Sosyal Güvenlik Verilerinin DHS ile Paylaşılması: Göçmenleri Hedefleme Stratejisi
Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA), geçtiğimiz hafta yaptığı güncellemeyle birlikte “vatandaşlık ve göçmenlik bilgileri”nin, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ile paylaşılacağını resmi olarak duyurdu. Bu veri paylaşımının aslında uzun zamandır gerçekleştiği, daha önce WIRED tarafından raporlanmıştı. Özellikle Trump yönetimi döneminde, federal hükümetin üzerinde çalıştığı veri havuzları, göçmenlik uygulamaları için hassas bilgiler toplamak amacıyla oluşturulmuştu.
Veri Paylaşımının Yasal Zemin Üzerindeki Etkisi
SSA’nın yaptığı bu güncelleme, 1974 tarihli Gizlilik Yasası kapsamında gerekli görülen bir sistem kayıt bildirimi (SORN) olarak adlandırılan belgelerden biridir. Normal şartlarda, bu tür belgeler veri paylaşımına başlanmadan önce duyurulmalı ve kamuoyuna yorum yapma imkânı tanınmalıdır. Ancak, bu süreçlerin ihlal edildiği boyutlar dikkat çekici.
Yasalardan sorumlu olan kurumların kamuoyunu bilgilendirme yükümlülükleri olduğunu belirten Adam Schwartz, Elektronik Sınır Vakfı’nın gizlilik davaları direktörü, hükümetin veritabanını kullanmaya başladıktan sonra gerekli bilgileri sağlaması durumunda bile yasaları ihlal etmiş sayıldığını ifade ediyor.
Verilerin Yanlış Kullanımı ve Göçmenlere Yönelik Hedefleme
Trump yönetimi, hükümetin veri toplama yöntemlerini yeniden yapılandırarak büyük bir veri havuzu oluşturmayı hedeflemişti. Bu durumun, genellikle yasal normları ihlal ederek gerçekleştirildiği belirtildi. SSA’dan gelen SORN, bu bağlamda uzmanlar tarafından “ön görülmemiş” bir veri paylaşımı düzeyini ortaya koyuyor.
Veri paylaşımının kökeni çoğu zaman yanlış bilgilendirmelere dayanıyor. Örneğin, Elon Musk’ın SSA verileri hakkında ortaya attığı 150 yaşındaki kişilerin sosyal yardım aldığı yönündeki yanlış bilgi, hükümetin verileri daha fazla inceleme fırsatı bulmasına olanak tanıdı.
Nisan ayında yayımlanan bir haber, Trump yönetiminin göçmenleri kendilerini sınırdışı etmeye zorlamak amacıyla, bu kişileri SSA’nın ölüler veri tabanına eklediğini ortaya koydu. Böylece, bu kişilerin sosyal güvenlik numaraları iş bulma veya devlet hizmetlerine erişim amacıyla kullanılamaz hale getirildi.
DHS’nin Yeni Yasal Düzenlemeleri ve Veri Doğrulama Sistemi
DHS, farklı ama bağlantılı bir SORN yayımlayarak, Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri’nin (USCIS) Sistematik Yabancı Doğrulama Veritabanı (SAVE) sistemini seçmen doğrulama sistemine dönüştürdü. Uzmanlar, bu tür uygulamaların Gizlilik Yasası gerekliliklerini atlatabileceği yönünde uyarılarda bulunuyor.
Leland Dudek, 2025 yılının Şubat ile Mayıs ayları arasında SSA’nın geçici komiseri olarak görev yaptı. DOGE’nin ilk ortaya çıktığı dönemde, Dudek bu yeni oluşuma destek vererek SSA ile DOGE arasında bir köprü görevi gördü, ancak zamanla hayal kırıklığına uğradı.
Sonuç
Sosyal güvenlik verilerinin DHS ile paylaşımı, hem hukuki hem de etik açılardan birçok soruyu gündeme getiriyor. Kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüğünün ihlal edilmesi ve yanlış bilgilendirmelerin sonucunda ortaya çıkan hedeflemeler, göçmenlerin üzerindeki baskıyı artırmakta. Bu konunun takip edilmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, gelecekte benzer uygulamaların önlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
Teknoloji
US-1

