[
Asteroit Ryugu ve Sıvı Su Keşfi
Son yapılan bir çalışma , Ryugu adlı asteroitin doğumunu gerçekleştiren ana cisimden sonra sıvı suyun yüzeyinde aktığını göstermektedir. Bu keşif, bilim insanlarının düşündüğünden çok daha geç bir zamanda gerçekleşmiştir. Hayabusa2 uzay aracı tarafından 2018-2019 yılları arasında toplanan ve 5 Aralık 2020’de Dünya’ya dönen taş örneklerinin incelenmesi bu bulguyu ortaya çıkarmıştır.
Su Aktivitesinin Geç Dönemi
Bilim insanları, asteroitlerin, özellikle karbonlu asteroitler gibi Ryugu’nun, dış güneş sisteminde, ilkel güneş etrafında gezegenlerin oluşumu sırasında buz ve tozdan oluştuğunu bilmektedir. Bu nedenle, Ryugu’nun, gezegen sistemimizin başlangıcına ait bozulmamış malzemeler barındırdığını düşünmekteyiz. Ancak bu araştırmaya kadar, asteroitlerdeki su aktivitesinin sadece güneş sisteminin erken dönemlerinde var olduğu düşünülüyordu.
Yeni keşif, gezegenlerin oluşumunu düşünme şeklimizi değiştirebilir ve asteroitlerin ilkel Dünya’yı bombalayarak gezegenimizin su kaynaklarının büyük bir kısmını ulaştırdığı fikrini daha da güçlendirebilir.
Sıvı Su ve Kimyasal Dengesizlik
Tokyo Üniversitesi’nden araştırma ekibi üyesi Tsuyoshi Iizuka , yaptıkları incelemelerde lutetium ve hafnium elementlerinin radyoaktif izotoplarının varlığını incelediklerini belirtmiştir. Bu izotopların radyoaktif bozulması, jeolojik süreçler için bir doğal saat işlevi görmektedir. Ryugu örneklerinde beklenenden daha fazla hafnium izotopu bulunmuştur ve bu, bazı sıvıların asteroitin kayalarından lutetium’u yıkadığını göstermektedir.
Iizuka, “Ryugu’nun kimyasal kaydının, daha önce Dünya’da incelenmiş meteorlarını andırmasını bekliyorduk. Ancak sonuçlar tamamen farklıydı. Bu, diğer olası açıklamaları dikkatlice değerlendirmeyi gerektirdi ve sonunda lutetium-hafnium sisteminin geç dönemdeki sıvı akışı tarafından bozulduğunu sonucuna vardık,” demiştir.
Asteroidin Evrimi ve Su Aktiviteleri
Ryugu’nun ana cismine bir çarpmanın neden olduğunu söyleyen Iizuka, bu olayın kayada çatlaklar oluşturduğunu ve gömülü buzulun erimesine neden olduğunu belirtmiştir. Sıvı su , bu süreçle birlikte asteroitin içerisinde dolaşmaya başlayabilmiştir. Bu olayı öğrenmek, bilim insanları için büyük bir sürpriz olmuştur. Ayrıca bu zorluklar Ryugu’nun oluşum sürecini anlamada büyük bir etkiye sahiptir.
Asteroitlerin fazla su içerdiği gerçeği, Dünya’nın erken dönemlerinde okyanusların ve atmosferin gelişimine önemli etki etmiş olabilir. Iizuka, “Ryugu’nun bu kadar uzun süre buz tutmuş olması dikkate değer. Bu, Dünya’nın yapıcı bileşenlerinin düşündüğümüzden çok daha ıslak olduğunu gösteriyor,” diyerek bu durumun Dünya’nın su sistemi için başlangıç koşullarını yeniden düşünmeyi gerektirdiğini ifade etmiştir.
Çalışmanın Zorlukları ve Gelecek Araştırmalar
Ryugu’nun örnekleri ile yapılan bu çalışma, oldukça az bir miktardaki malzeme ile gerçekleştirilmiştir. Bu durum, yeni ve karmaşık element ayırma tekniklerinin geliştirilmesini gerekli kılmıştır. Iizuka, “Küçük örnek boyutumuz büyük bir sorun oldu. Element kaybını minimize ederken aynı parçadan birden fazla elementi izole edebilen yeni kimya yöntemleri tasarlamak zorunda kaldık,” demiştir.
Gelecek araştırmalar için ekip, Ryugu örneklerindeki fosfat damarlarını incelemeyi planlamaktadır. Bu, sıvı su akışının ne zaman gerçekleştiğini daha net bir şekilde açıkladığı gibi, NASA ‘nın OSIRIS-REx misyonu ile Dünya’ya dönen Bennu asteroidinin örnekleri ile karşılaştırmalar yapma imkanı sağlayacaktır. Sonuçlar, erken dönem su akışının sadece Ryugu’ya özgü olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.
Yapılan bu araştırmanın sonuçları, Nature dergisinde yayımlanmış olup, asteroitlerin su aktiviteleri konusundaki bilgi birikimimizi önemli ölçüde artırmaktadır.


