyetine ve haklarına nasıl bir etkide bulunduğu çapraz tartışmalara yol açmaktadır.
LexisNexis Kamu Kayıt Veritabanları
LexisNexis, ICE’ın yıllardır kullandığı bir veri brokeridir. 2022 yılında yapılan bir araştırma, ICE’ın sadece yedi ay içinde 1.2 milyon arama gerçekleştirdiğini ortaya koymuştur. LexisNexis, ICE’a kamusal ve ticari verilere erişim sağlayarak suç araştırmalarını destekleyen bir veritabanı sunmaktadır.
Bu veritabanı, göçmenlerin geçmişini kontrol etme ve olası suçları önceden tahmin etme konusunda ICE‘a yardımcı olmaktadır. 2023 yılında ICE, hizmet için 4.7 milyon dolar ödemiştir. Bu kullanım, bazı eleştirmenlerin “kitle gözetimi” olarak tanımladığı uygulamalarla yüzleşmelerine neden olmuştur.
Palantir: Gözetim Devleri
Teknoloji dünyasında büyük bir yer edinmiş olan Palantir, ICE ile birçok sözleşme imzalamıştır. En büyük sözleşmesi, 18.5 milyon dolar değerindedir ve bu sözleşme, veri yönetimi için kullanılan Investigative Case Management (ICM) sistemini kapsamaktadır. Palantir’ın bu ilişkisinin kökeni, 2010’lu yılların başlarına kadar uzanır.
Palantir’ın ICM veritabanı, ICE’ın göçmenlerin durumu, fiziksel özellikleri ve diğer verileri filtrelemesine olanak tanır. Bu teknoloji sayesinde, göçmenlerin durumu hakkında detaylı raporlar oluşturulabilmektedir. Palantir’a ait bu sistem, şirket içinde tartışmalara yol açmış ve bazı çalışanlar, teknolojinin potansiyel kötüye kullanımına dair endişelerini dile getirmiştir.
Sonuç
ICE’ın kullandığı bu teknolojiler, göçmenlik meselelerini çözme konusunda önemli bir araç sunmaktadır. Ancak, bu teknolojilerin etik kullanımı, bireylerin hakları ve mahremiyeti bakımından ciddi sorgulamalara neden olmaktadır. Teknolojinin toplum üzerindeki etkisi ve bu tür uygulamaların kabul edilebilirliği konusunda daha geniş bir toplumsal tartışmaya ihtiyaç bulunmaktadır.


