Bilgisayarların, hatta akıllı telefonların çok kısa sürede bilgiye ulaşabilmesi ve görüntüleyebilmesi gerekiyor. RAM denilen şeyin amacı budur. Peki bu terim tam olarak ne anlama geliyor ve her şey nasıl çalışıyor? TECHBOOK bunu açıklıyor.
RAM, bir cihazın kısa süreli belleğidir. Mevcut işlemler için gerekli veriler geçici olarak burada saklanır. Peki tam olarak nasıl çalışıyor?
RAM tam olarak nedir?
RAM kısaltması, Almanca’da rastgele veya doğrudan erişimli bellek anlamına gelen Rastgele Erişim Belleği anlamına gelir. Bu tür doğrudan erişimli depolama, SSD’leri, USB çubuklarını ve ayrıca bir bilgisayar, tablet veya akıllı telefondaki RAM’i içerir. RAM kısaltması genellikle ana belleğin eşanlamlısı olarak kullanılır.
Doğrudan erişim, verilere istenildiği zaman erişilebilmesi ve depolama alanında saklanabilmesi anlamına gelir. Ana bellek veya RAM özel bir rol oynar. Bir masaüstü bilgisayarın, dizüstü bilgisayarın, akıllı telefonun, tabletin veya akıllı TV’nin sistem performansını ve hızını nihai olarak belirleyen merkezi donanımdır.
Ayrıca ilginç: RAM’in temizlenmesi iPhone’u önemli ölçüde daha hızlı hale getiriyor
RAM üzerinden verilere hızlı erişim
RAM, devam eden işlemler için gerekli olduğundan bilgisayarın mümkün olduğu kadar hızlı veya sık erişmesi gereken verileri geçici olarak depolar. RAM’in, örneğin verileri kalıcı olarak depolayan yerleşik sabit sürücüden farklı olduğu nokta burasıdır. RAM’in aksine, bilgisayar kapatıldığında sabit sürücü silinmez.
Popüler bir örnek, Microsoft Word (veya benzer bir metin programı) ile çalışmaktır. Word yüklendiğinde, metinler, resimler vb. orada saklandığından RAM verileri sabit sürücüden alır. Metin girişi gibi word fonksiyonları ise yüklenen veriler nedeniyle RAM’in sabit diske göre çok daha hızlı çalışması nedeniyle gerçek zamanlı olarak gerçekleştirilir.
Bu, özellikle düzenlenen belge kaydedildiğinde netleşir; bu işlem, bilgisayar gücüne bağlı olarak birkaç saniye sürer. Bu süre, RAM’in herhangi bir veri depolamaması ve bunun yerine her seferinde sabit sürücüye erişmesi durumunda oluşacaktır. Böyle bir cihazla çalışmak imkansız olurdu. Ancak tehlike, verilerin yalnızca geçici olarak RAM’de saklanması gerçeğinde yatmaktadır. Bilgisayar çökerse RAM’deki veriler kaybolur.
Önemli olan bu
RAM’in en önemli iki özelliği kapasite ve hızdır. Kapasite gigabayt cinsinden ölçülür ve RAM’in işleyebileceği veri miktarını gösterir. Kapasite ne kadar büyük olursa aynı anda o kadar fazla uygulama çalıştırılabilir. RAM dolduğunda uygulamalara doğrudan HDD veya SSD depolama alanından erişilir ve bu işlem önemli ölçüde daha uzun sürer.
Hız birimine saniye başına mega transfer (MT/s) adı verilir. Bu, RAM’in ulaşabileceği veri hızıdır. Üreticiler genellikle hızı hâlâ megahertz (MHz) cinsinden belirtiyor; bu, veri hızının saat frekansına karşılık geldiği zamandan kalma bir durum. Ancak MT/s artık RAM hızının daha kesin ve karşılaştırılabilir bir ölçümüdür.
Hız ne kadar yüksek olursa bellek isteklere o kadar hızlı yanıt verebilir. Kapasite ve hız arasındaki ilişki her zaman dengeli olmalıdır. Bazı durumlarda bu, cihazın kullanım amacına da bağlıdır. Örneğin bir oyun bilgisayarı yüksek hızdan daha fazla yararlanır. Videoların düzenlendiği ve arka planda birçok işlemin yürütüldüğü bir iş bilgisayarı öncelikle kapasiteye ihtiyaç duyar.
RAM farklı sürümlerde veya form faktörlerinde gelir. Günümüzde DDR-SDRAM (Çift Veri Hızı Senkron Dinamik Rasgele Erişim Belleği) yaygındır ve çeşitleri hız, kapasite ve enerji tüketimi ve tabii ki fiyat açısından farklılık gösterir.


