Trump Yönetimi, Eyaletleri Mahkemeye Verdi: ICE Ajanları Yüzlerini Göstersin mi?
Trump yönetimi, en az beş eyalet ve Philadelphia şehrine karşı, göçmenlik ve gümrük uygulama ofislerini (ICE) iş başındaki kötü yönetimden sorumlu tutmayı amaçlayan yasalar nedeniyle dava açtı. Bu yasaların ayrıntıları farklılık gösterse de, yönetimin özellikle rahatsız olduğu konu, ICE ajanlarının göçmenlik baskınları sırasında maske takmalarının yasaklanacak olması ve yüz tanıtıcı bir kimlik giymelerinin zorunlu hale gelmesidir.
ICE Ajanlarının Güvenliği Üzerine Argümanlar
Trump yönetimi avukatları, yüzlerini gösterecek olmalarının ICE ajanlarının güvenliğini tehlikeye atacağını iddia ediyor. Güvenlik endişesi, yasa tasarılarına karşı yürütülen hukuki süreçlerin merkezinde yer alıyor. New York, Virginia, Connecticut, New Jersey ve Philadelphia’ya karşı açılan davalarda, federal avukatlar, insanların ICE ajanlarının fotoğraflarını çekip bunları sosyal medyadaki ve “doxing” sitelerindeki yüz tanıma uygulamalarında kullandıklarını öne sürüyor.
ICESpy Projesinin Eleştirisi
Federal hükümetin mahkemeye sunduğu belgelerde, özellikle bir sanat projesi olan ICESpy’ye atıfta bulunuluyor. Ancak projenin yaratıcısı Kyle McDonald, ICESpy’in yüz tanıma yazılımının, mevcut ICE ajanlarının çoğunu tanımada çok yetersiz olduğunu belirtiyor. ICESpy, neredeyse bir on yıl önce LinkedIn’de kendini ICE çalışanı olarak tanımlamış kişilerin fotoğrafları, iş unvanları ve isimleri üzerine kurulu. McDonald’ın belirttiğine göre, bu veri setinde yer alan kişiler arasında “deportasyon memuru” olarak tanımlananlar oldukça az.
Veri Sorunları ve Gerçekler
ICE, Ocak ayında ajan ve memur sayısını 10.000’den 22.000’e çıkardığını duyurdu. Bu durumda, yeni katılan kişilerin çoğu, 2018 veritabanında yer almıyor. McDonald, federal hükümetin yüklediği suçlamalara karşı net bir şekilde “Bu sitelerin aile üyelerini bulmak için kullanıldığına dair herhangi bir kanıt sunmuyorlar,” diyor. Bu noktada, ICESpy projesinin herhangi bir aktif tehdidi bulunmadığını vurguluyor.
Doxing ile İlgili Diğer Siteler
Federal avukatlar, “doxing” faaliyetlerine katılan başka bir site olan ICE List’i de eleştiriyor. ICE List, ICE ile deportasyon çabalarına katılan diğer ajanslarla ilişkili kişileri takip eden bir hesap verebilirlik girişimi olarak kendini tanımlıyor. Bu sitenin kullanıcıları, ICE ajanlarının isimleri, iş unvanları ve görev yaptıkları alanlar hakkında genel bilgiler alabiliyor. Ancak, bu veriler de çoğunlukla LinkedIn’de kendini ICE çalışanı olarak tanımlayan kişilerin paylaştığı bilgilere dayanmaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
Sonuç olarak, Trump yönetiminin, eyalet yasalarına karşı açtığı davalar, hem güvenlik meselesi hem de hesap verebilirlik açısından önemli bir tartışma konusunu gündeme getiriyor. ICE ajanlarının yüzlerini göstermeleri karşısında ortaya atılan güvenlik endişeleri, birçok kıyas ve veri sorunuyla birleşiyor. ICESpy gibi projelerin gerçek tehdit oluşturup oluşturmadığı konusunda ise uzman görüşleri farklılık gösteriyor. Bu durumda, göçmenlik uygulamaları ve hesap verebilirlik arasındaki dengeyi sağlamak önümüzdeki dönemde önemli bir mesele olmaya devam edecek.
Teknoloji
US-1

