Avrupa Araştırmacıları Büyük Teknolojilerin Verilerine Erişimde Zorluklar Yaşıyor
Büyük teknoloji şirketleri, sosyal medya platformlarındaki veriler ile araştırmalar yapmak isteyen akademik ve profesyonel araştırmacılara, Avrupa Birliği (AB) yasalarına rağmen ciddi engeller çıkarmaktadır. Bu durum, araştırmacıların bilgiyi toplama, analiz etme ve kamuoyuna sunma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.
AB Yasaları ve Araştırmacı Erişimi
Iamnitchi gibi yanlış bilgi araştırmacıları, AB yasalarına göre platform verilerine erişme hakkına sahip olduklarını belirtmelerine rağmen, birçok engel ile karşılaştıklarını ifade etmektedir. Geçtiğimiz yıl yasaların kapsamı genişletilmiş olsa da, sorunların kaynağı yasaların uygulanmasıdır. Araştırmacılar, bu uygulama sürecinin zorlukları ile sürekli mücadele etmek zorunda kalıyor.
Sosyal Medya ve Erişim Araçları
Son yıllarda, sosyal medya şirketleri kamuya açık erişim araçlarını kapatarak, araştırma süreçlerini daha da zorlaştırmıştır. Örneğin, Meta’nın CrowdTangle aracı, yerini içerik kütüphanelerine bırakmış; bazı platformlar ise API verilerini ücretli hale getirerek, akademisyenlerin bu verilere erişimini kısıtlamıştır. Araştırmacılar, API erişimi olmadan, bu platformların içerikleri önerme biçimleri veya hassas içerik raporları ile ilgili “kara delikler” oluşacağını ifade ediyor.
TikTok ve Kısıtlamalar
TikTok gibi platformlar, araştırmacıların günde çekebileceği gönderi sayısını sınırlandırarak, ölçekli bir çalışma yapmayı imkânsız hale getirmektedir. Bu tür kısıtlamalar, araştırmaların kapsamını ve derinliğini büyük ölçüde daraltmakta ve bilimsel doğruyun elde edilmesini engellemektedir.
DSA’nın Hedefleri ve Uygulama Sorunları
Dijital Hizmetler Yasası (DSA), güvenilir kurumlardaki araştırmacılara API verilerine erişim sağlayarak sistemik riskleri incelemeyi amaçlamaktadır. Ancak, yasa yürürlüğe girdikten iki yıl sonra araştırmacılar, güvenlik gereksinimlerini karşılamakta güçlük çekmekte ve neyin sistemik risk olarak kabul edileceği konusunda platformların dar yorumları ile karşılaşmaktadır. Uygulama formları, her platform için farklılık gösterse de çoğu, verilerin çok sıkı güvenlik standartlarına uyması gerektiğini talep etmektedir.
Araştırmacılar İçin Elde Edilebilirlik Sorunları
Onay alan araştırmacılar için bile verilerin kalitesi garanti edilememektedir. DSA40 Collaboratory, API verilerinin çoğu zaman tekrarlanabilir olmadığını ve bu durumun araştırmaların doğruluğunu sorgulatabileceğini vurgulamaktadır. Verilerin doğruluğu, bilimsel araştırmaların temel gereksinimlerinden biridir.
Sonuç
Sonuç olarak, Avrupa’daki araştırmacılar, büyük teknoloji şirketleri karşısında ciddi zorluklar yaşamaktadır. Veri erişimi konusunda yaşanan bu sorunlar, yalnızca akademik çalışmaları değil, aynı zamanda kamuoyunu bilgilendirme ve şeffaflığı da olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte, büyük teknoloji şirketlerinin açıklamalarına rağmen, mevcut veri erişim modellerinin araştırmacılar için teşvik edici olmadığı açıktır. Araştırmacıların bu engelleri aşabilmeleri için AB yasalarının daha etkili bir şekilde uygulanması ve platformların daha şeffaf hale gelmesi önem taşımaktadır.
Teknoloji
US-1

