Günümüz modelleri gerçekliği tek bir hat boyunca deneyimlemekte. Kullanıcı yazmayı veya konuşmayı bitirene kadar model, kullanıcının ne yaptığını ya da bunu nasıl yaptığını algılamadan bekliyor. Model, içerik oluşturmayı tamamlayana kadar algısı dondurulmuş durumda kalıyor ve yeni bilgiler almadan işlemi tamamlamayı ya da kesintiye uğramayı bekliyor. Bu durum, insan ve yapay zeka iş birliği için dar bir kanal yaratıyor; dolayısıyla bir kişinin bilgisi, niyeti ve yargısının modele ulaşma olasılığı sınırlı kalıyor. Aynı zamanda modelin yaptığı işin ne kadarının anlaşılabilir olduğu da azalıyor. Örneğin, önemli bir anlaşmazlığı yüz yüze çözmek yerine e-posta üzerinden çözmeye çalışmak gibidir.
Thinking Machines’te, bu bant genişliği darboğazını aşma konusunda güçlü bir inancımız var; yapay zeka her türlü modda gerçek zamanlı etkileşimli hale getirilebilmeli. Bu sayede, yapay zeka arayüzleri insanların bulunduğu yeri esas alıyor ve insanları yapay zeka arayüzlerine uyum sağlamak zorunda bırakmıyor.

