Ermenistan ve Azerbaycan: Silah Tedarikindeki Kriz
Ermenistan, uzun bir süredir Rus silahlarına bağımlı bir şekilde, komşusu Azerbaycan ile yaşadığı sert çatışmalarla gündeme gelmektedir. Ancak, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamaları, bu ilişkinin giderek zorlaştığını göstermektedir. Lavrov, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşın silah tedarikini nasıl etkilediğini vurgulayarak, Ermenistan’ın Batı ülkelerine askeri destek arayışında olabileceğini belirtti.
Rusya’nın Silah Tedarikindeki Sorunlar
Ermenistan, eski Sovyet ülkeleri arasında Rusya’nın en yakın müttefiklerinden biri olmuştur. Ancak Rusya’nın yürüttüğü silah sözleşmelerinin birçokunun geciktiği veya yeniden atandığı, Lavrov’un Yerevan’da yaptığı konuşmada ortaya çıkmıştır. Bu gecikmeler, Ermenistan’ın güvenlik ihtiyaçlarına olumsuz bir etki yapmaktadır. Lavrov, “Tarih boyunca olduğu gibi, şu an Avrupa ile savaşmak zorundayız” diyerek, Rusya’nın karşılaştığı zorlukları açıkça dile getirmiştir.
Ermenistan’ın Batı ile İlişkileri
Son yıllarda Ermenistan, Azerbaycan ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle Batı ile olan ilişkilerini güçlendirmeye başlamıştır. Silah kaynaklarını çeşitlendiren Ermenistan, Fransız ve Hint askeri malzemelerine yönelmiştir. Lavrov, Rusya’nın bu yeni ilişkileri destekleyeceğini ifade etse de, bunun stratejik niyetler açısından endişeye neden olabileceğini dile getirmiştir.
Ermenistan’ın Batı ile olan bu ilişkileri, Lavrov’un belirttiği gibi, bir müttefiğin düşman bir ülkeye yönelmesi durumunda doğal olarak bazı sorular ortaya çıkarmaktadır. Ermenistan, batıda müttefik arayışına girdiğinde Rusya’nın geçmişte sağladığı destekten yoksun kalma riskiyle karşı karşıyadır.
Azerbaycan ile Çatışma ve Ukrayna Savaşının Etkileri
Eylül 2023’te, Azerbaycan, Dağlık Karabağ bölgesini geri almak amacıyla bir askeri operasyon başlattı. Bu bölge, çoğunlukla etnik Ermeni nüfusunu barındırıyordu. Sovyetler Birliği’nin çöküşü sırasında bağımsızlık kazanan bu bölge, yıllardır devam eden bir çatışmanın merkezindeydi. Ermenistan, bu dönemde Rus barış güçlerini yeterince etkili bulmadığını ifade ederek, mücadele eden toplulukların güvenliği konusunda hayal kırıklığı yaşadığını dile getirmiştir.
Azerbaycan’ın hızla gerçekleştirdiği bu operasyon, Ermenistan’dan 100,000’den fazla etnik Ermeni’nin kaçmasına neden olmuş ve bölgedeki gerginliği daha da artırmıştır. Yaşanan bu olaylar, ülkeler arasındaki tarihi düşmanlıkları daha derinleştirirken, Rusya’nın etkisinin azaldığını göstermektedir.
Güvenlik Anlaşmaları ve Askeri Destek
Ermenistan, geçen yıl Kollektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ)’ndeki katılımını askıya alarak, Rusya’nın sağladığı güvenlik şemsiyesinden bağımsız bir yol izleme kararı almıştır. Bu durum, ülkelerin ulusal çıkarlarını koruma konusundaki yeni bir yaklaşımı temsil etmektedir.
Ayrıca Ermenistan, uluslararası arenada kendine yeni müttefikler arayışına yönelmiştir. Bu değişim, ülkenin dış politikası açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. Lavrov’un açıklamaları, bu ilişkilerin geleceği hakkında soru işareti bırakmakta ve bölgesel güvenliği tehdit etmektedir.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Ermenistan’ın askeri ve siyasi bağımsızlık arayışı, Rusya ile olan ilişkilerde bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Diasporası ve uluslararası destek arayışı, Yerevan’ın kendi güvenliğini sağlama yönündeki kararlılığını yansıtmaktadır. Ancak, geçmişteki ittifakların değişmesi, bölgedeki istikrarsızlığın artmasına yol açabilir.
Gelecekte Ermenistan’ın güvenliğini sağlaması ve istikrarını koruması için, askeri ve diplomatik stratejilerini geliştirmesi önem arz etmektedir. Zira, hem iç hem de dış politikada atacağı adımlar, ülkenin geleceği üzerinde kalıcı etkiler yaratabilir. Rusya’nın stratejik niyetlerinin belirsizliği, bu süreçte Ermenistan için bir riski beraberinde getirmektedir.


