Gıda Tedariği Zincirinde Dijital Dönüşüm
Gıda tedariği zincirleri uzun yıllardır karmaşık bir yapıdadır. Siparişlerin farklı kanallar aracılığıyla alınması, personelin saatlerce eski yazılımlara veri girişi yapması ve uyumluluğun genellikle Excel tablolarına bağlı kalması bu karmaşayı artırmaktadır. Yüzyıllar boyunca yazılım firmaları, bozulabilir malların global hareketliliğine yönelik iş akışlarını modernize etmeyi denemiştir, ancak bu çabalar genellikle karmaşık ve yüksek maliyetli olmuştur.
AI Tabanlı Yenilikler
Son dönemlerde Y Combinator girişimi olan Burnt, gıda pazarının milyar dolarlık pastasında geleneksel yazılımların başaramadığı yeri yapay zeka (AI) ajanları ile doldurmaya çalışıyor. Burnt, arka ofis tedarik zinciri görevlerini otomatikleştirerek daha etkili bir yönetim sağlıyor. Şirketin, NBA yıldızı Steph Curry’nin desteklediği Penny Jar Capital tarafından yönetilen 3.8 milyon dolarlık başlangıç finansmanı toplaması, bu potansiyelin bir kanıtı olarak öne çıkıyor.
Kurucunun Vizyonu
Burnt’ın kurucusu ve CEO’su Joseph Jacob, gıda fabrikaları ile iç içe büyümüş bir isim. Ailesinin tarihine göre, büyükbabası 1930’larda Hindistan’dan ABD’ye karides ithalatını başlatmış. Jacob, bu alanda her neslin bir iş deneyiminin olduğunu ifade ediyor. Genç yaşta Hindistan’a taşınan Jacob, üniversiteden sonra kırsal bir alanda karides işleme fabrikasında çalışarak gıda ve restoran işine dair iç yüzünü öğrenmiş.
ABD’ye döndüğünde büyük hacimlerde deniz ürünleri ithalatı yapmaya başladığında önemli verimsizlikler fark etti. “Yüzlerce milyon pound deniz ürünü satın alıyordum, fakat her şey Excel tabloları ve 20 yaşındaki bir ERP sistemi üzerinden takip ediliyordu” diyor Jacob. Dar kar marjları olan bir sektörde iyi bir tedarik zinciri yönetimi olmadan başarılı olmanın neredeyse imkânsız olduğunu belirtiyor.
Geleneksel Yazılımlara Alternatif
Gıda sektöründe dağıtımcıları büyük sistemler kullanmaya ikna etmek için yazılım satıcıları uzun yıllardır büyük çaba harcıyor. Ancak çoğu zaman, büyük projelerin yıllarca sürmesi ve milyonlarca dolara mal olması sebebiyle bu süreç küçük ve orta ölçekli oyuncuları hayal kırıklığına uğratıyor. Jacob, Burnt’ın mevcut sistemlerin üzerine AI ajanları ekleme yaklaşımının piyasa için büyük bir fırsat sunduğunu belirtiyor.
“Her konuştuğumuz kişi ERP’lerini bir gerekli kötü olarak tanımlıyor. Geleneksel yazılımlar ekipleri eski süreçleri tamamen değiştirmeye zorladı. AI ile sürecinizi değiştirmek zorunda değilsiniz; sadece işi halletmek yeterli,” diyor.
Otomatik Sipariş Yönetimi
Günümüzde gıda dağıtımcıları siparişleri e-posta, telefon, WhatsApp, sesli postalar, SMS ve hatta faks gibi kanallar aracılığıyla alıyor. Her siparişin manuel olarak girilmesi gerekiyor. Bu kritik süreç, daha değerli işler üzerine odaklanacak saatleri çalıyor. Burnt’ın ilk AI ajanı Ozai, sipariş giriş sürecini otomatikleştiriyor ve Jacob, bu sistemin mevcut iş akışlarının yüzde 80’ini yönetebileceğini iddia ediyor.
2023 Ocak ayında faaliyete geçen Burnt, şu anda ayda 10 milyon dolardan fazla siparişi yönetiyor. Birleşik Krallık’ın en büyük gıda şirketlerinden biri, Burnt sistemini uygulamakta. Şirket, altı rakamlı gelir elde ediyor ve her ay “istikrarla” büyüyor.
Güven İnşa Etmek
Gıda tedarik zincirleri için AI geliştirmek, çoğu zaman çekici bir alan gibi görünmese de, Jacob bu yaklaşımın amacının bu olduğunu savunuyor. Sektördeki teknolojik denemelerin başarısızlığı, işletmeleri “sektör deneyimi olmayan teknoloji turistleri” hakkında şüpheci hale getirmiştir. Jacob ve kurucu arkadaşlarının geçmişi, Burnt’ın güven kazanmasına yardımcı oldu. Jacob’ın çocukluk arkadaşı ve şu anki eşi Rhea Karimpanal, restoran işletmeciliği yapan bir aileden geliyor. CTO Chandru Shanmugasundaram, restoran uygulamaları için yazılım sistemleri geliştirmiştir.
Yatırım Süreci
Yatırımcıları ikna etmek kolay olmadı. AI ajanları, heyecan verici olabilir; ancak gıda dağıtıcıları için bu tür bir çözüme yatırım yapmayı kabul ettirmek başka bir meseledir. Jacob, birçok yatırımcının pazarın potansiyeline inancı olmadığını belirtiyor. Ancak Curry’nin Penny Jar Capital, teknolojinin benimsenmesinin geride kaldığı sektörlere yatırım yapma üzerine odaklanan bir strateji benimsiyor.
“Yirmi yıllık yazılım benimseme eksikliği, büyük bir fırsat sunuyor. Bu durumu anlayan yatırımcılar, eğer doğru bir şekilde uygulanırsa bunun dev bir fırsat olabileceğini biliyor” diyor Jacob.


