22 yaşındaki Nathan Nwachuku, eğitim teknolojileri alanında beş yıl çalıştıktan sonra Afrika’nın bir dönüm noktasında olduğunu fark etti. Kıtanın hızlı bir sanayileşme sürecinden geçtiğini belirten Nwachuku, burada fırsatlar ve motive olmuş genç bir nüfus olduğunu ifade etti. Afrika’nın “sanayi devriminin eşiğinde” olduğunu düşündü.
Bununla birlikte, kıtanın en büyük sorunlarından biri olan “terörizm ve güvenlik problemi” ile başa çıkmakta hala zorlandığını hissetti. Afrika, dünya genelinde terörizmle ilgili en yüksek ölümlere sahip bölge olarak, bu sorunun kıtanın büyümesini yavaşlatabileceğini veya durdurabileceğini vurguladı.
Nwachuku, arkadaşı 24 yaşındaki Maxwell Maduka ile birlikte Terra Industries adlı bir savunma şirketi kurdu. Bu şirket, hükümetlere ve organizasyonlara tehditleri izleme ve yanıt verme konusunda yardımcı olmak için altyapı ve otonom sistemler tasarlıyor. Şirket, Joe Lonsdale’ın 8VC’si tarafından yönetilen 11.75 milyon dolarlık bir yatırım turuyla görücüye çıktı.
Yatırım turuna katılanlar arasında Valor Equity Partners, Lux Capital, SV Angel ve Nova Global yer aldı. Şirket daha önce 800,000 dolarlık bir ön tohum turu gerçekleştirmişti ve Nwachuku, CNN’de yer aldıktan sonra birçok yatırımcının ilgisini çektiğini ifade etti. Afrika’dan yatırımcılar arasında Tofino Capital, Kaleo Ventures ve DFS Lab bulunuyor.
Nwachuku, “Amaç, Afrika’nın ilk savunma öncüsünü inşa etmek, otonom savunma sistemleri ve kritik altyapı ile kaynakları silahlı saldırılardan korumak için diğer sistemleri geliştirmek” dedi. Maduka, şirketin CTO’su olarak görev yapıyor.
Takım, askeri tecrübe açısından oldukça donanımlı: mühendislerin %40’ının Nijerya ordusunda aynı görevde bulunduğu, 8VC’den Alex Moore’un savunma yatırımları uzmanı olarak yönetim kurulunda yer aldığı ve Nijerya Hava Kuvvetleri’nin Lüeytanı Ayo Jolasinmi’nin danışmanlık yaptığı biliniyor. Maduka, 19 yaşında bir drone şirketi kurmadan önce Nijerya Donanması’nda da mühendis olarak görev yapmıştı.
Şirket, Nijerya’nın başkenti Abuja’da yer alıyor ve ürün geliştirmede çok alanlı bir yaklaşım benimsiyor. Kritik altyapıyı kara, su ve hava yoluyla koruma yollarını inceliyor. Hava için, uzun menzilli ve kısa menzilli dronlar üretiyor. Kara için, gözetleme kuleleri ve yer dronları mevcut. Şirket ayrıca, açık deniz platformları ve su altı boru hatları gibi altyapıyı korumak için deniz teknolojileri geliştirmeye devam ediyor.
Terra, kendi özel yazılımı ArtemisOS ile teknolojisini güçlendiriyor ve bu yazılım, verileri gerçek zamanlı olarak topluyor, analiz ediyor ve sentezliyor. Tehditler tespit edildiğinde, güvenlik ajansları gibi müdahale kuvvetlerine bildirimde bulunuyor. Nwachuku, “Afrika’nın kritik altyapı ve kaynaklarının tamamını jeo-çit ile korumak istiyoruz” dedi ve sorunun ateş gücü eksikliği değil, egemen istihbarat eksikliği olduğunu ekledi.
Bununla birlikte, Afrika’nın savunmasının kendi ellerine alınabileceğini vurguladı: “Biz gerçekten Pan-Afrika savunma şirketiyiz.”
Terra yakın zamanda ilk federal sözleşmesini kazandı, ancak daha fazla detay veremedi. Şirket, hükümetlerin ve ticari müşterilerin Terra sistemleri için sipariş vermesi ve veri işleme ile depolama için yıllık ücret ödemesiyle para kazanıyor. Nwachuku, şimdiye kadar 2.5 milyon dolardan fazla ticari gelir elde ettiklerini ve 11 milyar dolarlık varlıkları koruduklarını ifade etti.
Ticari gelir, altın madenleri veya enerji santralleri gibi özel altyapıyı korumaktan geliyor. Terra, en az iki hidroelektrik santrali ve birkaç küçük madeni koruduğunu belirtti ve çoğu müşterisinin Nijerya’dan geldiğini duyurdu.
Şirket, yeni elde ettiği sermayeyi kullanarak Afrika genelinde daha fazla savunma fabrikası kurmayı umuyor. Ayrıca yazılım yeteneklerini daha da geliştirip yapay zeka ekibini büyütmeyi planlıyor. San Francisco ve Londra’da yazılım ofisleri açacak, fakat üretimin Afrika’da devam edeceğini ve kıtayla beraber iş yaratımını artırmak için yeni fabrikaların açılacağını açıkladı.
Nwachuku, “Bugün Afrika’nın epik bir varoluş mücadelesi verdiği açık. Geçtiğimiz on yıl veya iki on yıl boyunca bizi geri tutan zincirlerden kurtulmanın tek yolu, kıtanın temel kaynaklarının ve kritik altyapısının tamamının korunmasını sağlamaktır” dedi.


