Hooshang Amirahmadi: İran’ı Anlama Yolculuğu
Hooshang Amirahmadi, akademik kariyeri ve uluslararası hizmeti boyunca 50 yılı aşkın bir süre boyunca İran ile ilgili önemli deneyimler yaşamıştır. Rutgers Üniversitesi‘nde profesör olan Amirahmadi, American Iranian Council (Amerikan İran Konseyi) adlı transnasyonal ilişki örgütünün kurucusudur. Irak ile İran arasındaki savaş sırasında İran’ı ziyaret eden Amirahmadi, savaşın sona ermesi için çaba sarf etmiştir. Ayrıca, İngilizce ve Farsça birçok kitap yazmış ve 2005, 2013 ve 2017 yıllarında İran Cumhurbaşkanı adayı olmak için başvurular yapmıştır. Ancak dini liderler, onun Amerikan vatandaşlığı ve demokrasi yanlısı duruşu nedeniyle adaylığını iptal etmiştir.
Amerika’da Öne Çıkan Bir Figür
Amirahmadi, ABD‘de derin bir etkiye sahip olup, Rutgers’ın Orta Doğu Çalışmaları Merkezi‘nde yöneticilik yapmıştır. Hem Amerikan hem de İran pasaportuna sahip olan nadir kişilerden biri olarak, her iki ülke arasında serbestçe seyahat edebilmektedir. Bu sebeple, sıkça CNN, Fox ve PBS gibi uluslararası haber kanallarında görünmektedir.
Son dönemde, İsrail-İran Savaşı‘nın başlamasıyla birlikte, İran’a dair yanlış yanlış anlamaların artması sebebiyle Amirahmadi ile iletişime geçmek gerekti. Hollywood Reporter ile yaptığı görüşmede, Amirahmadi İran ve ABD arasındaki ilişkilere dair düşüncelerini paylaştı.
İran’daki Toplumun Gerçekliği
Amerikan televizyonlarında iran halkı genellikle, rejime karşı mitolojik bir tutum sergileyen bir kitle olarak gösterilmektedir. Örneğin, Apple TV yapımı "Tehran" dizisi, İran güvenlik teşkilatının büyük bir bölümünün Mossad için çalıştığını ima etmektedir. Amirahmadi, bu durumun bir yanını doğru yansıttığını belirtmekle birlikte, gerçeklerin daha karmaşık olduğunu da ifade etmiştir.
İran’da hala yaşayan yaklaşık 90.000 veya 100.000 Yahudi bulunmaktadır ve bu durum İran içindeki dinamiklerin karmaşık olduğunu göstermektedir. Birçok İranlı, rejime karşı ardında kendilerini gizleyen bir duyguyla farklı bir anlayış sergileyebilmektedir.
Son 10 Yılda Değişimini Gözlemleme
Son 10-15 yıl içinde, İranlıların İsrail ile olan ilişkileri büyük değişim göstermiştir. Amirahmadi, İsrail’in İran’daki yüksek rütbeli generalleri ve nükleer bilim insanlarını hedef alan saldırılarının, halkın klişeleşmiş inancını zayıflattığını ifade etmektedir. Önceden İranlıların daha çok pro-İsrail olduğunu söyleyen Amirahmadi, bu oranının artık 50-50 civarında olduğunu belirtmektedir.
İranlıların nükleer bilim insanlarına yönelik saldırıları, halk arasında genel bir karşıtlık oluşturmuş durumdadır. Bu kişiler toplumun bir parçasıdır; sadece bir rejimin aracısı olarak görülmemektedir.
İlişkilerin Geleceği ve Sosyal Dinamikler
Amirahmadi’ye göre, mevcut çatışmalar her iki tarafta da düşmanlığı artıracaktır. Ancak, savaşlar bazen insanların bir araya gelmesine ve birbirlerini daha iyi anlamalarına da yol açabilmektedir. Özellikle Almanya ve ABD arasındaki ilişkiler, savaş sonrası dönemde nasıl şekillenmişse, benzer bir durumun burada da yaşanabileceğine dair umut taşımaktadır.
Medya ve Algı Sorunu
İran medyası ve Amerikan medyası arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır. Amirahmadi, İran’ın Batı medyasında çoğunlukla yalnızca terörist bir devlet olarak yansıtıldığını belirtmektedir. Bu durum, Amerikan halkının İran’a dair algısını olumsuz etkilemiştir. Ayrıca, çok az sayıda İran uzmanı yetiştiren Amerikan üniversiteleri, doğru bilgi akışını da engellemektedir.
Dissident Filmlerin Önemi
Son dönemde ödül alan dissident filmler, İranlı gençlerin rejime karşı tutumunu ortaya koymaktadır. Bu filmler, halk arasındaki demokrasi arzusu ve rejime karşı duyulan hoşnutsuzluğu sergilemektedir. Ancak Amirahmadi, İran’ın devrim öncesinde en pro-Amerikan ülke olduğunu ve bu görüşün hâlâ var olduğunu savunmaktadır.
Sonuç: Anlayışın Geliştirilmesi
Ordinaryan İranlıların hikayeleri, gerçekler ve duygular, doğru bir şekilde aktarılmadığı sürece bu algılar değişmeyecektir. Amirahmadi, Hollywood’da İranlı karakterlerin yer aldığı bir dizi veya film yapılmasının önemine vurgu yapmaktadır. Bu tür bir yapı, karşılıklı anlayışı derinleştirebilir ve sosyal çatışmaları azaltabilir.


