Peter Molyneux, Fable’ın yaratıcısı ve Black & White gibi ünlü “tanrı” oyunlarının arkasındaki isim, hayatının son oyununu yayımladı: Masters of Albion. Bu oyun, onun taahhütte bulunduğu hedeflere ulaşamadığına dair bir kanıt olarak gösteriliyor ve Molyneux’un kariyerinin zirve noktası olarak tanımlanıyor. Ancak, oyuncuların yorumlarına göre oyun, bir Tanrı olmadıkları hissini uyandırıyor ve daha çok Orta Çağ’da geçiyormuş gibi bir Cooking Mama deneyimi sunuyor.
Oynanış ve Backstory
Oyuncuların geribildirimlerine göre, oyun daha çok bir mini oyunun etrafında dönüyor. “Ana oyun döngüsü, Cooking Mama tarzında bir mini oyuna dayalı gibi görünüyor,” diyor biri. Steam’deki kullanıcı değerlendirmeleri şu an karışık bir durum sergiliyor.
Oyun, oyunculara “Tanrı olarak yaşayan bir dünyayı şekillendirme” veya “bu dünyayı insanların gözünden deneyimleme” imkanı sunduğu söyleniyor. Ancak, oyunda yer alan çok sayıda zorlu yemek yapma görevi dikkat çekiyor.
Sandviç Yapma ve Yaratıcılık
Oyun, inşa etme, kasaba savunma ve diğer klasik yaşam simülasyonu ve strateji unsurlarını barındırıyor. Ancak çoğunlukla sandviç, pasta, çorba ve börek yapma görevleriyle dolu bir deneyim sunuyor. Bir Steam yorumu, “Güçlü bir Tanrısal el olmanın yanı sıra, ekmek koymayı ve üzerine ne konacağını seçmekle sınırlı kalıyorsunuz,” diyor.
Örneğin, ilk istekte oyuncudan sadece “ekmek, süt ürünleri ve başka bir şey olmadan” bir sandviç yapması isteniyor. Ancak, bir oyuncunun bu isteği karşılamak için peynir, marul, domates ve ilginç bir şekilde “fare eti” ile bir sandviç yaparken, hala 10/10 puan aldığı görülüyor.
Gelecek ve Beklentiler
Oyun şu an erken erişim aşamasında ve geliştiriciler, bu yemek hazırlama odaklı deneyimin gelecekteki güncellemelerde azalabileceğini belirtiyor. Oyuncuların çoğu oyunun sadece başlangıç kısımlarını deneyimlediği için, ilerleyip gitgide daha az zahmetli yemek yapma görevleriyle karşılaşma ihtimalleri var.
Molyneux, bu oyunun en son projesi olduğunu iddia etse de, Masters of Albion’ın üçleme olacağına dair de açıklamalarda bulunmuş durumda.
Peki, yapay zeka ve tanrısal güçler arasındaki çizgi ne kadar belirsiz ve bunu başarıyla kavrayacak mı?


