<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>

<channel>
	<title>imzalarını &#8211; Teknomers | Dünyadan Güncel Teknoloji | Oyun | Müzik | Film | Spor Haberleri</title>
	<atom:link href="https://teknomers.com/tag/imzalarini/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://teknomers.com</link>
	<description>Güncel Spor &#124; Oyun &#124; Teknoloji &#124; Haberleri &#124; Bilimsel Gelişmeler &#124; Uzay &#124; Siber Güvenlik &#124; Blog Yazıları</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jun 2025 09:05:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>ConnectWise, güvenlik riskleri nedeniyle ekran dönüş kod imzalarını değiştirecek.</title>
		<link>https://teknomers.com/connectwise-guvenlik-riskleri-nedeniyle-ekran-donus-kod-imzalarini-degistirecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[teknomers]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 09:05:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Computer security]]></category>
		<category><![CDATA[ConnectWise]]></category>
		<category><![CDATA[cyber attacks]]></category>
		<category><![CDATA[cyber news]]></category>
		<category><![CDATA[cyber security news]]></category>
		<category><![CDATA[cyber security news today]]></category>
		<category><![CDATA[cyber security updates]]></category>
		<category><![CDATA[cyber updates]]></category>
		<category><![CDATA[data breach]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirecek]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hacker news]]></category>
		<category><![CDATA[hacking news]]></category>
		<category><![CDATA[how to hack]]></category>
		<category><![CDATA[imzalarını]]></category>
		<category><![CDATA[information security]]></category>
		<category><![CDATA[Kod]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[network security]]></category>
		<category><![CDATA[ransomware malware]]></category>
		<category><![CDATA[Riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[software vulnerability]]></category>
		<category><![CDATA[the hacker news]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://teknomers.com/2025/06/12/connectwise-guvenlik-riskleri-nedeniyle-ekran-donus-kod-imzalarini-degistirecek/</guid>

					<description><![CDATA[ConnectWise’ın Dijital Sertifikalarla İlgili Güvenlik Açığı Son dönemlerde yazılım güvenliği alanında dikkat çeken gelişmeler arasında, ConnectWise şirketinin, bazı ürünlerinde dijital kod imzalama sertifikalarını değiştirme kararı yer alıyor. Bu karar, şirketin ScreenConnect, ConnectWise Automate ve RMM (Uzaktan İzleme ve Yönetim) uygulamalarını etkiliyor. Şirket, bu değişikliğin arkasındaki sebebi, bir üçüncü şahıs araştırmacısının ScreenConnect’in daha eski versiyonlarındaki bazı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>ConnectWise’ın Dijital Sertifikalarla İlgili Güvenlik Açığı</h2>
<p>Son dönemlerde yazılım güvenliği alanında dikkat çeken gelişmeler arasında, <strong>ConnectWise</strong> şirketinin, bazı ürünlerinde dijital <strong>kod imzalama sertifikalarını</strong> değiştirme kararı yer alıyor. Bu karar, şirketin <strong>ScreenConnect</strong>, <strong>ConnectWise Automate</strong> ve <strong>RMM</strong> (Uzaktan İzleme ve Yönetim) uygulamalarını etkiliyor. Şirket, bu değişikliğin arkasındaki sebebi, bir üçüncü şahıs araştırmacısının ScreenConnect’in daha eski versiyonlarındaki bazı yapılandırma verilerini nasıl yönettiğiyle ilgili endişeler olarak belirtiyor.</p>
<h2>Gizli Yapılandırma Verileri ve Güvenlik Riskleri</h2>
<p>ConnectWise, sorunun doğası hakkında ayrıntılı bilgi vermek istemese de, bu durumla ilgili bazı bilgiler belirli bir <strong>SSS</strong> (sıkça sorulan sorular) başlığı altında yalnızca müşterileri için paylaşıldı. Sorun, <strong>ScreenConnect&#8217;in</strong>, imzalı bir parça olmayan ve yükleyiciyle birlikte bulunan yapılandırma verilerini depolama yeteneğinden kaynaklanıyor. Şirket, bu alanı kullanarak bağlantı için gerekli yapılandırma bilgilerini geçirdiğini belirtti. Ancak, günümüz <strong>güvenlik standartları</strong> göz önünde bulundurulduğunda, bu durum bazı güvenlik riskleri yaratıyor.</p>
<h2>Dijital Sertifikaların İptali ve Güncellemeler</h2>
<p>ConnectWise, yeni sertifikaların verilmesinin yanı sıra, yapılandırma verilerinin yönetimini geliştirmek için bir güncelleme de yayınlayacağını duyurdu. Dijital sertifikaların iptalinin 13 Haziran 2025 saat 20:00 ET (14 Haziran 00:00 UTC) tarihinde gerçekleşmesi bekleniyor. Şirket, bu sorunun sistemlerinin veya sertifikalarının ele geçirilmesiyle alakalı olmadığını vurguladı. </p>
<p>Ayrıca, ConnectWise, Automate ve RMM uygulamalarının tüm bulut örnekleri için sertifikaların ve ajanların güncellenme sürecinin zaten devam ettiğini belirtmiştir. Ancak, <strong>ScreenConnect</strong> veya <strong>Automate</strong>’in yerel (on-premise) sürümlerini kullananların, kesinti yaşamamak için en son sürüme güncellenmeleri ve tüm ajanların güncellendiğinden emin olmaları gerekiyor.</p>
<h2>Ürün Güvenliği ve Sertifika Yönetimi</h2>
<p>ConnectWise, &quot;Daha önce sertifika yönetimi ve ürün sıkılaştırma için geliştirmeler planlamıştık, ancak bu çalışmalar şimdi hızlandırılmış bir takvimle uygulanıyor,&quot; dedi. Şirket, bu sürecin zorluklar yaratabileceğini anladıklarını ve geçiş sürecinde müşterilerine destek vereceklerini belirtti.</p>
<p>Bu gelişmeler, çok kısa bir süre önce, şirketin sistemlerinin, <strong>milli bir tehdit aktörü</strong> tarafından ihlal edildiğini açıklamasının ardından geldi. Bu saldırı, CVE-2025-3935 açığı kullanılarak gerçekleştirilen bir <strong>ViewState kod enjekte etme</strong> saldırısı ile sınırlı sayıda müşteriyi etkilemişti. </p>
<h2>Yaşanan Saldırılar ve RMM Yazılımları</h2>
<p>Son dönemlerde saldırganlar, <strong>ScreenConnect</strong> gibi meşru uzaktan yönetim yazılımlarını kullanarak gizli bir şekilde sürekli uzaktan erişim elde etmeye çalışıyor. Bu tür bir saldırı metodolojisi, “<strong>living-off-the-land</strong>” (LoTL) olarak adlandırılıyor ve mevcut yazılımın uzaktan erişim, dosya aktarımı ve komut yürütme gibi doğal yeteneklerinin kötüye kullanılmasını içeriyor. Bu durum, saldırganların normal faaliyetler arasında kaybolmasını sağlıyor ve dikkat çekmeden hareket etmelerine imkan tanıyor.</p>
<h2>Sonuç ve Gelecek Adımlar</h2>
<p>ConnectWise’ın attığı bu adımlarla, dijital güvenliğin önemine yönelik dikkat çekilmeye çalışılıyor. Dijital sertifikaların korunması ve yazılımların güvenli bir şekilde yönetilmesi, günümüz yazılım güvenliği alanında kritik bir yere sahip. Kullanıcıların ve şirketlerin, bu tür gelişmelere dikkat etmeleri ve gerekli güncellemeleri yapmaları büyük önem taşıyor. Gelecekteki güvenlik tehditlerine karşı daha dirençli bir yazılım ekosistemi oluşturulması amacıyla, yazılım geliştiricilerinin ve kullanıcıların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://teknomers.com/category/siber-guvenlik/" rel="dofollow">Güncel Siber Güvenlik Haberleri &#8211; 1</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<media:thumbnail url="https://teknomers.com/wp-content/uploads/2025/06/ConnectWise-guvenlik-riskleri-nedeniyle-ekran-donus-kod-imzalarini-degistirecek.jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Swarm okyanus gelgitlerinin manyetik imzalarını tespit ediyor</title>
		<link>https://teknomers.com/swarm-okyanus-gelgitlerinin-manyetik-imzalarini-tespit-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[teknomers]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 17:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[#fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[gelgitlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[imzalarını]]></category>
		<category><![CDATA[malzemeler]]></category>
		<category><![CDATA[manyetik]]></category>
		<category><![CDATA[Nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Okyanus]]></category>
		<category><![CDATA[Swarm]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://teknomers.com/2025/01/22/swarm-okyanus-gelgitlerinin-manyetik-imzalarini-tespit-ediyor/</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın manyetik alan çizgileri boyunca Dünya&#8217;nın tuzlu deniz suyunun gelgit akışları, okyanusta elektrik akımları üretir. Bunlar da gezegenin uzaydan tespit edilebilen karmaşık manyetik alan sinyalinin bir parçasını oluşturan ikincil manyetik alanları tetikler. ESA&#8217;nın Swarm uyduları bu küçük okyanus manyetik alanlarını ölçebilir ve bunları çekirdek, iyonosfer, manyetosfer ve manyetize kabuk gibi diğer manyetik alanlardan ayırt edebilir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
</p>
<div>
<div class="article-gallery lightGallery">
<div data-thumb="https://scx1.b-cdn.net/csz/news/tmb/2025/swarm-detects-tidal-si-1.jpg" data-src="https://scx2.b-cdn.net/gfx/news/hires/2025/swarm-detects-tidal-si-1.jpg" data-sub-html="The tidal flows of Earth’s salty seawater across Earth’s magnetic field lines generate electric currents within the ocean. These in turn induce secondary magnetic fields that form part of the planet’s complex magnetic field signal that can be detected from space. ESA’s Swarm satellites can measure these tiny oceanic magnetic fields and distinguish them from other magnetic fields such as those from the core, ionosphere, magnetosphere and magnetized crust. Credit: Lina Jakaitė">
<figure class="article-img"><figcaption class="text-darken text-low-up text-truncate-js text-truncate mt-3">
<p>                Dünyanın manyetik alan çizgileri boyunca Dünya&#8217;nın tuzlu deniz suyunun gelgit akışları, okyanusta elektrik akımları üretir. Bunlar da gezegenin uzaydan tespit edilebilen karmaşık manyetik alan sinyalinin bir parçasını oluşturan ikincil manyetik alanları tetikler. ESA&#8217;nın Swarm uyduları bu küçük okyanus manyetik alanlarını ölçebilir ve bunları çekirdek, iyonosfer, manyetosfer ve manyetize kabuk gibi diğer manyetik alanlardan ayırt edebilir. Kredi bilgileri: Lina Jakaitė<br />
            </figcaption></figure>
</p></div>
</div>
<p>ESA&#8217;nın Swarm misyonundan elde edilen verileri kullanan bir çalışma, Dünya&#8217;nın gelgitleri tarafından oluşturulan zayıf manyetik izlerin deniz yatağı altındaki magma dağılımını belirlememize yardımcı olabileceğini ve hatta bize küresel okyanus sıcaklıkları ve tuzluluktaki uzun vadeli eğilimler hakkında fikir verebileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Swarm, Dünya&#8217;nın jeomanyetik alanını inceleyen üç uydudan oluşan bir takımyıldızdır. Dünyanın iç kısmından uzaya uzanan bu manyetik alanın, büyük ölçüde gezegenin dış çekirdeğindeki sıvı demir okyanusu tarafından üretildiği düşünülüyor. Diğer manyetizma kaynakları arasında kabuktaki mıknatıslanmış kayalar bulunur.</p>
<p>Normalde okyanusların manyetizma ürettiğini düşünmesek de, tuzlu deniz suyu orta düzeyde bir elektrik iletkenidir. Bu, gelgitler Dünya&#8217;nın manyetik alanı boyunca akarken, zayıf elektrik akımları ürettikleri ve bunun da uzaydan tespit edilebilecek küçük manyetik sinyalleri tetiklediği anlamına geliyor.</p>
<p>Swarm, 462 ile 511 km arasındaki yüksekliklerde uçan uydularıyla Dünya&#8217;nın manyetik alanını her zamankinden daha doğru bir şekilde ölçüyor. Zayıf gelgit izlerini tespit edebiliyor ve bunları Dünya&#8217;nın iç kısmındaki diğer güçlü manyetik alan kaynaklarından ayırt edebiliyor.</p>
<p>&#8220;Bu çalışma, Swarm&#8217;ın okyanuslarımızın tüm su sütununun özellikleri hakkında veri sağlayabileceğini gösteriyor.&#8221; ESA&#8217;nın Sürü Görevi Yöneticisi Anja Strømme diyor.</p>
<p>Swarm&#8217;ın verileri aynı zamanda magmanın dağılımına dair bilgiler de sağlayabilir ve bu da gelecekte 2022&#8217;deki Hunga-Tonga volkanik patlaması gibi olayların daha iyi anlaşılmasını destekleyebilir.</p>
<p> <a rel="nofollow noopener" href="https://royalsocietypublishing.org/doi/10.1098/rsta.2024.0078" target="_blank">çalışmak</a> bu imzalardan biri dünyanın en eski bilimsel dergisinin ön kapağını yaptı, <i>Kraliyet Cemiyeti A&#8217;nın Felsefi İşlemleri</i>Köln Üniversitesi ve Danimarka Teknik Üniversitesi&#8217;nden bir ekip tarafından yürütüldü.</p>
<h2>Swar yaşlandıkça daha iyi hale gelir</h2>
<p>2013 yılında başlatılan misyonun yalnızca dört yıl boyunca uçması gerekiyordu ancak şu anda 12. yılında. Anja şunu ekliyor: &#8220;Bu, uçuş görevlerinin başlangıçta planlanandan daha uzun sürmesinin faydalarından biridir. Dolayısıyla, bilimsel çıktı mükemmel kalitede olduğu ve kaynaklar izin verdiği sürece uçarak, başlangıçta öngörülmeyen bilimsel soruların üstesinden gelebilirsiniz.&#8221;</p>
<p>Ancak sürüklenme uyduları fiziksel olarak Dünya&#8217;ya yavaş yavaş yaklaştırdıkça Swarm yavaş yavaş ömrünün doğal sonuna yaklaşıyor. Bu, görevin araçlarının (uydular, manyetik alanın gücünü, büyüklüğünü ve yönünü ölçen manyetometreler de dahil olmak üzere son teknoloji ürünü sensörler taşır) daha yüksek yörüngelerden tespit edilmesi daha zor olan zayıf sinyalleri yakalamasını sağladı. görevin başlangıcı.</p>
<h2>Daha az güneş girişimi</h2>
<p>Swarm&#8217;ın zayıf okyanus sinyallerini tespit etme becerisine, güneşin 2017 civarındaki daha az aktif dönemi de yardımcı oldu. Köln Üniversitesi&#8217;nden baş yazar Alexander Grayver, &#8220;Bunlar, Swarm misyonu tarafından şu ana kadar tespit edilen en küçük sinyaller arasında yer alıyor&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;Veriler özellikle iyi çünkü bunlar, uzay havası nedeniyle daha az gürültünün olduğu, solar minimum döneminde toplandı.&#8221;</p>
<p>Güneşin 11 yıllık güneş döngüsünün &#8220;minimum&#8221; dönemi, güneş yüzeyinin en az aktif olduğu zamandır. Bu &#8220;sessiz&#8221; dönemde, elektromanyetik radyasyon ve yüklü parçacıklar da dahil olmak üzere daha az güneş maddesi yayar, dolayısıyla Kuzey Işıkları gibi &#8220;uzay havası&#8221; olayları daha az görülür. Güneşten gelen elektromanyetik radyasyonun azalmasıyla, Dünya&#8217;dan gelen jeomanyetik sinyaller Swarm&#8217;ın manyetometreleri ve diğer cihazları tarafından daha kolay tespit edilebiliyor.</p>
<p>Umudumuz, 2030&#8217;dan sonra bir sonraki solar minimum geldiğinde, Swarm&#8217;ın daha düşük bir irtifada da olsa hâlâ uçuyor olabileceği ve derinlerdeki sıcaklıklar ve tuzluluk oranı hakkında daha fazla bilgi edinmemize yardımcı olabilecek zayıf sinyalleri tespit etmeye devam edebileceği yönünde. okyanuslarımız.</p>
<div class="article-main__more p-4">
<p><strong>Daha fazla bilgi:</strong><br />
												Alexander Grayver ve diğerleri, Okyanus gelgitlerinden gelen manyetik sinyaller: yeni uydu gözlemleri ve uygulamaları, <i>Kraliyet Cemiyeti&#8217;nin Felsefi İşlemleri A: Matematik, Fiziksel ve Mühendislik Bilimleri</i> (2024). <a rel="nofollow noopener" data-doi="1" href="https://dx.doi.org/10.1098/rsta.2024.0078" target="_blank">DOI: 10.1098/rsta.2024.0078</a></p>
</p></div>
<div class="d-inline-block text-medium mt-4">
<p>													Avrupa Uzay Ajansı tarafından sağlanmıştır<br />
																												<a rel="nofollow noopener" class="icon_open" href="http://www.esa.int/esaCP/index.html" target="_blank"><br />
															<svg>
																<use href="https://phys.b-cdn.net/tmpl/v6/img/svg/sprite.svg#icon_open" x="0" y="0"/>
															</svg><br />
														</a>
																																							</p>
</p></div>
<p>										<!-- print only --></p>
<div class="d-none d-print-block">
<p>
												<strong>Alıntı</strong>: Swarm, okyanus gelgitlerinin manyetik imzalarını tespit ediyor (2025, 22 Ocak) 22 Ocak 2025 tarihinde https://phys.org/news/2025-01-swarm-ocean-tides-magnetic-signatures.html adresinden alındı
											 </p>
<p>											 Bu belge telif hakkına tabidir. Özel çalışma veya araştırma amacıyla yapılan her türlü adil işlem dışında, yazılı izin alınmadan hiçbir kısmı çoğaltılamaz. İçerik yalnızca bilgilendirme amaçlı sağlanmıştır.
											 </p>
</p></div>
</p></div>
<p><br />
<br /><a href="https://teknomers.com">uzay-1</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<media:thumbnail url="https://teknomers.com/wp-content/uploads/2025/01/Swarm-okyanus-gelgitlerinin-manyetik-imzalarini-tespit-ediyor.jpg" />	</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları güneş paneli teknoloji imzalarını neden fark edemeyebileceğimizi tartışıyor</title>
		<link>https://teknomers.com/bilim-insanlari-gunes-paneli-teknoloji-imzalarini-neden-fark-edemeyebilecegimizi-tartisiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[teknomers]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 21:55:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[#fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[edemeyebileceğimizi]]></category>
		<category><![CDATA[Fark]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[imzalarını]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[malzemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[Tartışıyor]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://teknomers.com/2024/08/03/bilim-insanlari-gunes-paneli-teknoloji-imzalarini-neden-fark-edemeyebilecegimizi-tartisiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Gelişmiş bir dünya dışı uygarlığa sahip bir dış gezegenin kavramsal görüntüsü. Sağdaki yapılar, ana yıldızdan ışık toplayan ve bunu mikrodalgalar aracılığıyla yüzeye iletilen elektriğe dönüştüren yörüngedeki güneş paneli dizileridir. Soldaki dış gezegen, diğer olası tekno-imzaları göstermektedir: gece tarafında şehir ışıkları (parlayan dairesel yapılar) ve gündüz tarafında fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan nitrojen dioksit gazı veya soğutmada [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
</p>
<div>
<div class="article-gallery lightGallery">
<div data-thumb="https://scx1.b-cdn.net/csz/news/tmb/2024/nasa-scientists-on-why.jpg" data-src="https://scx2.b-cdn.net/gfx/news/hires/2024/nasa-scientists-on-why.jpg" data-sub-html="Conceptual image of an exoplanet with an advanced extraterrestrial civilization. Structures on the right are orbiting solar panel arrays that harvest light from the parent star and convert it into electricity that is then beamed to the surface via microwaves. The exoplanet on the left illustrates other potential technosignatures: city lights (glowing circular structures) on the night side and multi-colored clouds on the day side that represent various forms of pollution, such as nitrogen dioxide gas from burning fossil fuels or chlorofluorocarbons used in refrigeration. Credit: NASA/Jay Freidlander">
<figure class="article-img"><figcaption class="text-darken text-low-up text-truncate-js text-truncate mt-3">
<p>                Gelişmiş bir dünya dışı uygarlığa sahip bir dış gezegenin kavramsal görüntüsü. Sağdaki yapılar, ana yıldızdan ışık toplayan ve bunu mikrodalgalar aracılığıyla yüzeye iletilen elektriğe dönüştüren yörüngedeki güneş paneli dizileridir. Soldaki dış gezegen, diğer olası tekno-imzaları göstermektedir: gece tarafında şehir ışıkları (parlayan dairesel yapılar) ve gündüz tarafında fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan nitrojen dioksit gazı veya soğutmada kullanılan kloroflorokarbonlar gibi çeşitli kirlilik biçimlerini temsil eden çok renkli bulutlar. Kaynak: NASA/Jay Freidlander<br />
            </figcaption></figure>
</p></div>
</div>
<p>NASA&#8217;nın temel önceliklerinden biri evrenin başka yerlerindeki yaşam potansiyelini anlamaktır. NASA dünya dışı yaşama dair güvenilir bir kanıt bulamadı—ancak NASA evrende yalnız olup olmadığımız gibi temel soruları yanıtlamamıza yardımcı olmak için güneş sistemini ve ötesini araştırıyor.</p>
<p>Dünya dışında yaşam potansiyelini inceleyenler için, sorulardan biri uzun zamandır mikrobiyal yaşam ile karmaşık yaşam veya bu kadar gelişmiş bir medeniyetin olasılığını belirlemeye çalışmaktır ki bu da bizim buradan, tekno-imzalar olarak adlandırılan, bunun işaretlerini görebiliriz. Bu tür soruların cevaplarını incelemek, yaşamı aramak için en olası yerleri ve yolları vurgulamak için yeni teleskoplar veya görevler konusunda önerilere rehberlik edebilir.</p>
<p>Şimdi bir <a rel="nofollow noopener" href="https://iopscience.iop.org/article/10.3847/1538-4357/ad43d7" target="_blank">son makale</a> 24 Mayıs&#8217;ta yayınlandı <i>Astrofizik Dergisi</i> ileri dünya dışı medeniyetler varsa, bunların bizim bakış açımızdan teleskoplarla tespit edilmesinin zor olmasının bir nedeninin enerji gereksinimlerinin nispeten mütevazı olabilmesi olduğunu varsayar. Kültürleri, teknolojileri ve nüfus büyüklükleri çok miktarda güce ihtiyaç duymuyorsa, mevcut veya önerilen teleskoplar tarafından tespit edilebilecek devasa yıldız enerjisi toplama yapıları inşa etmeleri gerekmez. Kendi Dünya deneyimimize dayanarak, bu tür yapılar gezegenlerinin yüzeyinin önemli bir bölümünü kaplayan güneş paneli dizileri veya ana yıldızlarının enerjisinin çoğunu kullanmak için yörüngede dönen mega yapılar olabilir; her ikisini de kendi güneş sistemimizden tespit edebiliriz.</p>
<p>Makalenin baş yazarı ve Maryland, Greenbelt&#8217;teki NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi&#8217;nden Ravi Kopparapu, &#8220;Yaşam standartlarının yüksek olduğu mevcut 8 milyarlık nüfusumuzun 30 milyarda sabitlendiğini ve enerji için sadece güneş enerjisini kullandığımızı tespit ettik. Yine de gezegenimizi aydınlatan tüm güneş ışığının sağladığı enerjiden çok daha az enerji tüketiyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Çalışmanın aşağıdakiler için çıkarımları vardır: <a rel="nofollow noopener" href="https://science.nasa.gov/exoplanets/search-for-life/" target="_blank">Fermi paradoksu</a>Fizikçi Enrico Fermi tarafından ortaya atılan ve galaksimizin çok eski ve geniş olması, yıldızlar arası seyahatin zor ama mümkün olması nedeniyle şimdiye kadar neden uzaylı bir medeniyetin galaksiye yayılmadığı sorusunu soran bir teoridir.</p>
<p>&#8220;Bu, medeniyetlerin galaksinin her yerine yayılma zorunluluğu hissetmeyebileceği anlamına geliyor çünkü çok yüksek bir yaşam standardı seçseler bile sürdürülebilir nüfus ve enerji kullanım seviyelerine ulaşabilirler,&#8221; dedi Kopparapu. &#8220;Kendi yıldız sistemleri içinde veya hatta yakındaki yıldız sistemleri içinde yayılabilirler, ancak galaksiyi kapsayan bir medeniyet var olmayabilir.&#8221;</p>
<p>Ayrıca, bizim kendi teknolojik uzmanlığımız, daha gelişmiş medeniyetlerin neler yapabileceğini henüz tahmin edemiyor olabilir.</p>
<p>&#8220;Özellikle teknolojik gelişmeler göz önüne alındığında, büyük ölçekli yıldız enerjisi hasadı yapıları modası geçmiş olabilir,&#8221; diye ekliyor NASA Goddard ve Washington, DC&#8217;deki Amerikan Üniversitesi&#8217;nde makalenin ortak yazarlarından Vincent Kofman. &#8220;Elbette uzaya devasa yapılar yerleştirebilen bir toplum, nükleer füzyona veya diğer uzay verimli güç üretme yöntemlerine erişebilir.&#8221;</p>
<p>Araştırmacılar, değişen seviyelerde silikon güneş paneli kapsamına sahip Dünya benzeri bir gezegeni simüle etmek için bilgisayar modelleri ve NASA uydu verilerini kullandılar. Ekip daha sonra önerilen NASA gibi gelişmiş bir teleskop modelledi <a rel="nofollow noopener" href="https://science.nasa.gov/astrophysics/programs/habitable-worlds-observatory/" target="_blank">Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi</a> 100.000 ışık yılı genişliğindeki bir galakside nispeten yakın olan yaklaşık 30 ışık yılı uzaklıktaki gezegende güneş panelleri tespit edip edemeyeceğini görmek için. Dünya benzeri bir dış gezegendeki kara alanının yaklaşık %23&#8217;ünü kaplayan güneş panellerinden gelen imzaları tespit etmek için bu tür bir teleskopla birkaç yüz saatlik gözlem süresi gerekeceğini buldular. Ancak, yüksek yaşam standardında 30 milyar insan için gerekli olan güneş paneli kapsamı yalnızca yaklaşık %8,9&#8217;du.</p>
<p>İleri teknolojiye sahip dünya dışı medeniyetler, tekno-imzalarıyla keşfedilebilirdi; bu, astronomik araştırmalarla tespit edilebilen veya çıkarılabilen dünya dışı teknolojinin gözlemsel tezahürleridir. Bilim insanları, onlarca yıldır potansiyel dünya dışı radyo yayınlarını aramak için radyo teleskopları kullanıyor. Daha yakın zamanda, gökbilimciler, gezegen dışı atmosferlerdeki kimyasal &#8220;parmak izleri&#8221; veya bir gezegen dışı gezegenin yansıttığı ışığın, geniş silikon güneş dizilerinin varlığını duyurabilecek belirli özellikleri gibi diğer türdeki tekno-imzaları aramak için Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi gibi bir teleskop kullanmayı önerdiler.</p>
<p>Yeni çalışma, uzaylıların güneş panellerini silikondan inşa edeceğini varsayıyor çünkü bu, germanyum, galyum veya arsenik gibi güneş enerjisinde kullanılan diğer elementlere kıyasla nispeten bol miktarda bulunuyor. Ayrıca, silikon, Güneş benzeri yıldızların yaydığı ışığı elektriğe dönüştürmede iyidir ve madenciliği yapılıp güneş hücrelerine dönüştürülmesi maliyet açısından uygundur.</p>
<p>Araştırmacılar ayrıca varsayımsal bir dünya dışı medeniyetin yalnızca güneş enerjisine güveneceğini varsayıyorlar. Ancak nükleer füzyon gibi başka enerji kaynakları kullanılırsa, bu silikon tekno-imzasını azaltarak medeniyetin tespit edilmesini daha da zorlaştıracaktır. Çalışma ayrıca medeniyetin nüfusunun bir noktada sabitlendiğini varsayıyor. Herhangi bir nedenle bu gerçekleşmezse, belki de sonsuza dek uzayın derinliklerine doğru genişlemeye zorlanacaklardır. Son olarak, gelişmiş bir medeniyetin henüz hayal etmediğimiz ve muazzam miktarda güç gerektiren bir şeyi kullanıp kullanmadığını bilmek imkansızdır.</p>
<div class="article-main__more p-4">
<p><strong>Daha fazla bilgi:</strong><br />
												Ravi Kopparapu ve diğerleri, Güneş Panellerinin Bir Tekno-imza Olarak Tespit Edilebilirliği, <i>Astrofizik Dergisi</i> (2024). <a rel="nofollow noopener" data-doi="1" href="https://dx.doi.org/10.3847/1538-4357/ad43d7" target="_blank">DOI: 10.3847/1538-4357/ad43d7</a></p>
</p></div>
<div class="d-inline-block text-medium mt-4">
<p>													NASA&#8217;nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi tarafından sağlanmıştır<br />
																												<a rel="nofollow noopener" class="icon_open" href="http://www.nasa.gov/centers/goddard/home/index.html" target="_blank"><br />
															<svg>
																<use href="https://phys.b-cdn.net/tmpl/v6/img/svg/sprite.svg#icon_open" x="0" y="0"/>
															</svg><br />
														</a>
																																							</p>
</p></div>
<p>										<!-- print only --></p>
<div class="d-none d-print-block">
<p>
												<strong>Alıntı</strong>: Bilim insanları güneş paneli teknoloji işaretlerini neden fark edemeyebileceğimizi tartışıyor (2024, 2 Ağustos) 2 Ağustos 2024&#8217;te https://phys.org/news/2024-08-scientists-discuss-solar-panel-technosignatures.html adresinden alındı
											 </p>
<p>											 Bu belge telif hakkına tabidir. Özel çalışma veya araştırma amacıyla herhangi bir adil kullanım dışında, yazılı izin olmaksızın hiçbir kısmı çoğaltılamaz. İçerik yalnızca bilgilendirme amaçlı sağlanmıştır.
											 </p>
</p></div>
</p></div>
<p><br />
<br /><a href="https://teknomers.com">uzay-1</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<media:thumbnail url="https://teknomers.com/wp-content/uploads/2024/08/Bilim-insanlari-gunes-paneli-teknoloji-imzalarini-neden-fark-edemeyebilecegimizi-tartisiyor.jpg" />	</item>
		<item>
		<title>XRISM Uzay Aracı Yakın Aktif Galaksideki Demir İmzalarını Tespit Etti</title>
		<link>https://teknomers.com/xrism-uzay-araci-yakin-aktif-galaksideki-demir-imzalarini-tespit-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[teknomers]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2024 21:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>
		<category><![CDATA[Aktif]]></category>
		<category><![CDATA[Aracı]]></category>
		<category><![CDATA[Astrofizik]]></category>
		<category><![CDATA[Astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[Etti]]></category>
		<category><![CDATA[galaksideki]]></category>
		<category><![CDATA[imzalarını]]></category>
		<category><![CDATA[JAXA]]></category>
		<category><![CDATA[nasa]]></category>
		<category><![CDATA[NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[XRISM]]></category>
		<category><![CDATA[Yakın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://teknomers.com/2024/05/15/xrism-uzay-araci-yakin-aktif-galaksideki-demir-imzalarini-tespit-etti/</guid>

					<description><![CDATA[Bu kompozit görüntü, sarmal gökada NGC 4151&#8217;in merkezi bölgesini göstermektedir. Merkezde, Chandra X-ışını Gözlemevi&#8217;nden gelen X-ışınları (mavi), 1 metrelik gözlemlerden elde edilen pozitif yüklü hidrojeni gösteren optik verilerle (sarı) birleştirilmiştir. Jacobus Kapteyn Teleskobu, Kanarya Adaları&#8217;ndaki La Palma&#8217;da. Merkezin etrafındaki kırmızı, Ulusal Bilim Vakfı&#8217;nın New Mexico&#8217;daki Çok Büyük Dizisi ile yapılan radyo gözlemleriyle tespit edilen nötr [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
</p>
<div>
<div id="attachment_382990" style="width: 787px" class="wp-caption aligncenter">
<p id="caption-attachment-382990" class="wp-caption-text">Bu kompozit görüntü, sarmal gökada NGC 4151&#8217;in merkezi bölgesini göstermektedir. Merkezde, Chandra X-ışını Gözlemevi&#8217;nden gelen X-ışınları (mavi), 1 metrelik gözlemlerden elde edilen pozitif yüklü hidrojeni gösteren optik verilerle (sarı) birleştirilmiştir. Jacobus Kapteyn Teleskobu, Kanarya Adaları&#8217;ndaki La Palma&#8217;da.  Merkezin etrafındaki kırmızı, Ulusal Bilim Vakfı&#8217;nın New Mexico&#8217;daki Çok Büyük Dizisi ile yapılan radyo gözlemleriyle tespit edilen nötr hidrojeni gösteriyor.  Katkıda bulunanlar: X-ışınları, NASA/CXC/CfA/J.Wang ve diğerleri;  optik, Isaac Newton Teleskop Grubu, La Palma/Jacobus Kapteyn Teleskobu;  radyo, NSF/NRAO/VLA</p>
</div>
<p><strong>XRISM misyonu süper kütleli hakkında önemli verileri ortaya çıkardı <span class="glossaryLink" aria-describedby="tt" data-cmtooltip="&lt;div class=glossaryItemTitle&gt;black hole&lt;/div&gt;&lt;div class=glossaryItemBody&gt;A black hole is a place in space where the gravitational field is so strong that not even light can escape it. Astronomers classify black holes into three categories by size: miniature, stellar, and supermassive black holes. Miniature black holes could have a mass smaller than our Sun and supermassive black holes could have a mass equivalent to billions of our Sun.&lt;/div&gt;" data-gt-translate-attributes="[{&quot;attribute&quot;:&quot;data-cmtooltip&quot;, &quot;format&quot;:&quot;html&quot;}]" tabindex="0" role="link">Kara delik</span> NGC 4151 galaksisinin merkezinde, kara delik-çevre etkileşimlerinin anlaşılmasını geliştiriyor.</strong></p>
<p>Şubat ayında bilim operasyonlarına başladıktan sonra, Japonya liderliğindeki XRISM (X-ışını Görüntüleme ve Spektroskopi Misyonu), NGC 4151 galaksisinin merkezindeki canavar kara deliğini inceledi.</p>
<p>Brian Williams, &#8220;XRISM&#8217;in Resolve cihazı kara deliğin etrafındaki alanın ayrıntılı bir spektrumunu yakaladı&#8221; dedi. <span class="glossaryLink" aria-describedby="tt" data-cmtooltip="&lt;div class=glossaryItemTitle&gt;NASA&lt;/div&gt;&lt;div class=glossaryItemBody&gt;Established in 1958, the National Aeronautics and Space Administration (NASA) is an independent agency of the United States Federal Government that succeeded the National Advisory Committee for Aeronautics (NACA). It is responsible for the civilian space program, as well as aeronautics and aerospace research. Its vision is &amp;quot;To discover and expand knowledge for the benefit of humanity.&amp;quot; Its core values are &amp;quot;safety, integrity, teamwork, excellence, and inclusion.&amp;quot; NASA conducts research, develops technology and launches missions to explore and study Earth, the solar system, and the universe beyond. It also works to advance the state of knowledge in a wide range of scientific fields, including Earth and space science, planetary science, astrophysics, and heliophysics, and it collaborates with private companies and international partners to achieve its goals.&lt;/div&gt;" data-gt-translate-attributes="[{&quot;attribute&quot;:&quot;data-cmtooltip&quot;, &quot;format&quot;:&quot;html&quot;}]" tabindex="0" role="link">NASA</span>Ajansın Greenbelt, Maryland&#8217;deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi&#8217;ndeki görev için proje bilimcisi.  &#8220;Zirveler ve düşüşler, bize hangi elementlerin mevcut olduğunu söyleyebilen ve kara deliğe yaklaştıkça maddenin kaderi hakkında ipuçları verebilen kimyasal parmak izleri gibidir.&#8221;</p>
<p>XRISM (&#8220;kriz&#8221; olarak telaffuz edilir), ESA&#8217;nın (Avrupa Uzay Ajansı) katkılarıyla birlikte NASA ile işbirliği içinde JAXA (Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı) tarafından yönetilmektedir.  6 Eylül 2023&#8217;te fırlatıldı. NASA ve <span class="glossaryLink" aria-describedby="tt" data-cmtooltip="&lt;div class=glossaryItemTitle&gt;JAXA&lt;/div&gt;&lt;div class=glossaryItemBody&gt;Formed in 2003, the Japan Aerospace Exploration Agency (JAXA) was born through the merger of three institutions, namely the Institute of Space and Astronautical Science (ISAS), the National Aerospace Laboratory of Japan (NAL) and the National Space Development Agency of Japan (NASDA). JAXA performs various activities related to aerospace, from basic research in the aerospace field to development and utilization and is responsible for research, technology development, and launch of satellites into orbit, and is involved in advanced missions such as asteroid exploration and possible human exploration of the Moon.&lt;/div&gt;" data-gt-translate-attributes="[{&quot;attribute&quot;:&quot;data-cmtooltip&quot;, &quot;format&quot;:&quot;html&quot;}]" tabindex="0" role="link">JAXA</span> misyonun mikrokalorimetre spektrometresi Resolve&#8217;u geliştirdi.</p>
<div id="attachment_382993" style="width: 787px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-382993" class="size-large wp-image-382993" src="https://teknomers.com/wp-content/uploads/2024/05/1715723648_289_XRISM-Uzay-Araci-Yakin-Aktif-Galaksideki-Demir-Imzalarini-Tespit-Etti.jpg" alt="XRISM Çözünür Spektrum NGC 4151" width="777" height="693"  /></p>
<p id="caption-attachment-382993" class="wp-caption-text">XRISM (X-ışını Görüntüleme ve Spektroskopi Misyonu) gemisindeki Resolve cihazı, süper kütleli bir kara deliğin çevresindeki birikim diskinden yavaşça malzeme tükettiği NGC 4151 galaksisinin merkezinden veriler yakaladı.  Ortaya çıkan spektrum, 6,5 keV civarındaki zirvede demirin varlığını ve 7 keV civarındaki düşüşleri ortaya koyuyor; bu ışık, gözümüzün görebildiğinden binlerce kat daha enerjiktir.  Arka Plan: NGC 4151&#8217;in X-ışını, optik ve radyo ışığının birleşiminden oluşturulmuş bir görüntüsü.  Kredi: Spektrum: JAXA/NASA/XRISM Resolve.  Arka Plan: X-ışınları, NASA/CXC/CfA/J.Wang ve diğerleri;  optik, Isaac Newton Teleskop Grubu, La Palma/Jacobus Kapteyn Teleskobu;  radyo, NSF/NRAO/VLA</p>
</div>
<h4>NGC 4151: Süper Kütleli Kara Deliğe Sahip Sarmal Gökada</h4>
<p>NGC 4151, kuzey takımyıldızı Av Köpekleri yönünde yaklaşık 43 milyon ışıkyılı uzaklıkta bulunan bir sarmal gökadadır. <a rel="nofollow noopener" href="https://science.nasa.gov/universe/black-holes/types/#supermassive" target="_blank">Süper kütleli kara delik</a> merkezinde Güneş&#8217;in kütlesinin 20 milyon katından fazlasını barındırıyor.</p>
<p>Galaksi de aktiftir, bu da merkezinin alışılmadık derecede parlak ve değişken olduğu anlamına gelir.  Kara deliğe doğru dönen gaz ve toz, çevresinde bir birikim diski oluşturur ve yerçekimi ve sürtünme kuvvetleri yoluyla ısınarak değişkenlik yaratır.  Kara deliğin eşiğindeki maddenin bir kısmı, diskin her iki yanından neredeyse ışık hızında fışkıran ikiz parçacık jetleri oluşturur.  Birikme diskini, simit adı verilen kabarık, çörek şeklinde bir malzeme bulutu çevreliyor.</p>
<div id="attachment_382991" style="width: 787px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-382991" class="size-large wp-image-382991" src="https://teknomers.com/wp-content/uploads/2024/05/1715723649_548_XRISM-Uzay-Araci-Yakin-Aktif-Galaksideki-Demir-Imzalarini-Tespit-Etti.jpg" alt="Birikim Diski Demir Konumları Açıklamalı" width="777" height="435"  /></p>
<p id="caption-attachment-382991" class="wp-caption-text">Bu sanatçının konsepti, XRISM&#8217;in NGC 4151&#8217;in X-ışını spektrumunda ortaya çıkan demirin olası konumlarını gösteriyor. Bilim insanları, X-ışını yayan demirin, kara deliğe yakın, sıcak birikim diskinde olduğunu düşünüyor.  X ışınını soğuran demir daha uzakta, torus adı verilen daha soğuk bir malzeme bulutunda olabilir.  Katkıda bulunanlar: NASA&#8217;nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi Kavramsal Görüntü Laboratuvarı</p>
</div>
<h4>NGC 4151&#8217;in Benzersiz Yönleri</h4>
<p>Aslında NGC 4151 bilinen en yakın aktif gökadalardan biridir.  NASA&#8217;nın Chandra X-ışını Gözlemevi ve Hubble Uzay Teleskobu da dahil olmak üzere diğer görevler, kara delikler ve çevreleri arasındaki etkileşim hakkında daha fazla bilgi edinmek için onu inceledi; bu, bilim adamlarına galaktik merkezlerdeki süper kütleli kara deliklerin kozmik zaman içinde nasıl büyüdüğünü anlatabilir.</p>
<p>Galaksi, X-ışınlarında alışılmadık derecede parlaktır ve bu da onu XRISM için ideal bir erken hedef haline getirmiştir.</p>
<h4>XRISM&#8217;in Spektral Analizinden İçgörüler</h4>
<p>Resolve&#8217;nin NGC 4151 spektrumu, 6,5 keV&#8217;nin (kiloelektron volt) hemen altındaki enerjilerde keskin bir zirve ortaya koyuyor; bu, demirin emisyon hattıdır.  Gökbilimciler, aktif galaksilerin gücünün büyük kısmının, kara deliğe yakın, sıcak ve parıldayan bölgelerden kaynaklanan X ışınlarından geldiğini düşünüyor.  Diskteki soğutucu gazdan yansıyan X-ışınları, oradaki demirin floresans vermesine neden olarak belirli bir X-ışını zirvesi üretir.  Bu, gökbilimcilerin hem diskin hem de kara deliğe çok daha yakın olan patlama bölgelerinin daha iyi bir resmini çizmelerine olanak tanıyor.</p>
<p>Spektrum ayrıca 7 keV civarında birkaç düşüş gösteriyor.  Torusta bulunan demir de bu düşüşlere neden oldu; ancak emisyondan ziyade X ışınlarının emilmesi yoluyla, çünkü oradaki malzeme disktekinden çok daha soğuktu.  Bütün bu radyasyon, gözlerimizle görebildiğimiz ışıktan yaklaşık 2.500 kat daha enerjiktir.</p>
<p>Demir, XRISM&#8217;in tespit edebileceği elementlerden yalnızca biridir.  Teleskop ayrıca kaynağa bağlı olarak kükürt, kalsiyum, argon ve diğerlerini de tespit edebilir.  Her biri astrofizikçilere, X-ışını gökyüzüne dağılmış kozmik olaylar hakkında farklı şeyler anlatıyor.</p>
<p>XRISM, ESA&#8217;nın katılımıyla JAXA ve NASA arasında ortak bir görevdir.  NASA&#8217;nın katkısı CSA&#8217;nın (Kanada Uzay Ajansı) bilime katılımını içermektedir.</p>
</div>
<p><br />
<br /><a href="https://teknomers.com">uzay-2</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<media:thumbnail url="https://teknomers.com/wp-content/uploads/2024/05/XRISM-Uzay-Araci-Yakin-Aktif-Galaksideki-Demir-Imzalarini-Tespit-Etti.jpg" />	</item>
	</channel>
</rss>
