Neler Oldu?
Hindistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, 7 Mayıs’ta büyük bir askeri çatışmaya dönüştü. Hindistan, Pakistan ve Kashmir‘deki altı şehirde toplamda dokuz hedefi bombaladı. Hindistan, saldırıların "terörist altyapısını" hedef aldığını öne sürdü. Bu hamle, 22 Nisan’daki turist öldürme olayına misilleme olarak yapıldı. O tarihte silahlı kişiler, Pahalgam‘da 25 erkek turisti ve bir yerel at binicisini öldürerek Hindistan’da büyük bir öfke yarattı.
Hindistan, saldırının arkasında Pakistan‘ın olduğunu iddia etti. Pakistan ise Hindistan’ın, Pakistan-administered Kashmir’de iki şehri ve en büyük eyaleti Panjab’da dört noktayı hedef aldığını belirtti. Resmi kaynaklar, hem askeri hem de sivil kayıpların yaşandığını bildirdi. Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh, bu iddiaları reddetti ve Hindistan güçlerinin yalnızca "masum insanlara zarar verenleri" hedef aldığını söyledi.
Hindistan ve Pakistan, birbirlerinin hava üslerine karşı karşılıklı saldırılar düzenledi ve birbirlerinin topraklarına dronelar gönderdi. Bu gerginlik, nükleer bir çatışma riski barındırıyordu. Bu yoğun ortamda, ABD yönetimi, iki ülke yetkilileri ile görüşerek çatışmayı sona erdirmek amacıyla devreye girdi. 10 Mayıs’ta ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un başarıyla bir ateşkes sağladığını açıkladı. Ancak, her iki taraf da ihlal iddialarında bulunmaktaydı.
Pakistan’ın İddiaları Neler?
7 Mayıs’taki saldırılar sonrası, Pakistan’ın Bilgi Bakanı Attaullah Tarar, Islamabad’ın karşılık olarak beş Hindistan jetini, bir dronu ve birçok quadcopter’ı düşürdüğünü söyledi. Pakistan askeri sözcüsü Ahmed Sharif Chaudhry, bu savaş uçaklarının tamamının Hint topraklarında düşürüldüğünü iddia etti. Bununla birlikte, her iki taraf da saldırılar sırasında ulusal hava sahalarının dışına çıkmadıkları konusunda hemfikir oldu.
Britanya savunma analisti Michael Clarke, tarafların kendi hava sahalarında gerçekleştirdikleri saldırılarda uzun menzilli silahların kullanılıyor olması nedeniyle her iki tarafın da kendi hava sahalarından çıkmasına gerek duymadığını belirtti. Pakistan’ın Hava Tümgeneral Aurangzeb Ahmed, düşürülen uçakların üç Rafale, bir MiG-29 ve bir Su-30 olduğunu söyledi.
Hindistan’ın Tepkisi Ne Oldu?
Hindistan, Global Times‘ın Pakistan’ın Hint savaş uçaklarını düşürdüğü yönündeki haberini "yanlış bilgi" olarak nitelendirdi. Ancak Hindistan, resmi olarak bu iddialar hakkında herhangi bir onay ya da yalanlama yapmadı. Hindistan’ın Hava Operasyonları Genel Müdürü AK Bharti, doğrudan bir cevap vermek yerine, mükemmel bir savaş senaryosunda olduklarını ve kayıpların bir parçası olduğunu ifade etti.
Başka Ne Biliniyor?
Resmi açıklamaların dışında, yerel ve uluslararası medya, Pakistan’ın jetlerinin düşürüldüğüne dair farklı iddialar ortaya koydu. Hindistan yönetiminden gelen kaynaklara göre, üç savaş uçağı Hindistan kontrolündeki topraklara düştü. Ancak hangi ülkeye ait oldukları hakkında bir bilgi verilmedi. Reuters haber ajansı, Hindistan-administered Kashmir bölgesinde üç jetin düştüğünü bildirdi. CNN de en az iki jetin düştüğünü, Fransız bir kaynak da en az bir Rafale jetinin vurulduğunu belirtti.
Her İki Taraf Da Neler Olduğuna Katılır mı?
Analist Clarke, eğer Hindistan gerçekten bir Rafale kaybettiyse bunun büyük bir "utanç" olacağını ifade etti. Bu tür bir kaybın, Hindistan topraklarında gerçekleşmesi durumunda, Hindistan’ın durumu yalanlamayı tercih edeceğini öne sürdü. Hindistan, "kaybın" kaçınılmaz olduğunu kabul etse bile, spesifik bir uçak kaybını kabul etme aşamasına gelinmeyecektir.
Özetle, Hindistan ve Pakistan arasındaki bu gerginlik, askeri ve diplomatik alanda muazzam bir karmaşa yarattı. İki taraf arasındaki iddialar ve karşılıklı suçlamalar, bölgesel güvenliği tehdit eden unsurlar olarak güncelliğini korumaktadır. Savaş uçaklarının düşüşü, bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor ve her iki ülkenin de durumla ilgili tutumlarını değiştirebilir. Gelişmelerin, yalnızca bölge değil, dünya genelindeki güvenlik politikalarını etkileyebileceği unutulmamalıdır.


