
Artan deniz yüzeyi sıcaklıklarına rağmen, son on yılda küresel okyanus buharlaşmasında bir düşüş tespit edilmiştir. Bu değişim, daha yüksek sıcaklıkları uzun zamandır artan buharlaşmaya bağlayan yerleşik iklim modellerine meydan okuyor. Beklenmedik eğilim, 2008’den sonra buharlaşma oranlarının azalmaya başladığını ortaya koyarak uydu veri analizi ile gözlemlendi. Araştırmacılar, atmosferik dolaşım paternlerinin ve azalmış rüzgar hızlarının bu tersine çevrilmesini ve Dünya’nın iklim sisteminin karmaşıklığını vurgulayabileceğini öne sürüyor.
Çalışma temel iklim anomalilerini ortaya çıkarır
Buna göre çalışmak Jeofizik araştırma mektuplarında yayınlanan, Çin Bilimleri Akademisi Coğrafi Bilimler Enstitüsü ve Doğal Kaynaklar Araştırmaları Araştırmacılar tarafından okyanus ısı akı verilerinin bir değerlendirmesi yapıldı. 1988’den 2008’e kadar okyanus buharlaşması artarken, daha sonra bir tersine dönme ve 2008-2017 yılları arasında bir düşüşe yol açtığı bulundu.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Ma Ning, söylenmiş Phys.org, küresel okyanusların üçte ikisinin 2000’lerin sonlarından bu yana buharlaşma oranlarının azaldığını gösterdiğini gösteriyor. Bu düşüş, küresel ısınmanın sürekli olarak daha yüksek buharlaşma seviyelerini artıracağı beklentileri ile çelişiyor. Araştırma, özellikle Kuzey Salınım Endeksi’nde büyük ölçekli atmosferik dolaşım kaymalarının değişikliklere katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir.
Rüzgarın durgunluğunun buharlaşma üzerindeki etkisi
“Rüzgar Stilling” olarak adlandırılan rüzgar hızında bir düşüş, bu beklenmedik eğilimde önemli bir faktör olarak tanımlanmıştır. Düşük rüzgar hızları, yüzey türbülansının azalmasına neden olur, böylece okyanus ve atmosfer arasındaki nem değişimini sınırlar. Çalışma, bu fenomenin atmosferik dolaşımı etkileyen daha geniş iklim salınımlarıyla bağlantılı olabileceğini göstermektedir.
Dr. Ma, buharlaşma seviyeleri azalmış olsa da, bunun küresel hidrolojik döngünün zayıflaması olarak görülmemesi gerektiğini açıkladı. Bunun yerine, bölgesel ve küresel hava koşullarını etkileyen doğal iklim değişkenliğinin bir göstergesi olabilir. Araştırmacılar, bu bulguların uzun vadeli iklim tahminlerini nasıl etkileyebileceğini araştırmaya devam ediyor.

