Renátó Olasz’ın “Stars of Little Importance” Filmi
Macar aktör Renátó Olasz, “Stars of Little Importance” (Minden Csillag) adlı filmle yönetmenlik kariyerine ilk adımını atıyor. Bu filmde, nostalji ve yalnızlık temaları işleniyor. Olasz, aynı zamanda filmde başrol oyuncusu olarak da yer alıyor. Filmin yapımına, ünlü Macar yönetmen Béla Tarr da katkıda bulunmuş durumda. Sarajevo Film Festivali‘nin 31. edisyonunun yarışma bölümünde dünya prömiyerini gerçekleştiren bu film, mizahi unsurlar barındırırken aynı zamanda dramatik bir yapıya da sahip.
Film Konusu ve Teması
Filmin kısaca özeti şöyle: “Bir erkek ve kız kardeş, başkentten Noel için çocukluk arkadaşları ve ilk aşklarla bir araya gelmek üzere geri dönerler. Bir parti düzenlerler. Aşırı alkol tüketmeye başlarlar. Her şey daha önceki gibi değildir. Ama her şey yolunda değil mi?” Bu ifade, filmdeki karakterlerin dönüşümü ve büyüme sancılarını yansıtıyor. İkili, 30’larına geldiklerinde karşılaştıkları varoluşsal sorularla yüzleşir: “Nereye gidiyoruz? Gençken hayal ettiğimiz hayat bu muydu?”
Olasz, senaryoyu katılımcıların doğaçlama yeteneklerini kullanarak geliştirdi. Kendi deneyimine dayalı olarak, senaristlik yerine anlatımın serbestliğine önem vermek gerektiğine inanıyor. Film, Olasz’ın yanı sıra Andrea Waskovics, Emőke Pál ve János Szén gibi isimlerden oluşan bir kadro ile hayat buldu. Görüntü yönetmenliğini Csaba Bántó üstlenirken, kurguda Judit Czakó yer aldı.
Yönetmenin Yolculuğu
Olasz, oyunculuk kariyerinin ardından yönetmenlik yapmaya başlamasının büyük bir adım olduğunu düşünmüyor. “Yönetmenlik üzerine yüksek lisansım var. Genç yaşlarımdan beri tiyatro oyunları yönetiyorum, bu yüzden yaratma tutkum her zaman benimleydi,” diyor. Öğrenim hayatında edindiği bilgilerle, oyunculukta olduğu kadar yönetmenlikte de bir topluluk içinde yaratmanın değerine inanıyor.
Béla Tarr ile tanışması, onun kariyerinde dönüm noktası olmuş. Olasz, Tarr’ın ona bir mentor gibi destek olduğunu ifade ediyor. “Béla sadece bir şey öğretir: Kendin ol,” diyor Olasz. Bu ders, kendine güven ve özgünlük vurgusuyla, Olasz’ın sinemasına damgasını vuruyor.
Filmdeki Mekânlar ve Anılar
Filmin çekimlerinin yapıldığı yer, Olasz’ın doğup büyüdüğü kent. Bir gece, görüntü yönetmeni ile yaptığı bir keşif gezisinde şehrin boş kalmış hali onu derinden etkilemiş. “Bu şehir sanki bir film seti gibiydi; herkes ya yurt dışına ya da başkente taşınmıştı,” diyor. Çocukluk anılarının yer aldığı bir pub, filmin önemli bir mekanı. Olasz, “Bu barda geçen gençliğimin anıları var,” şeklinde belirtiyor. Bar, zaman durmuş gibi aynı kalmış.
Senaryosuz Çekim Yöntemi
Olasz, bu projede farklı bir yöntem izleyerek senaryosuz çalışmayı tercih etti. “Kendi yöntemimi denemek istedim. Tiyatro geçmişim nedeniyle, oyuncularla birlikte yaratmayı seviyorum,” diyor. Her gün, çekimlerin yapılacağı mekânda bir araya gelerek o günkü sahneleri tartıştıklarını ekliyor. Nostalji ve melankoli, filmde işlenen ana temalar. Olasz, “Gerçek hayattan öğelerle dolu filmler özlüyorum,” diyor. Bu yaklaşımıyla, filmin mizahi ve gerçekçi bir forma bürünmesini sağlıyor.
Filmdeki Beyaz Ata Dair
Filmin en dikkat çekici unsurlarından biri, yeniden tekrar eden beyaz at. Olasz’a göre bu ata özgü bir anlam yüklemek yerine, izleyicinin kendi duygularını keşfetmesi amacıyla bırakmış. “Beyaz at bir rüya olabilir, gerçeklikten bir kesit ya da başka bir şey. Anlamı size bağlı,” diyor. Olasz’ın sanatsal vizyonu, izleyicinin duygusal bir deneyim yaşamasını hedefliyor.
Gelecek Projeleri ve Zorluklar
Olasz, ikinci bir film için de bir fikri olduğunu, ancak finansal zorlukların hala engel teşkil ettiğini belirtiyor. “Bu filmi düşük bütçeyle yarattık. Macaristan’da devlet desteği almak neredeyse imkansız,” diyor. Macar hükümetinin sağladığı desteklerin kısıtlılığı sebebiyle, bağımsız film yapımcıları için iş ortamı zorlu hale geliyor.
Bu zorluklara rağmen, Olasz’ın yaratıcılığı ve kararlılığı, gelecekte daha fazla projeye imza atma arzusunu sürdürüyor. “Yönetmen olarak daha fazla hikaye anlatmak istiyorum,” şeklinde belirtiyor.


