Rainmaker Technology ve İklim Değişikliği ile Mücadelesi
Rainmaker Technology, havadan bulut tohumlama işlemleri gerçekleştirmek üzere küçük drone kullanma amacıyla yola çıkan bir startup olarak dikkat çekiyor. Ancak, bu yenilikçi girişim, havayolu pilotları sendikası tarafından ciddi bir dirençle karşılaştı. Sendika, Federal Havacılık İdaresi (FAA)‘nin bu talebi değerlendirirken daha sıkı güvenlik standartları getirmesi gerektiğine vurgu yaptı.
FAA Kararı ve Etkileri
FAA’nın bu süreçte alacağı karar, drone sistemleri ile hava durumu değişikliği konusundaki yönetmeliklerin nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir gösterge olacak. Rainmaker’ın küçük dronelar üzerindeki iddiaları, bu karar doğrultusunda kaygı verici bir belirsizlik içinde. Air Line Pilots Association (ALPA), FAA’ya yaptığı başvuruda, Rainmaker’ın talebinin “eşdeğer bir güvenlik düzeyini gösteremediğini” ve “aşırı güvenlik riski” taşıdığını belirtti.
Rainmaker’ın CEO’su Augustus Doricko, bu eleştirilerin yalnızca kamuya açık belgelerden kaynaklandığını, ancak şirketin güvenlik verilerini ve risk azaltıcı önlemleri kapsayan gizli belgelerinin de bulunduğunu ifade etti.
Cloud-Seeding Süreci ve Flaşlar
Rainmaker, güvenli uçuş gerçekleştirebilmek amacıyla küçük droneların tehlikeli maddeler taşımasını yasaklayan düzenlemelerden muafiyet talep ediyor. Temmuz ayında dosyasını sunan startup, FAA’nın henüz bir karar vermediğini, bunun yerine faaliyet ve güvenlik konularında detaylara yönelik ek bilgi talep ettiğini belirtti. Bu başvurusunda, iki tür flama kullanmayı önerdi; biri “yerinde yanan” ve diğeri ise atılabilir flair.
Rainmaker, Elijah isimli quadcopter’i üzerinde bu flaşları kullanmayı planlıyor. Elijah, deniz seviyesinden 15,000 feet (yaklaşık 4,572 metre) yükseklikte uçabiliyor, bu da ticari uçakların sıkça kullandığı kontrollü hava sahasında yer alıyor. Drone’lar, bu hava sahasında uçmak için Hava Trafik Kontrolü‘nden izin almak zorundalar. Rainmaker’ın talebi, eğer aksi belirtilmezse, sınırsız hava sahasında (Class G) çalışacağını öngörüyor.
ALPA’nın Endişeleri ve Cevaplar
ALPA, flama kullanımı ile ilgili endişelerini dile getirirken, yabancı cisim kalıntıları ve yangın güvenliği gibi sorunlara dikkat çekti. Sendika, başvuru dosyasının atılabilir kasaların yükseliş modeli veya kimyasal maddelerin çevresel etkileri üzerine herhangi bir analiz içermediğini belirtti. Doricko, buna ilişkin olarak, “Bağımsız organlar, hükümetin Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve birçok eyaletin doğal kaynaklar departmanları, bulut tohumlama işlemlerinde kullanılan maddelerin dağılmasına ve çevresel güvenliğine dair son 70 yılda bir olumsuz etki bulamadı,” dedi.
Rainmaker’ın hava düzenleme yöneticisi Sam Kim, pilot sendikasına saygı duyduklarını belirterek, “‘obje’ sadece Rainmaker’ın bu muafiyeti talep etme nedenini anlamadıklarının bir örneği,” ifadelerini kullandı. Kim, bu flaşların yalnızca kontrol altındaki uçuş ortamlarında araştırma amaçlı kullanılacağını vurguladı.
Rainmaker’ın İklim Araştırmaları
Rainmaker, tipik bir operasyonunun 50-100 gram gümüş iyodid dağılttığını ve flama kullanımı esnasında bundan çok daha azını kullandığını belirtiyor. Ticari bir uçağın bir saatte saldığı yanmamış uçucu organik bileşenlerin ve diğer kirleticilerin miktarı, Rainmaker uygulamalarına göre çok daha fazladır. Doricko, “Rainmaker, sorumlu atmosfer araştırmaları yapmayı hedefliyor ve bu nedenle flamaları, eser miktarda gümüş iyodid yayacak özel aerosol dağıtım sistemimizle karşılaştırıyoruz,” dedi.
Uçuş operasyonlarının, yerel hava trafik kontrolü ile koordinasyon içinde, sertifikalı pilotlar ve çarpışma önleme sistemleri gibi güvenlik önlemleri ile gerçekleştireceğini belirtti.
Gelecek Perspektifi ve Ekosistem
Rainmaker, bu uçuşların kırsal alanlarda, özel mülkler üzerinde gerçekleşeceğini ve bunun için özel mülk sahipleriyle yakın ilişkiler geliştirdiğini ifade etti. Bugünkü bulut tohumlama uygulamaları, çoğunlukla Batı ABD’de, ekipli uçaklar ile devlet ajanslarının koordinasyonunda gerçekleştiriliyor. Kayak merkezleri, kar paketlerini artırmak amacıyla bu uygulamaları talep ederken, sulama ve su bölgeleri de kış aylarında toplanan kar miktarını artırmak için bu yöntemi kullanıyor.
Bulut tohumlama uygulamasının kökleri 1950’lere kadar uzanıyor. Bilim insanları, belirli bulutlara küçük parçacıklar sıktıklarında yağış oluşturmaya yardımcı olabileceklerini fark ettiler. Genellikle gümüş iyodid kullanılması, su damlacıklarının donma sürecini hızlandırması açısından önemlidir.
Sonuç olarak, Rainmaker’ın yenilikçi yaklaşımı, belirsizlik ve tartışmalar ile birlikte gidecektir. Ancak, bulut tohumlama konusunda Hava Yolu Pilotları Sendikası ile olan etkileşimi ve FAA’nın kararının ne olacağı, bu yeni uygulamanın gelecekteki seyri için belirleyici olacaktır.


