Waymo, robotaksi hizmetlerinde uzaktan asistan kullanımıyla ilgili olarak, bir senato oturumu sırasında üst düzey yöneticisinin ifadeleri viral hale geldikten sonra savunma yaptı. Waymo’nun küresel operasyonlar müdürü Ryan McNamara, Salı günü Senatör Ed Markey’e gönderdiği mektupta, şirketin uzaktan yardım operasyonlarına dair detaylı bilgiler sundu. Bu bilgiler arasında yurt dışında görev yapan çalışan sayısı da yer alıyor.
Waymo, yaklaşık 70 adet “uzaktan yardım ajanı” istihdam ediyor; bunların yarısı ABD’de, diğer yarısı ise Filipinler’de bulunuyor. McNamara’nın belirttiğine göre, bu ajanlar “otomatik sürüş sistemi tarafından talep edildiğinde” olay odaklı olarak tavsiyelerde bulunuyor. “Waymo’nun uzaktan yardım ajanları, Waymo Sürücüsüne sadece tavsiye ve destek sağlıyor; aracı doğrudan kontrol etmiyor, yönlendirmiyor veya sürmüyor,” ifadesini kullandı.
Birçok medya kuruluşu, senato oturumunda yapılan bu açıklamaları, Waymo’nun robotaksi operasyonlarıyla ilgili büyük bir sırrı açığa çıkardığı gibi yorumladı. Oturum sırasında Senatör Markey, Waymo’nun güvenlik şefi Mauricio Peña’ya uzaktan asistanların yurt dışında olup olmadığını sordu. Markey, “Waymo, bir insan arkadaşına yardım için haber veriyor,” dedi.
Peña’nın Filipinler’deki bazı ajanların bulunduğu yanıtı ardından, açıklaması pek çok haber kaynağı tarafından yanlış bir şekilde, bu araçların yurt dışındaki uzaktan sürücüler tarafından kontrol edildiği şeklinde yorumlandı. Ancak McNamara, mektubunda bu ajanların aracı kontrol etmediğini ve uzaktan sürücülerin canlı görüntü akışlarını izleyerek herhangi bir sorun için hazırlıklı olmadıklarını ekledi. “Tam tersine, otomatik sürüş sistemi, aracın belirsiz bir durumla karşılaştığında uzaktan yardım için iletişime geçiyor,” diye belirtti. Bu etkileşimlerin genellikle yalnızca birkaç saniye sürdüğü bilgisini paylaştı.
Filipinler’deki uzaktan yardımcıların tümü, lisanslı sürücüler, İngilizce konuşanlar ve uyuşturucu testlerinden geçtiler. McNamara, Markey’e eğitimlerin bu ajanların tamamı için belirli görevlerine uygun şekilde düzenlendiğini ve etkinliklerinin yakından takip edildiğini ifade etti.
Waymo’nun uzaktan asistanları, araç içi temizlik veya hareket ettirileceği yolların önerilmesi gibi basit görevlerde kullanılıyor. McNamara, bu çalışanların Waymo’nun Olay Müdahale Ekibi’nden farklı olduğunu vurguladı; çünkü Olay Müdahale Ekibi, bir Waymo aracının kaza yaptığında ya da güvenlik olayında devreye giriyor. Bu ekibin tüm üyeleri ise ABD’de bulunuyor.
Waymo’nun operasyonları, birçok güvenlik olayının ardından daha fazla incelemeye tabi tutuluyor. Bunlar arasında, Aralık ayında San Francisco’da yaşanan bir güç kesintisinde birkaç robotaksinin kesişimlerde hareketsiz kalması ve Santa Monica’da bir çocuğun düşük hızda bir robotaksi tarafından çarpılması bulunuyor. Tüm bunlar, Waymo ve diğer firmaların sürücüsüz araçların kullanımını artırdığına dair öne sürdükleri iddialarla birlikte, AI’nin iş kayıplarına yol açacağına dair endişeleri de artırıyor.
Robotaksilerin güvenliğini sağlamak için uzaktan yardım ihtiyacının bulunup bulunmadığını sormak, birçok kişi için hala belirsizlik taşırken, bu durumun ne kadar kabul edilebilir olduğu sorgulanıyor. Sizce bu tür uygulamalar, güvenli bir sürüş deneyimi sunmak adına yeterli midir?


