
Son keşifler, evrenin önceden tahmin edilenden çok daha fazla besleyici süper kütleli kara delik barındırabileceğini gösteriyor. Her birinin kütlesi Güneş’in milyonlarca ila milyarlarca katı arasında değişen bu devasa varlıkların, yoğun gaz ve toz perdeleri tarafından gizlendiğine inanılıyor. Araştırmacılar, bu karartmanın, aktif olarak beslenen ve çevrelerinin örtülü olması nedeniyle standart teleskoplar tarafından tespit edilemeyen kara deliklerin yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 50’sini gizleyebileceğini öne sürüyor.
Süper Kütleli Kara Deliklerden Gelen Karartma
çalışmakThe Astrophysical Journal’da ayrıntıları verilen araştırma, süper kütleli kara delikleri çevreleyen malzemenin neden olduğu karartmayı inceledi. göre rapor Space.com’a göre bu gaz ve toz genellikle çörek benzeri bir yapı oluşturarak parlak merkez bölgelerinin doğrudan gözlemlenmesini engelliyor. NuLANDS (NuSTAR Yerel AGN NH Dağıtım Araştırması) projesi üzerinde çalışan araştırmacılar, bu gizli kozmik devlerin yerini tespit etmek için NASA’nın NuSTAR uzay aracından alınan kızılötesi verileri kullandı. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacı Peter Boorman, Amerikan Astronomi Topluluğu toplantısında gizlenen kara deliklerin galaksi evriminde kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Raporlara göre Boorman, sunum sırasında kara deliklerin nispeten küçük boyutlarına rağmen ev sahibi galaksileri derinden etkilediğini belirtti.
Yıldız Oluşumu ve Galaktik Evrim Üzerindeki Etkiler
Besleyici kara deliklerin yaydığı ve ışık hızının üçte birine varan hızlarda hareket eden malzeme jetlerinin, ev sahibi galaksilerde yıkıcı güçler olduğu belirlendi. Bu jetler, gerekli gaz ve tozu dışarı atarak yıldız oluşumunu engelleyebilir, hatta durdurabilir. Kızılötesi araştırmalar kullanılarak yapılan gözlemler, toz ve gazın arkasına gizlenmiş kara deliklerin tespit edilebilir radyasyon yaydığını ve bunların varlığının anlaşılmasına olanak sağladığını ortaya çıkardı.
Southampton Üniversitesi’nden araştırmacı Poshak Gandhi, üniversiteden yapılan resmi bir basın açıklamasında, bu kara deliklerin çoğunun yalnızca yeniden yayılan kızılötesi radyasyon yoluyla tanımlanabildiği yorumunu yaptı. Araştırmacılar, bu bulguların kara deliklerin nasıl büyüdüğünü ve yaşadıkları galaksileri nasıl etkilediğini anlamada çok önemli olduğunu ve galaktik evrimi yönlendiren mekanizmalar hakkında daha derin bir bakış açısı sağladığını belirtti.

