Şehir içi ulaşımda açık kulaklıkların asıl sorunlarından biri, yüksek sesli atmosferlerdir. Bu durumu bilerek açık kulaklıkların amacını eleştirenler olacaktır; ancak çoğu kez açık bir tasarımın avantajı, gürültülü ortamlarda müzik ve podcast dinlemek için yeterli performansı sunmamaktadır.
Shokz’in CES 2026’da tanıttığı yeni modeli 249.95 dolara satılan OpenFit Pro, “gürültü iptali” özelliğiyle dikkat çekiyor.
Teknik açıdan bakıldığında, doğru terim gürültü azaltmadır. Aktif gürültü iptali, kulak kanallarını kaplayan bir yapı gerektirirken, OpenFit Pro bunu sağlamıyor. Bunun yerine, kulaklık üç mikrofonlu bir dizi, geliştirilmiş hoparlör tasarımı ve istenmeyen çevresel gürültüyü azaltmak için uyarlanabilir bir algoritma kullanıyor; mikrofonlardan ikisi çevresel sesleri izlerken, üçüncüsü kulak kanalı içindeki sesleri takip eder.
Shokz, ürün hakkında bilgi verdiğinde şüpheliydim. Önceki açık kulaklıklarını denemiştim ve gürültülü ulaşım sırasında, müziği bile işitmekte zorlanmıştım. Fakat bu kulaklıklarla ilgili gördüğüm, gürültü azaltma işlevinin etkili olduğudur. Şokz uygulamasında azaltma ayarını tamamen artırdığınızda, fark oldukça belirgin hale geliyor.
Gerçek bir aktif gürültü iptali deneyimi daha iyi olsa da, özellikle daha az rahatsız edici ortamlarda müzik dinlerken ya da kitap dinlerken rahatça kullanılabilir. Kulaklık, kafe gibi hafif gürültülü ortamlarda oldukça başarılı.
Evde ise, kulaklıkların hava temizleyicimden ve buzdan gelen arka plandakilerin seslerini ne kadar iyi bastırdığını görünce şaşırdım. Elbette TV’yi izlerken o seviyede etkili olmadıkları da bir gerçek; ama bu kulaklık, içeriklerinize odaklanmanıza olanak sağlıyor.
Kulaklığın tasarımına dair bazı olumsuz düşüncelerim var. Kulağın etrafında hala oldukça hacimli duruyor.
Bas kalitesi de önemli ölçüde iyileşmiş. OpenFit Pro, 40kHz’e kadar bir aralık destekliyor ve 100Hz’in altındaki bozulmayı azaltıyor. Dolby Atmos desteği de mevcut, ancak bunu açtığınızda biraz gereksiz gibi geliyor.
Son günlerde yaşadığım ana sorunlar, kulaklık fit ve tasarımları oldu. Kulak kancaları, özellikle gözlükle birlikte kullanıldığında arka tarafta hacimli hissediliyor ve kalıcı bir yerleşim sağlamıyor. Ayrıca, kılıf da oldukça büyük; ama sağladığı 50 saatlik ek şarj süresi takdire değer. (Kulaklık kendi başına 12 saat dayanıyor; bu süre gürültü azaltma ile altı saate düşüyor.)
Bu kulaklıklar, belirli bir niş pazarına hitap ediyor. Herkesin AirPods Pro’su veya başka bir ANC destekli kulaklığını bunlarla değiştirmesi pek mümkün olmayacaktır; ancak dışarıda yürürken, toplu taşıma kullanırken veya evde sakin bir şekilde çalışırken açık kulaklıkları tercih edenler için kesinlikle faydalı.
Bu kulaklıklarla ilgili en ilginç özellik hangisi sizce?



