Solar enerji, BloombergNEF’in hazırladığı yeni rapora göre, önümüzdeki on yıl içinde kömür, petrol ve doğal gazı geçerek en büyük enerji kaynağı haline gelecek. Bu büyük değişim, yapay zeka ve tam elektrikli endüstrilerin enerji tüketimindeki tarihi artışla birlikte gerçekleşecek.
BloombergNEF enerji ekonomisi uzmanı Matthias Kimmel, “Güneş enerjisi yarışta önde.” diyerek TechCrunch’a değerlendirmelerde bulundu.
Rapor, güneş enerjisinin ekonomik sebeplerle daha fazla benimsenmesinin beklenildiğini ortaya koyuyor; zira güneş enerjisi, göz ardı edilemeyecek kadar ucuz. Örneğin, Pakistan, doğal gaz fiyatlarının Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası artış göstermesiyle son iki yılda 25 gigavatlık güneş enerji kapasitesi ekledi. Ülkelerin karbon emisyonlarını azaltmak için daha agresif önlemler almaları durumunda bu geçişin daha hızlı gerçekleşmesi mümkün.
Yatırımcıların enerji sektörünü son yılların en büyük büyüme fırsatı olarak görmesi dikkat çekiyor. Veri merkezleri, bu dalganın merkezinde yer alıyor ve BloombergNEF’in verileri, fırsatın büyüklüğünü destekliyor. Danışmanlık şirketi, veri merkezlerinin 1 teravattan fazla büyük ölçekli güneş enerjisi, 400 gigavat güneş enerjisi, 370 gigavat doğal gaz ve 110 gigavat kömür talep edeceğini tahmin ediyor.
Bununla birlikte, doğal gaz ve kömürün 7/24 kesintisiz çalışabilme özelliğinden dolayı, BloombergNEF bu fosil yakıtların 2050 yılına kadar veri merkezleri için eklenen enerji üretiminin yüzde 51’ini sağlayacağını öngörüyor. Bu durum, teknoloji şirketleri ve veri merkezi geliştiricilerinin enerji kaynaklarının geleceği üzerinde büyük bir etkiye sahip olacağı anlamına geliyor.
Tahminler kesin değil; zira uzun süreli enerji depolama, jeotermal ve nükleer gibi alternatif teknolojiler de veri merkezi pazarında yer almak için mücadele ediyor. Örneğin, Google, Form Energy’den aldığı 100 saatlik batarya projesinde 1 milyar dolar değerindeki büyük pil setine yatırım yaptı. Geçtiğimiz ay Fervo Energy ve X-energy’nin halka arzları sonrası jeotermal ve nükleer enerji de dikkat çekici bir potansiyele sahip.
Fotovoltaik sistemlerden gelecek rekabet ise oldukça zorlu olacak. Güneş panellerinin maliyetleri hızla düşmeye devam ediyor ve 2035 yılı itibarıyla fiyatların yüzde 30 daha düşmesi bekleniyor. Bu da, kömür ve doğal gazı geride bırakacak bir rekabet ortamı yaratıyor. 2050 yılında güneş panellerinin, doğal gazdan daha fazla elektrik üretmesi öngörülüyor.
Güneş enerjisinin maliyetlerindeki düşüşün iki temel nedeni bulunuyor: Birincisi, Çin’in sanayi politikası, bu teknolojiye destek vererek üreticilerin piyasaya hakim olmasını sağlıyor. Diğeri ise kitlesel üretim, güneş enerjisi fiyatlarını hızla aşağıya çekiyor.
Kimmel, “Maliyetler, kurulu kapasite her iki katına çıktıkça düşer,” diyor. “Güneş enerjisinde bu süreç daha da hızlı gerçekleşiyor.” Güneş enerjisinin bolluğu, ağ ölçeğindeki bataryaların da benzer bir yola girmesine sebep olmaya başladı. İspanya ve İtalya’da bağımsız güneş enerji santralleri, güneş enerjisinin fazla olması nedeniyle kâr edemez hale geldi ve bu durum, geliştiricilerin güneş panellerini bataryalarla birleştiren hibrit yenilenebilir enerji santralleri inşa etmeye yönelmesine neden oldu.
BloombergNEF, batarya pazarının mevcut durumunun, 2020’de güneş enerjisinin bulunduğu duruma benzediğini ileri sürüyor. Geçen yıl, dünya genelinde 112 gigavatlık ağ ölçeğinde batarya kuruldu. 2035 yılına kadar bu sayının neredeyse üç katına çıkması bekleniyor. Redwood Materials’dan Ford’a kadar birçok şirket, bu eğimden yararlanmak için enerji depolama işine giriş yaptı.
Raporun eksik bir unsuru ise İran Savaşı oldu; BloombergNEF ekibi, süreçte çok ilerlemiş olduğu için büyük değişiklikler yapamadı. Takım, iki senaryonun enerji bağımlılığı üzerindeki etkilerini test etti: Ekonomik geçiş senaryosunda, dekarbonizasyon esas olarak ekonomik nedenlerle gerçekleşiyor ve her ülke, enerjiye bağımlılığını azaltıyor. Net-sıfır senaryosunda ise, düzenlemeler daha derin bir dekarbonizasyona yönlendiriyor ve her ülkenin enerji ithalatına olan bağımlılığının neredeyse sona erebileceği belirtiliyor.
Kimmel, “Bu geçiş, birçok yönden maliyet açısından verimli olup, aslında enerji bağımsızlığı için oldukça faydalıdır.” diyor.
Makale bağlantılarımız aracılığıyla alışveriş yapmanız durumunda küçük bir komisyon kazanabiliriz. Bu durum, editöryal bağımsızlığımızı etkilemez.

