Hikaye Anlatıcılığının Koruyucusu: Siphai Thammavong
Siphai Thammavong, Laosluların zengin folklorunu ve hikaye anlatımı geleneğini korumak amacıyla hayatını adayan bir isimdir. Ancak, Laoss’un çok çeşitli folklorik anlatılarının başındaki bu koruyucuların sayısı giderek azalmaktadır. Bu durum, Thammavong’un en büyük korkusu haline gelmiştir; çünkü eski hikayeler, gelecekteki nesillere ulaşmadan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Günümüzde, genç nesil daha çok akıllı telefonlarına odaklanmışken, bu zengin sözlü geleneğin kaybolması kaçınılmaz bir tehdit oluşturuyor.
Belgeselin Derinliği ve Anlamı
Claudia Bellasi ve Markus Steiner Ender tarafından çekilen belgesel, "The Guardian of Stories", Thammavong’un hikaye anlatım konusundaki tutkusunu ve yaptıkları işin önemini vurguluyor. Film, izleyicilere Laosluların folklorik hikayelerini sunarak, aynı zamanda bu geleneklerin kaybolma tehlikesine karşı düşünmeye sevk ediyor. Bu belgesel, Shanghai Uluslararası Film Festivali‘nde Altın Goblet ödülü için yarışıyor. Film, yapımcıların Laos’un derinliklerine yapmış olduğu bir yolculukla başlıyor ve burada, halk hikayelerini yaşatan köklü isimlerle bir araya geliyorlar.
Bebekler ve Kuklalar: Khao Niew Lao Tiyatrosu
Belgeselde, Vientiane‘deki Khao Niew Lao Tiyatrosu’ndan kuklaların yer aldığı performanslar dikkat çekiyor. Bu tiyatro, Laos’un zengin folklorunu genç nesillere aktarma çabasında büyük bir rol oynuyor. "Ay’ı Yiyen Kurbağa" hikayesi, ay tutulmasının arkasındaki efsaneyi anlatıyor ve hikayenin karakterleri arasında bir kurbağa, yılan ve sincap yer alıyor. Bu anlatılar, sadece eğlenceli değil, aynı zamanda eğitici bir içerik sunuyor. Filmin bu sahneleri, izleyicilere Laosluların zengin kültürel mirasının derinliklerine bir yolculuk yapma fırsatı veriyor.
Yapım Süreci ve Zorluklar
Bellasi ve Steiner Ender, İtalya’nın Merano şehrinde, yıllık Asfaltart Sokak Sanat Festivali’ni düzenleyen iki isimdir. Üç yıl önce Güneydoğu Asya’ya yaptıkları beş aylık yolculuk sırasında Khao Niew Lao Tiyatrosu’nu keşfettiler. Tiyatronun sanatçıları, Thammavong’un kendi şehirlerinde turistlere hikayeler anlattığından bahsetti. Bellasi, bu süreçteki aciliyetin farkına vardıklarını belirtiyor: “Siphai’nin hikayeleri kurtarma baskısı vardı. Bu yüzden hemen harekete geçtik,” diyor.
Film, Brezilyalı yapımcı Lu Pulici ile güç birliği yaparak şekillendi. Pulici, kuklalarla film yapma geçmişine sahip olduğundan, projeye katılmak istemiş. Bu tür bir film yapma fikri karşısında heyecanlanan Pulici, “Laos’a gitmek harika bir fırsattı!” diyerek duygularını ifade ediyor. Thammavong’un belgesel içindeki rolü, film için bir narratif çekirdek oluşturuyor. Görünen o ki, Thammavong’un hikaye anlatımına olan tutkusu, izleyici üzerinde derin bir etki bırakmaktadır.
Sonuç ve Gelecek Umutları
Filmin yapımcıları, belgeseli hazırlarlarken Türkiye’nin Laostaki film endüstrisiyle iş birliği yapmanın önemine de vurgu yapıyorlar. İyi bir hikaye anlatım biçimi oluşturmak için hem yerel hem de uluslararası iş birliklerinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyorlar. Şu an için, belgeselin Shanghai’dan ulaşacağı uluslararası festivallerde daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyorlar. İzleyici, belgeselin ilk gösterimindeki biletlerin birkaç saat içinde tükendiğini belirtiyor. Bu, Thammavong gibi kültürel mirasların korunmasına yönelik güçlü bir ilginin varlığına işaret ediyor.
Siphai Thammavong ve onun gibi cesur koruyucuların hikayeleri, yalnızca Laoslular için değil, tüm dünya için önem taşımaktadır. Herkesin bilgilendiği ve düşündüğü bir bağlamda, hikayelerin evrenselliği, kültürel bağları güçlendirme potansiyeline sahiptir. Bu belgesel, bu nedenle sadece bir film değil; aynı zamanda kaybolma riski altındaki bir kültürel mirasa sahip çıkma çağrısıdır.


