Güney Afrika – ABD İlişkileri
Güney Afrika’nın Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Çarşamba günü Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelecek. Bu toplantının ana hedefi, iki ülke arasındaki bozulan ilişkileri yeniden düzeltmek olacak. İki liderin en çok tartıştığı konulardan biri, Güney Afrika’nın son zamanlarda kabul ettiği toprak mülkiyeti yasasıdır. Trump, bu yasayı kınamış ve bunun, zengin beyaz azınlığın "persekitasyona uğraması" anlamına geldiğini belirtmiştir.
Expropriation Yasası Nedir?
Cumhurbaşkanı Ramaphosa, Expropriation Yasası’nı Ocak ayında imzaladı. Bu yasa, demokratik muhalefet ve özellikle Demokratik İttifak (DA) partisinin karşı çıkması sonucu aylar süren tartışmaların ardından yürürlüğe girdi. Yasa, hükümete özel mülklerden, beyaz veya başka bir etnik gruptan, kamusal amaçlar için toprak alma yetkisi veriyor. Bu amaçlar arasında altyapı projeleri, kamu hizmetlerinin genişletilmesi, çevresel koruma ve adil kaynak dağıtımı yer alıyor.
Yasa, adil tazminat ödenmesini öngörse de bazı durumlarda tazminatsız toprak alımına da izin veriyor. Bu yasa, apartheid döneminde hazırlanan 1975 tarihli Expropriation Yasası’nın yerini alıyor ve önceki yasanın hukuki belirsizlikler içermesi sebebiyle eleştiriliyordu. Ancak bazı Afrikaner grupları, yeni yasaların topraklarının zorla gasp edilmesine yol açabileceğinden kaygı duyuyor.
Afrikanerlerin Tarihi
Beyaz Afrikanerler, ağırlıklı olarak Hollandalı sömürgecilerin torunlarıdır ve 1990 yılına kadar apartheid sistemi altında ülkeyi kontrol ediyorlardı. Bu dönemde, siyahi çoğunluk dışlanmış ve ayrımcılığa tabi tutulmuştur. Hâlâ birçok başarılı iş insanı ve çiftlik sahibi beyazlardır. Beyaz Güney Afrikalılar, nüfuslarının sadece %7 olmasına rağmen, ülkenin toplam arazisinin %70’ine sahiptir.
Ramaphosa’nın hükümeti, yeni yasayla birlikte, tarihsel olarak dışlanmış gruplara, özellikle siyahlara, kadınlara ve engellilere toprak dağıtımını artırmayı hedefliyor. Ramaphosa, bu yasanın "korsanlık" değil, eşitlikçi bir zenginlik dağıtımını sağlamak için gerekli bir politika olduğunun altını çiziyor.
Trump ve Müttefiklerinin Yasa Üzerindeki Görüşleri
Trump, Şubat ayında Güney Afrika’ya yaptığı mali yardımların kesilmesi yönünde bir karar aldı. Bu karar, "adaletsiz ırksal ayrımcılık" iddialarına dayanıyordu. Trump’ın kararında, beyaz mülk sahiplerinin arazilerinin gasp edilmesi, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı uluslararası mahkemeye açtığı dava gibi birçok konu öne çıktı.
Trump, “Güney Afrika’nın yasalara aykırı olarak etnik azınlık olan Afrikanerler’in tarım mülklerini tazminatsız olarak alma yetkisi tanıyan yasalar çıkarması, ABD’nin bu hükümeti desteklemesini engeller” diye belirtti. Geçmişte, ABD, Güney Afrika’ya HIV ile mücadele amacıyla mali yardım sağlıyordu, ancak Trump, bu yardımları askıya aldı.
Güney Afrika doğumlu girişimci Elon Musk da bu yasa konusunda eleştirilerini dile getirdi. Musk, Güney Afrika hükümetini beyaz çiftçilere karşı bir "soykırım" durumu karşısında harekete geçmemekle suçladı. Aynı zamanda, yasaların kendi işine zarar verdiğini ve "ırkçı mülkiyet yasaları" hakkında eleştirilerde bulundu.
Ulusal Güvenlik Tansiyonu
Trump, beyaz çiftçilerin maruz kaldığı "şiddet" vakalarını dile getiren bir grup beyaz Güney Afrikalının iddialarına dikkat çekti. Ramaphosa’nın hükümeti ise bu iddiaları reddetmekte ve çiftçi ölümlerinin daha geniş bir suç sorununun parçası olduğunu belirtmektedir. Ülkede çiftlikler, remoteness (uzaklık) sebebiyle sık sık saldırılara maruz kalıyor ve bu durum tüm çiftlik sahiplerini ilgilendiren bir sorun haline gelmiştir.
Ayrıca, Gaza meselesi de iki ülke arasındaki gerilimi artıran bir diğer konu. Güney Afrika, 2023’te İsrail’e karşı uluslararası mahkemeye açtığı dava ile dikkatleri üzerine çekti. Bu, ABD’nin müttefiki olan İsrail’in öfkesini üzerine çekti. Tüm bu gelişmeler, Güney Afrika ve ABD arasındaki ilişkilerin daha da kötüleşmesine neden olmaktadır.


