Arc Boats: Yenilikçi Bir Tugboat Projesi
Arc Boats, 2021 yılında eski SpaceX çalışanları tarafından kurulan bir Los Angeles girişimi, şık spor tekneleriyle tanınsa da şimdi de *tugbot alanında önemli bir adım atarak 160 milyon dolar değerinde ilk büyük siparişini aldı. Bu sipariş, tanınmış bir tug ve barge operatörü olan Curtin Maritime ile imzalanmıştır. Yeni hibrit-elektrikli tugbotlar, 2027 yılında Los Angeles limanı çevresinde suya indirilmesi planlanıyor.
Curtin Maritime, bu siparişte toplamda 8 adet tugboat talep etti ve her biri yaklaşık 20 milyon dolar değerinde. Arc, bu tugbotları Snow & Co. tersanesi ile işbirliği içinde inşa edecek. Tugbotlar, büyük yük gemilerini Los Angeles gibi büyük limanlardan içeri ve dışarı doğru iteklemek üzere tasarlanmıştır.
Tugboat Teknolojisi ve Çevre Üzerindeki Etkisi
Arc’ın CEO’su ve kurucu ortağı Mitch Lee, bu tür tugbotların “tork üreten makineler” olduğunu belirtmektedir. Ancak standart versiyonların büyük dizel motorlarla çalışması, çevreye ciddi zararlar vermekte ve bu motorlar, havaya kara karbon ve kükürt oksitler yaymaktadır. Bu durum, hem çevreyi olumsuz etkileyen hem de çalışanların uzun dönem sağlık risklerini artıran bir sorun teşkil etmektedir.
Lee, bu tür tugbotların dünyanın en kirletici araçları arasında yer aldığını ifade etmektedir. Arc, dizel motorları büyük ölçüde bataryalar ve elektrik motorları ile değiştirme hedefini güderek, tugboat operatörlerinin kirliliği azalmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu, çevresel düzenlemelere uyum sağlamalarını ve hava kalitesini iyileştirmelerini kolaylaştırmaktadır.
Bu anlaşmayla birlikte, Los Angeles limanında toplamda sadece yaklaşık 20 adet bu tür tugboat bulunduğu düşünüldüğünde, Arc’ın siparişi ile büyük bir emisyon düşüşü sağlamak mümkün olacaktır.
Elektrik Motorlarının Sağladığı Avantajlar
Dizel güç santralinin elektrikle değiştirilmesi yalnızca çevre dostu bir çözüm sunmakla kalmayacak, aynı zamanda alan kazancı sağlayacaktır. Lee, elektrikli sistemin sağlayacağı avantajların, tugbotların daha fazla yukarıda bulunan alan sunmasına yol açacağını belirtiyor. Bu tür araçlarla çalışanların genellikle iki haftaya kadar bu teknelerde yaşamaları gerektiği için crew quarters için daha fazla alan sunmak değerli olabilir.
Ayrıca, duman çıkışlarının kaldırılması, “kontrol kulesi” olarak bilinen ve tugbotun kullanıldığı noktadaki görüş açısını da artırmaktadır. Bu sayede çalışanlar, daha güvenli ve konforlu bir çalışma deneyimi yaşayacaklar.
Arc’ın Hibrit Sisteminin İşleyişi
Arc’ın daha önce ürettiği tekneler tamamen elektrikli olup, şirketin hedefi tüm deniz araçlarını elektrifikasyona taşımaktır. Yeni tugbotlar, temel olarak elektrikli itme sistemleri ile çalışacak. Lee, bu motorların toplamda 4,000 beygir gücü üreteceğini ve bunun için 6MWh boyutunda bir bataryanın kullanılacağını ifade etti. Ayrıca, normal tugbotlarda kullanılan motorlardan çok daha küçük bir dizel jeneratör bulunuyor; bu jeneratör, yalnızca uzun seferlerde veya deniz üzerine kurulan şarj altyapısının yeterli olmadığı durumlarda çalışacak.
Lee, “Bu jeneratörleri gerektiğinde kullanma seçeneğimiz var. Operatörlerin işe gitmekte zorlanmalarını veya yeterli bataryayla kalmaktan korkmalarını asla istemiyoruz” diyor.
Kısacası, tugbotların genellikle kısa ve düzenli görevleri, elektrikli propülisyon için son derece uygundur. Lee, elektrikli güç aktarım sistemlerinin daha basit bir tasarıma sahip olmasının, Arc’ın tugbotlarının bakım için daha az zaman geçirmesini sağladığını düşünüyor. Daha az yakıt kullanma avantajının yanı sıra, Arc’ın tugbotları operatörler için oldukça mantıklı bir çözüm sunuyor.
Tugboat’un Geleceği ve Lee’nin Görüşleri
Ancak Arc’ın yeni önerisi ile spor tekneleri arasında derin bir fark var: Lee, tugbotları yasal olarak test etme imkanına sahip değil. Düşük bedelli “kamyonlaştırılabilir tugbot” aracını kullanmış olsa da, bu boyuttaki tugbotlar için özel bir lisansa ihtiyaç vardır. Ancak bu durum, Lee’nin fırsatlara olan inancını azaltmamaktadır.
“Bu teknelerin gemi inşaatı, savunma üzerinde yoğunlaşmışken, ticaretin de büyük bir parçası olduğunu düşünüyorum. Ticari faaliyetlerin bu vessels üzerine inşa edildiğini görebiliyoruz. Modernizasyon konusunda büyük bir şansımız var” diyor.


