Damien Hauser ve Bellekler: Mumbi Prensesi
Şişli-Kenya‘lı yönetmen Damien Hauser‘ın yeni uzun metrajlı filmi Mumbi Prensesi, Venedik Film Festivali’nin yan etkinliği olan Giornate Degli Autori‘da dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Bilim kurgu, romans ve mockumentary unsurlarını bir araya getiren bu film, geleceğin Afrika’sında geçiyor ve buna bağlı olarak hafıza, trajik dünyada mutluluğu bulma ve küçük anların önemi gibi temaları işliyor. Filmin Toronto Uluslararası Film Festivali’nde de gösterileceği duyuruldu.
Film Hakkında
Film, 2094 yılında geçiyor ve genç bir yönetmen olan Kuve (Abraham Joseph) Büyük Savaşın belgeselini çekmek üzere bir yolculuğa çıkıyor. Bu savaş, 2070’lerde modern teknolojiyi silip süpürmüştür ve eski krallıkları yeniden canlandırmıştır. Kuve, savaşın ardından Umata’ya gittiğinde beklediğinden çok farklı bir manzarayla karşılaşır. Umata, savaşın tasfiye edici sonuçlarına rağmen huzur bulmuş bir köydür. Burada Mumbi (Shandra Apondi) ile tanışır; Mumbi, ona günlük yaşamın güzelliklerini gösterir. Ayrıca, Mumbi ile nişanlı olan bir prensi (Samson Waithaka) de içeren bir aşk üçgeni ortaya çıkar.
Yapay Zeka ve Film Yapımı
Damien Hauser, Mumbi filminde Yapay Zeka (AI) kullanarak filmin eğilimlerini ve gelecekteki rolünü sorgulama fırsatı buldu. Hauser, AI ile yaratılan görüntülerin filmine nasıl dahil olduğunu şöyle açıklıyor: “Başlangıçta tamamen eğlence amaçlı bir takım AI görselleri üretiyordum. İlk başta rastgeleydi ama zamanla bu temalarla bağlantı kurmaya çalıştım. Filmin neden AI ile bağlantılı olduğunu anlamaya çalıştım.” Hauser, AI’nin mevcut sinema deneyimlerinin ötesine geçerek yeni bir şey yaratmak için bir araç olduğunu düşündüğünü belirtiyor.
AI Tartışmaları ve Yaratıcılık
AI’nin yaratıcılığa zarar verebileceği endişelerine karşı Hauser, bu teknolojinin şu an için sadece bir araç olduğunu savunuyor. “Küçük yaşlardan beri film yapıyorum ve AI’nin işimi nasıl etkileyebileceğini merak ediyorum,” diyor. VFX (Görsel Efektler) konusundaki deneyimlerini paylaşan Hauser, teknoloji geliştikçe bu alanda daha fazla özgürlüğe sahip olduğunu düşünüyor.
Ancak Hauser, AI’nin tüm sanatçıları ortadan kaldırabileceğinden endişe duyduğunu ifade ederek, “AI mükemmel bir film oluşturduğunda bile izleyici yeni bir şey arayacaktır. Bu nedenle sanatçılar hiçbir zaman tamamen yer değiştirmeyeceklerdir,” şeklinde bir yorumda bulundu.
Post-Prodüksiyon Süreci
Hauser, film üzerindeki düzenleme ve efekt çalışmalarının nasıl geçtiğini anlatarak, “Geçen yılın Şubat ayında düzenleme yapmaya başladım ve son düzenlemeleri birkaç hafta önce tamamladım,” diyor. Çekim sürecinde 44 saatten fazla farklı sahne ve diyalog içeren görüntüler elde ettiğini belirten Hauser, bu çeşitliliğin kurgu sürecini ne denli zorlaştırdığını ve aynı zamanda film üzerinde yeniden şekillendirme fırsatı sunduğunu ifade ediyor. “Bu süreçte gerçekten filmi kurgu aşamasında yeniden yazmış oldum,” diyerek hissettiği yoğunluğu dile getiriyor.
Afrofuturizm ve Gelecek Vizyonu
Hauser, Mumbi’yi çekerken Afrofuturizm veya büyük bütçeli filmleri düşünmediğini belirtti. “Filmimin geleceği hakkında bir fikrim yoktu. Basitçe bir Afrika bilim kurgu filmi yaptım,” diyor. Hedefinin, seyirciyi korkutacak ölçülerde bir deney yapmamak olduğunu açıkça ifade eden Hauser, AI teknolojisinin film yapımını nasıl dönüştürebileceğine dair iyimser olduğunu aktarıyor.
Gelecekte, AI ve diğer teknolojiler sayesinde her bireyin hikayelerini anlatma fırsatına sahip olacağını düşünen Hauser, Afrika’dan çıkacak olan farklı bakış açıları ve hikayeler için heyecan duyduğunu dile getiriyor. Black Panther gibi filmlerin Afrika’yı dışarıdan temsil ettiğini, ancak artık Afrika’nın kendi seslerini ve hikayelerini üretebileceğini öngörüyor.
Hauser’ın Mumbi Prensesi, sadece bilim kurgu unsurlarını değil, aynı zamanda kültürel bağları ve bireylerin günlük yaşamlarında buldukları güzellikleri keşfetmeleri adına bir yolculuk sunuyor. Bu film, izleyicilerin aslında neyin önemli olduğunu düşündüğünde ufuk açıcı bir deneyim vadediyor.


