Uber, otonom araç üreticileri için yeni bir strateji geliştirdi: “Bu işi biz üstleniyoruz.” Şirket, robotaksi, otonom kamyon ve yaya teslimat robotları işletme süreçlerini yürütecek Uber Otonom Çözümler adıyla yeni bir birim kurdu. Bu birim, yazılım ve destek hizmetleri dahil tüm operasyonel görevleri üstlenecek.
Pazartesi günü duyurulan bu girişim, Uber’in birkaç yıldır sessizce yürüttüğü çalışmaların resmi bir şekli olarak ortaya çıkıyor.
Uber, robotaksi, taşımacılık, yaya teslimat robotları ve drone’lar gibi her kullanım durumu için iki düzineye yakın otonom araç teknolojisi şirketi ile ortaklıklar kurdu. Şirket, bu şirketlere yatırım yaparak hızlı şarj istasyonları inşa etmek için 100 milyon dolar ayırdı ve robotaksi ortakları için veri toplayacak özel bir mühendislik ekibi olan Uber AV Labs’ı kurdu.
Uber, yaptığı ortaklıklar ve yatırımlarla birlikte kendisini bu süreçte vazgeçilmez hale getirmek istiyor.
Uber’in otonom mobilite ve teslimat global başkanı Sarfraz Maredia, “AV teknolojisi ekipleri en iyi bildikleri şeylere odaklanmalı: otonom bir dünyayı güvenli bir şekilde çalıştıracak yazılımı geliştirmek,” dedi. Maredia, bu girişimin hektik operasyonlar konusunda “ihtiyaç duydukları derinliği” eklemek olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, bu girişimle birlikte, şirketlerin maliyetlerini azaltmayı ve pazara daha hızlı ulaşmalarını sağlamayı hedefliyor. Uber, ortakları ile robotaksi dağıtımlarını bu yıl sonunda 15’ten fazla şehirde ölçeklendirecek.
Otonom teknolojilerin ticari olarak başarılı olup olmayacağını belirleyecek olan unsurlar arasında eğitim verileri, haritalama, filo finansmanı ve robotaksilerin karmaşık olayları yönetme yeteneği yer alıyor. Uber, ortaklarıyla paylaşabileceği verileri toplamak için özel donanımlı Lucid araçları kullanıyor.
Yeni birim, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik müşteri destek hizmetleri üzerine de odaklanacak. Uber, filo yönetimi ile birlikte uzaktan destek sunmayı planlıyor; bu durum, Waymo’nun yurt dışındaki iş gücünü kullanma uygulamaları üzerine bazı endişelere neden olmuştu.
Uber’in bu hamlesi, hem varoluşsal bir ihtiyaç hem de fırsatları değerlendirme stratejisi olarak değerlendirilebilir. Şirket, 2020’de iç geliştirme birimi Uber ATG’yi sattıktan sonra, ortaklıklar ve yatırımlarla pozisyonunu sağlamlaştırmaya çalışıyor.
Uber’in şu anki iş modeline karşı koyabilmesi için yeni biriminden büyük beklentileri var. Sadece robotaksi hizmetleri ile değil, mevcut sürücülerle yürütülen yolculuk ve yiyecek teslimatı alanındaki gelir kaybını telafi edebilir mi?

