The Devil Wears Prada 2: İtalyan Dublajı ve Kontroversiyel Seçimler
Kesin olan bir şey var: The Devil Wears Prada 2, 20 yıl aradan sonra kült bir filmin devamını yapmak, en azından gişe rakamları açısından başarılı oldu. 29 Nisan’da piyasaya sürüldüğünden bu yana, ABD’de 77 milyon dolar ve dünya genelinde 157 milyon dolar kazanarak önemli bir başarı elde etti.
Gişe Başarısı ve Tartışmalar
Bu gişe başarısı, devam filminin kalitesi ve orijinal filmle karşılaştırmaları üzerine hararetli tartışmaları da beraberinde getirdi. İtalya’da bu tartışmalar, filmin dublajına kadar uzandı. İtalya’daki dublaj seçimleri, hem devam filminin hem de ilk filmin aynı oyuncularıyla yapıldığı için devamlılık açısından önemliydi.
Dublaj Ekibi ve Yaş Sorunu
İtalyan versiyonu için seslendirme yapacak isimler, yine ilk filmdeki gibi seçilmişti. Anne Hathaway’i seslendiren Connie Bismuto, Emily Blunt’ı seslendiren Francesca Manicone, Stanley Tucci’nin karakteri Nigel’u seslendiren Gabriele Lavia ve Meryl Streep’i canlandıran Maria Pia Di Meo, bu sefer de ön planda. Ancak bazı izleyiciler, dublaj sanatçılarının yaşı nedeniyle ortaya çıkan bazı farklılıkları fark etti.
1939 doğumlu olan Di Meo, İtalyan dublajının ustalarından biri. Ancak izleyiciler, onun 87 yaşındaki sesinin enerjik ve keskin bir karakter olan Miranda ile uyumsuz olduğunu belirtmeye başladı. Benzer eleştiriler, Stanley Tucci’nin karakterini seslendiren Lavia için de geçerli. İki sanatçının performansları, zamanın geçişini belirgin bir şekilde yansıtırken izleyicilerde bir rahatsızlık yaratıyor.
Dublajın Etkinliği ve Modern Zorluklar
Bu durum, sadece yaşla sınırlı bir sorun değil. Günümüz dijital çağında, indirme ve akış platformları, içeriklerin orijinal dilinde izlenmesine alışmamıza neden oldu. Dublajın etkinliği artık sorgulanmakta. Filmin tanıtım fragmanlarına bile dikkat edersek, seslendirme sanatçılarının yaşına bağlı olarak duyulan tutarsızlıklar ve diyalogların hızı fazlasıyla göze çarpıyor.
Diyalogların adaptasyonu da önemli bir mesele. Örneğin, Anne Hathaway’in karakteri Andy, “Runway’de features editor’üm,” derken, dış dünyadaki pek çok kişi bu terimi bilmediği için zorluk yaşayabilir. Miranda’nın ikinci asistanının “Hemen çıkmam lazım, bir venti içtim,” demesi de yine sadece ABD’ye özgü bir ifade; bunun anlaşılması zor.
Sonuç: Dublajın Geleceği
Sonuç olarak, dublaj sisteminin günümüz sinemasının hızına ayak uyduramadığı gerçeği göz ardı edilemez. Ancak, İtalya gibi ülkelerde sinemaya giden izleyicilerin büyük çoğunluğu dublajlı versiyonları tercih ediyor. Bu tartışmalar, aynı zamanda filmlerin Türkiye gibi ülkelerde nasıl deneyimlendiği konusuna da dikkat çekiyor. Nitelikli bir dublaj, yalnızca eğlenceli bir deneyim sunmakla kalmaz, aynı zamanda filmin kalitesini de artırır.
Bu yazı, WIRED Italia‘da yayınlanan bir makaleden uyarlanmıştır.
Teknoloji
US-1

