Y Combinator etkinliğinde Sam Altman, her girişimin hisse karşılığında 2 milyon dolar değerinde OpenAI token’ı alabileceğini duyurdu.
Diğer bir deyişle, OpenAI tüm girişimlere nakit yerine token tahsis ederek yatırım yapacağını taahhüt etti. Bu tokenlar, girişimlerin ürünlerini geliştirmelerine olanak tanıyacak.
Y Combinator, bu grupta yaklaşık 169 girişim barındırıyor.
Her girişimin vereceği hisse miktarı, anlaşmayı imzaladıkları sırada belirlenemiyor. İlk değerleme turunda girişimin değeri ne olursa, hisse oranı da ona bağlı olacak.
Y Combinator’ın yönetim direktörü Jared Friedman, TechCrunch’a yaptığı açıklamada, anlaşmanın “tavan olmayan SAFE” şeklinde sunulacağını belirtti. Bu, anlaşmanın sıradaki değerleme turunda (genelde Seri A) dönüştürüleceği anlamına geliyor.
SAFE, Y Combinator’ın erken aşama girişimlerine uyguladığı standart anlaşma yapısıdır. Tavan olmayan bir SAFE, değerleme için bir üst sınır koymaz, bu da girişimciler için avantaj sağlar çünkü dönüşümdeki değerleme ne kadar yüksek olursa, yatırımcının sahip olacağı şirket payı o kadar küçülür.
X platformunda bu anlaşmanın, eğer bir girişim 100 milyon dolar değerlemeye ulaşırsa OpenAI’nın yaklaşık %2 hisseye sahip olması anlamına geleceğine dair bazı tartışmalar mevcut. Ancak gerçek koşullar gözlemlenmediği için bunu doğrulamak mümkün değil.
OpenAI için bu anlaşma iki açıdan avantajlı. İlk olarak, bu yeni nesil girişimlerde hisse sahibi olmasının yanı sıra, onların OpenAI üzerinde işlerini kurmaları teşvik edilmektedir. Bu da girişimlerin rakipleriyle değil, OpenAI ile çalışmasını sağlıyor.
Tokenlar, anlaşmayı daha cazip hale getirebilir: İnferans maliyetleri düşmeye devam ederken, bugün OpenAI’nın verdiği tokenlar yarın çok düşük bir maliyetle üretilebilir ve bu da aldığı hisselerin maliyetini önemli ölçüde düşürebilir.
Girişimlerin bu anlaşmanın iyi ya da kötü bir fırsat olup olmadığı konusunda birçok yorum yapıldığı dikkat çekiyor. Anlaşma yanlıları, bu anlaşmanın girişimlerin en büyük masraflarından biri olan AI altyapı faturalarını ortadan kaldırmayı sağladığını savunuyorlar. Bu masraflar, erken aşama girişimlerin bütçelerinin büyük bir kısmını tüketebilir.
Ancak, bazı yatırımcılar bu tokenların alınmasının riskler taşıyabileceği hususunda uyarılar yapıyor. Seed yatırımcısı Jason Calacanis, “Bu tokenları alırsanız, OpenAI’nın tam olarak ne yaptığınızı inceleme ve fikrinizi kopyalayıp uygulamanızı kendi ücretsiz hizmetlerine dahil etme ihtimali doğar” diyerek dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
OpenAI ve Anthropic’ın, iyi AI girişim fikirlerini yok edebilme ihtimali gerçek. Eğer OpenAI bunu isterse, girişimler sadece tokenlar için ödeme yapsalar bile gerçekleştirebilir. Ancak, hisse alması, OpenAI için girişimlerin başarısından fayda sağlama isteğini artırabilir.
Hatta Y Combinator’ın eski başkanı olan Altman, her grup ve onların fikirlerine ulaşma olanağına sahip. Asıl soru, bu Y Combinator grubunun, tek bir AI oyuncusundan aldıkları token bütçesinin daha fazla hisse vermeye değer olup olmadığı. Y Combinator, standart anlaşmasında 500,000 dolarlık nakit yatırım için %7 hisse talep ediyor. Karşılığında girişimler, Y Combinator’ın güçlü Silikon Vadisi ağına, potansiyel müşterilere ve diğer girişimcilere erişim hakkı kazanıyorlar.
Ancak hisse, girişimler için de çok değerlidir. Seed yatırımcıları genelde yaklaşık %20 hisse talep eder. Ayrıca, girişimler, erken çalışanlarını ödüllendirmek için hisseye ihtiyaç duyarlar.
Büyük tehlike, girişimin OpenAI token bütçesini harcayıp yeterli getiri elde edemeden hisse vermiş olmaları durumudur. Ancak, bu belki de, nakit ödeme yapmaktan daha iyi bir strateji olur, zira o aşamada nakit de sınırlıdır.
Acaba sizce bu anlaşma girişimler için ne kadar riskli?

